Single türkçesi Single nedir

  • Münferiden.
  • Ayırmak.
  • Dönüş bileti.
  • Teklemek.
  • Tek.
  • Tek gidiş bileti.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Bekar.
  • Kırk beşlik plak.
  • Bir.
  • Yalınkat (çiçek).
  • Evlenmemiş kimse.
  • Gidiş bileti.
  • Tek kişilik oda.

Single ile ilgili cümleler

English: A journey of a thousand miles begins with a single step.
Turkish: Bin millik bir yolculuk bir tek adımla başlar.

English: A single mistake, and you are a failure.
Turkish: Tek bir hata, ve sen bir fiyaskosun.

English: A single day can change the course of history.
Turkish: Bir tek gün tarihin seyrini değiştirebilir.

English: A journey of a thousand miles starts with a single step.
Turkish: Bin millik yolculuk bir tek adımla başlar.

English: A single incident can change your life.
Turkish: Tek bir olay hayatınızı değiştirebilir.

Single ingilizcede ne demek, Single nerede nasıl kullanılır?

Single 8 camera : Tek 8 alıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tek 8 filmi kullanabilen alıcı.

Single accounting underline : Altı sayısal çizili.

Single acting : Tek taraflı. Tek yönlü. Tek etkili.

Single acting pump : Tek etkili basaç.

Single action : Her atışta elle kurularak ateşlenen silah. Tek hareket. Kurma horozlu. Tek hareketli.

Single address : Tekli adres.

Single bed : Tek kişilik yatak. Bir insana uygun uygun yatak ebatı.

 

Single blessedness : Evlenmemiş bir insanın harika hayatı.

Single action pump : Pistonun bir yönde hareketinde emen ve öteki yönde hareketinde basan tulumbalar. Tek etkili tulumbalar. Tek etkili tulumba.

Single beam instruments : Tek ışın demetli cihaz.

İngilizce Single Türkçe anlamı, Single eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Single ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allowing : İzin vermek. Vermek. Hesaba katmak. Koyvermek. İmkan vermek. Kabul etmek. Bırakmak. İzin verilen. İndirim yapmak.

One and the same : Tıpkısı. Büsbütün aynı. Aynısı. Tıpatıp aynı. Tıpkı. Aynı. Birbirinin aynısı.

Access mechanism : Erişim düzeneği. Erişim mekanizması.

Identical : Bitkisel yeniliğin varlığı için, ortaya çıkan yeni bitkinin hep aynı sonucu verebilmesi. İdentikal. Özdeş. Birbiriyle aynı. Bilgisayar, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir başkasıyla tüm benzer özellikleri taşıyan. Aynı. Eş. Farksız.

Unattached : Bağlı olmayan. Birleşik olmayan. Eşi veya nişanlısı olmayan. Boşta. Bağımsız. Serbest.

Individuality : Özellik. Kişilik. Ferdiyetçilik. Özgünlük. Ferdiyet. Bireysellik. Erkinlik. Şahsiyet. Bir kişiyi dış gözlemciler gözünde benzersiz, biricik kılan özellikler ya da bunların bileşim biçimi.

One way ticket : Tek yön bilet. Tek yönlü bilet.

Bachelor : Bekar erkek. Hukuk fakültesi mezunu. Lisans mezunu. Fakülte mezunu. Subay;birdem mezunu. Üniversite mezunu.

Allot : Hisseye ayırmak. Paylaştırmak. Vermek (süre). İfraz etmek. Kura ile belirlemek. Bölüştürmek. Hisselere ayırmak. Pay etmek. Tanımak (süre).

 

Eligibles : Nitelikli. İntihap edilebilir. Seçkin. Haklı. (evlilik için) uygun. Uygun şartlara sahip. Hak sahibi. Muvafık. Uygun.

Single synonyms : line drive single, bingle, line single, maiden, man to man, allocates, odd, sole, access key, appropriated, abort, spouseless, one, malfunction, act up, individualism, appropriate, knocks, only god knows, solely, kick, base hit, misfire, in a class by itself, singling, various, oddest, only, the only, allots, alone, allocate, celibates.

Single zıt anlamlı kelimeler, Single kelime anlamı

Joint : Kırılmış bir kayacın parçaları arasında, gözle görülebilecek derecede bir ayrılma ya da kayma devimi göstermeyen kırık. Ortak. Birlikte. Ortaklaşa. Çatlak. Birleşmiş. Birleşme yeri. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır. Müşterek. Birleştirmek.

Commonality : Sıradan halk. Ortaklık. Avam. Özellik. Müştereklik. Ortak özellik. Ortak özellikler paylaşma. Ayaktakımı.

Common : Meydan. Topluma ait. Adi. Ortak. Genel. Çok rastlanan. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Devletin ya da bir yerel yönetim biriminin genellikle bir köyün iyeliğinde bulunan ve tüm nüfusun yararlanmasına açık bulundurulan, bireylerin iyeliğine geçirilmesi söz konusu olmayan taşınmaz. Halka açık yeşil alan. Olağan.

Single antonyms : unspaced.

Single ingilizce tanımı, definition of Single

Single kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To choose out from others. A unit. Individual. As, a single star. To select, as an individual person or thing, from among a number. One. To take the irrregular gait called single-foot. As, to score a single. Consisting of one alone. One only, as distinguished from more than one. To separate. - said of a horse. [Bakınız: Single- foot]. Separate.