Lait türkçesi Lait nedir

  • Süt (fransızca).

Lait ingilizcede ne demek, Lait nerede nasıl kullanılır?

Cafe au lait : Açık kahverengi renk. Eşit miktarlarda kahve ve sıcak süt. Sütlü kahve.

Laities : Meslekten olmayanlar. Kilise mensubu olmayanlar. Papaz dışındaki halk. Din adamı olmayan kimse. Rahip sınıfından olmayanlar. Belirli bir mesleki eğitimi almamış kişi. Papazdan başka bütün halk.

Laity : Kilise mensubu olmayanlar. Belirli bir mesleki eğitimi almamış kişi. Rahip sınıfından olmayanlar. Din adamı olmayan kimse. Papazdan başka bütün halk. Meslekten olmayanlar. Papaz dışındaki halk.

Calaite : Turkuaz taşı. Kalayit.

Plait : Pli. Kırma. (saç) örmek. Saçını örmek. Pli yapmak. Örmek. Örgü. Saçını örgü yapmak. Plise. Kıvrım.

Laia : Latin amerika bütünleşme birliği. Latin amerika serbest ticaret birliği’nin başarısızlığa uğraması sonucu bölgedeki ülkeler arasında aşamalı olarak tarifeleri azaltmak ve gümrük engellerini ortadan kaldırarak ortak bir pazar oluşturmak amacıyla 1980 yılında arjantin, bolivya, brezilya, şili, kolombiya, ekvator, meksika, paraguay, peru, uruguay ve venezüella tarafından kurulan ve 1981 yılında etkinliğine başlayan birlik.

Plaiting : Plise. Örme.

Plaits : Örgü. Plise. Pli. Kıvrım.

Laic education : Layik eğitim. Din etkisinden kurtulmuş olan, bireylerin dinsel inançlarına herhangi bir biçimde karışmayan ve öğretim kurumlarındaki çalışmalar ile din işlerini birbirinden ayrı tutan eğitim.

 

Plait cheese : Örgü peyniri. Çoğunlukla diyarbakır yöresinde üretilen, üretimi sırasında telemesi tuzlu suda haşlanan ve salamurada olgunlaştırılan saç örgüsü biçiminde bir peynir çeşidi.

İngilizce Lait Türkçe anlamı, Lait eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lait ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Waylay : Pusu kurmak. Pusuya yatmak. Yol kesmek. Yolunu kesmek. Pusuya yatıp yolunu kesmek. Pusuda beklemek. Durdurmak.

Scupper : Katletmek. Pusuda beklemek. Batırmak. Baltalamak. Baskınla öldürmek. Pusuya yatmak. Mahvetmek. Bozmak. Taş koymak. Delerek batırmak.

Lie in wait : Pusu kurmak. Pusuda beklemek. Pusuya yatmak.

Hold back : Gizli tutmak. Söylememek. Zaptetmek. Geri tutma. Tedbirli olmak. Saklamak. Zapt etmek. Kendini tutmak. Çekinmek. Durdurmak.

Ambuscade : Tuzağa düşürmek. Pusuda beklemek. Pusuya düşürmek. Pusuya yatmak. Pusu. Tuzak. Pusuya yerleştirmek. Pusu kurmak. Tuzak kurmak. Pusu yeri.

Lurk : Saklanmak. Dolandırıcı. Gizlenmek. Gizlemek. Pusu kurmak. Pusuda beklemek. Pusuya yatmak.

Ambush : Pusuya düşürmek. Pusuya yerleştirmek. Tuzak kurmak. Tuzak. Pusuya yatılan yer. Pusuya yatmak. Pusuda beklemek. Pusu kurmak. Pusu.

Bushwhack : Pusuya yatmak. Tuzak kurmak. Sık ağaçlı ormanlarda veya cangıllarda ağaçlar veya çalılar arasından patika açmak. Gerilla savaşçısı olmak. Çalılık arazide yaşamak veya seyahat etmek. Pusuda beklemek. Pusu kurmak. Pusuya düşürmek.

 

Hold out : İleri sürmek. Sunmak. Direnmek. Dayanmak. Yeterli olmak. Tanıtmak. Ümit vermek. Uzatmak. Israr etmek. Boyun eğmemek.

Stick around : Beklemek. Etrafında dolaşmak. Kalmak. Bir yerde çakılı kalmak. Takılmak. Bir yere ayrılmayın. Bir yere kaybolma. Bizi izlemeye devam edin. Ayrılmamak. Yakınında bekle.

Lait synonyms : kick one's heels, cool one's heels, stick about, delay, act, stand by, hold off, move.

Lait zıt anlamlı kelimeler, Lait kelime anlamı

Refrain : Kendini tutmak. Alıkoymak. Geri durmak. Nakarat. Çekinmek. Sakınmak. Kaçınmak. Frenlemek.

Future : İlerki. Vadeli. İlerideki. Yarın. Gelecek. Ati. Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. Gelecek zaman kipi. İstikbal.

Present : Sunmak. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Tanıştırmak. Adamla getirtme. Mevcut. Şimdiki. Temsil etmek. Sahnede göstermek. Şu anki. Hediye.