Lambency türkçesi Lambency nedir

  • Parlaklık.
  • Hafif parlaklık.
  • Zeka parıltısı.
  • Zeka pırıltısı.

Lambency ingilizcede ne demek, Lambency nerede nasıl kullanılır?

Lambencies : Hafif parlaklık. Parlaklık. Zeka pırıltısı. Zeka parıltısı.

Lambent : Dokunup geçen. Alev gibi yalayarak yayılan. Yalayan. Parlak. Parlayan. Parlayarak yayılan (alev).

Lambently : Yayılarak. Yanardöner bir şekilde (ateş, ışık, vs. ile ilgili). Parlayarak yayılan. Parlayan bir şekilde. Titreyerek. Parlayarak.

Lambed : Kuzu gibi masum ve zayıf kimse. Kuzulamak. Kuzu. Kuzu eti.

Lamber : Bir şeyi yalayarak içmek.

Foot lambert : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Futlambert. Ayak-lambert. Tam yayınıcı bir yüzeyin, ayak kareye 1 lümen ışık yayındırmasına eşit olan parlaklık birimi. (siyah-beyaz televizyon almacının görüntülüğündeki parlaklık, ortalama, 35-40 ayak-lamberttir).

Lambertian reflection : Lambert yansıması.

Lambert : Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Parlaklık birimi, (santimetrekarede 1 lümen yayan düzgün bir yansıtıcının parlaklığı). Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Lambert. Aydınlatma birimi (optik). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Lambert eaton syndrome : Miyasteniya gravis benzeri sinir-kas bağlantı yerinde, sinir uçlarında bulunan kalsiyum kanallarına karşı oluşan antikor nedeniyle kas güçsüzlüğüne neden olan otoimmün bir hastalık. Myastenik sendrom. Eaton-lambert sendromu. Lambert-eaton sendromu.

 

Lambers : Bir şeyi yalayarak içmek.

İngilizce Lambency Türkçe anlamı, Lambency eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lambency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Burnishes : Dışarı çıkarmak. Cila. Cilalı olmak. Cilalamak. Ovarak parlatmak. Perdah etmek. Parlatmak. Perdahlama. Perdahlamak.

Coruscations : Pırılda. Parıltı. Işıma. Yanardöner.

Glow : Kırmızılaşmak. Aydınlık. Alevlenmek. Parlamak. Yanmak. Kızıllaşmak. Kıpkırmızı olmak. (yüz) kızarmak. Kızarmak.

Coruscation : Parıltı. Işıma. Pırılda. Yanardöner.

Gleaming : Parlayan. Pırıl pırıl. Pırıltılı. Yansıtan. Işıldayan. Işın yayma. Parıltılı. Işınlar saçan.

Radiance : Sevinç. Aydınlak. Radyasyon. Işıma. Işınırlık. Neşe. Işık yayma özelliğinde parlaklık. Parlaklık (yaymak). Yüzey birlimi başına ışıyan ışık akısı.

Flamboyancy : Görkem. Süs. Gösterişli veya heybetli olma durumu. Şaşaa. Aşırı lüks. Şatafat. Gösteriş. Havailik. Gösterişlilik.

Gleam : Parıldamak. Parlaklaşmak. Işın yaymak. Işık. Işıldamak. Yalkı. Pırıldamak. Parıtlı. Pırıltı. Işımak.

Brilliancy : Görkem.

Lambency synonyms : refulgency, lambencies, aureateness, brillancy, dazzlement, brightness, flamboyance, brigthness, effulgences, effulgence, flame, radiancy, brilliancies, shine, refulgence, brilliance.