Individualistic türkçesi Individualistic nedir

Individualistic ile ilgili cümleler

English: She's very individualistic.
Turkish: O çok bireyci.

English: Are Americans really so individualistic?
Turkish: Amerikalılar gerçekten çok bireyci mi?

English: Jale is a very individualistic girl.
Turkish: Jale çok bireysel bir kız.

Individualistic ingilizcede ne demek, Individualistic nerede nasıl kullanılır?

Individualistic religion : Uygulama ve törenleri, din adamları dışındaki kişilerce yönetilen din. krş. şaman dini, toplumsal din. Bireysel din.

Individualist : Bireyselci. Ferdiyetçi. Bireyci. Bağımsız bir şekilde hareket eden veya düşünen kimse. Geleneklere uymayan kimse. Bireyciliği savunan.

Individualists : Ferdiyetçi. Geleneklere uymayan kimse. Bağımsız bir şekilde hareket eden veya düşünen kimse. Bireyciliği savunan. Bireyci. Bireyselci.

Individualisation : Ayırt edici veya bireysel yapma (individualization olarak da yazılır). İndividualizasyon. Ferdileştirme. Bireyleştirme. Kişileştirme. Bireyselleştirme. Kişiselleştirme. Şahsileştirme. Ferdileşme.

Individualised : Kişiselleştirmek. Kişiselleşmek. Bireyselleştirilmiş. Ferdileştirmek. (britanya ingilizcesi) bireyselleştirmek. Bireyselleşmek. Ferdileşmek. Ayırt edici veya bireysel yapmak (individualize olarak da yazılır).

 

Individualized instruction : Bireyselleştirilmiş öğretim. Öğrenciler arasındaki bireysel ayrılıkları göz önünde tutan, her öğrenciye kendi anıklığı ve yeteneği ölçüsünde ilerleme olanağını sağlayan öğretim. Bireysel eğitim. Bireyselleşmiş öğretim.

Individualities : Bireysellik. Özgünlük. Orijinallik. Hususiyet. Ferdiyet. Erkinlik. Kişilik. Benlik. Ferdiyetçilik. Kendine özgülük.

Individuality : Benlik. Bireysellik. Kişilik. Ferdiyet. Ferdiyetçilik. Hususiyet. Kendine özgülük. Bireylik. Bir kişiyi dış gözlemciler gözünde benzersiz, biricik kılan özellikler ya da bunların bileşim biçimi. Orijinallik.

Individualism : Bireyselcilik. Ferdiyetçilik. Eğitim, iktisat, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. İndividüalizm. Benlik. Bireylerin kendi çıkarlarını en çoklaştıracak şekilde davrandığında toplumsal yararın en çoğa çıkacağını ileri süren görüş. Hodbinlik. Toplum yaşayışında temel amacın, bireylerin başarı ve mutlulukları olduğu düşüncesini ileri süren öğreti. toplumun, bireylere ve kümelere geniş bir özgürlük tanıdığında gelişeceğine ve mutluluğa kavuşacağına inanan toplumbilim görüşü. bütün değerlerin, hak ve ödevlerin kaynağı olarak bireyi kabul eden ahlak görüşü. Bireylerin yararlarını toplumsal yararlardan daha üstün ya da daha önemli sayan öğreti tutum ve siyasaların genel adı. Endividüalizm.

Individualization of instruction : Öğretim yöntem ve tekniklerinin uygulanımı ile öğretim gereçlerinin kullanımında, öğrenciler arasındaki bireysel değişikliklerin göz önünde tutulması. bütün öğretim etkinliklerinin bireysel gereksinmeleri karşılayacak biçimde düzenlenmesi. Öğretimin bireyselleştirilmesi.

 

İngilizce Individualistic Türkçe anlamı, Individualistic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Individualistic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Single : Ayırmak. Bir. Yalınkat (çiçek). Tek kişilik oda. Evlenmemiş kimse. Tek gidiş bileti. Gidiş bileti. Münferiden. Kırk beşlik plak. Bekar.

Civilest : İç. Kibar. Nazik. Medeni hukuk ile ilgili. Nezaketli. Medeni. Mülkiye. Sivil. Devlete ait. Uygar.

Individual : Başlıbaşına. Kişisel. Kimse. Tek kişilik. Birbirinden ayrı. Ferdi. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. Zat. Bir grup canlının yapı ve görevleri bakımından tek bir varlık olan tek bir organizması; tür meydana getiren ve çiftleşebilen organizmaların her biri. fert. Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Civiler : Hükümete ait. Mülkiye. Yurttaşlık ile ilgili. Medeni. İç. Kamu. Nazik. Kibar. Ferdi. Nezaketli.

Civil : Sivil. Osmanlılarda, seyfiye ve ilmiye sınıflarından olmayan devlet görevlileri sınıfı. Medeni hukuk ile ilgili. Kamu. İç. Devlete ait. Kibar. Yurttaşlık ile ilgili.

Against the current : Akıntıya karşı (su, elektrik, hava, vs.). Kabul edilir davranışın aksine. Toplum kurallarına uymayan. Akış yukarı.

Capitalist : Üretim araçlarının mülkiyetini elinde bulunduran kişi. bir ticari veya sınai işletme kurmak veya var olan bir işletmeyi geliştirmek, genişletmek veya yenilemek için gerekli sermayeyi sağlayan kişi. kapitalist sistemi benimseyen ve savunan kişi. Anamalcı. Sermayedar. Kapitalist. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tecimsel bir girişime katılmak üzere elinde yatırım yapılabilecek nitelikte parası olan kişi. Sermayeci. Sermaye sahibi.

Individualist : Ferdiyetçi. Geleneklere uymayan kimse. Bağımsız bir şekilde hareket eden veya düşünen kimse. Bireyselci. Bireyciliği savunan.

Singular : Tekil sözcük. Olağanüstü. Fevkalade. Müstesna. Müfret. Kişisel. Benzersiz. Garip. Teklik.

Individualists : Ferdiyetçi. Bireyselci. Geleneklere uymayan kimse. Bireyciliği savunan. Bağımsız bir şekilde hareket eden veya düşünen kimse.

Individualistic synonyms : separate, laissez faire, capitalistic.

Individualistic zıt anlamlı kelimeler, Individualistic kelime anlamı

Socialistic : Sosyalist. Sosyalistliğe ait.

Common : Alışılagelmiş. Bayağı. Bilinen. Karma mal. Topluma ait. Alışılmış. Meydan. Adi. Ortamalı. Kaba saba.

Individualistic ingilizce tanımı, definition of Individualistic

Individualistic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to the individual or individualism.