Lambed türkçesi Lambed nedir

Lambed ingilizcede ne demek, Lambed nerede nasıl kullanılır?

Lambencies : Zeka parıltısı. Parlaklık. Zeka pırıltısı. Hafif parlaklık.

Lambency : Zeka pırıltısı. Zeka parıltısı. Hafif parlaklık. Parlaklık.

Lambent : Alev gibi yalayarak yayılan. Yalayan. Parlayan. Parlayarak yayılan (alev). Parlak. Dokunup geçen.

Lambently : Parlayarak. Parlayarak yayılan. Titreyerek. Parlayan bir şekilde. Yanardöner bir şekilde (ateş, ışık, vs. ile ilgili). Yayılarak.

Lamber : Bir şeyi yalayarak içmek.

Lambert eaton syndrome : Lambert-eaton sendromu. Miyasteniya gravis benzeri sinir-kas bağlantı yerinde, sinir uçlarında bulunan kalsiyum kanallarına karşı oluşan antikor nedeniyle kas güçsüzlüğüne neden olan otoimmün bir hastalık. Myastenik sendrom. Eaton-lambert sendromu.

Beer lambert law : Beer-lambert yasası. Konsantrasyonla absorbansın doğrusal orantılı olması.

Clamber : Sarılarak tırmanmak. Tırmanmak. Güçlükle tırmanmak.

Clamber up : Tırmanmak.

Foot lambert : Ayak-lambert. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tam yayınıcı bir yüzeyin, ayak kareye 1 lümen ışık yayındırmasına eşit olan parlaklık birimi. (siyah-beyaz televizyon almacının görüntülüğündeki parlaklık, ortalama, 35-40 ayak-lamberttir). Futlambert.

 

İngilizce Lambed Türkçe anlamı, Lambed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lambed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sheeps : Davar. Ezik kimse. Koyun gibi tip. Boynuzlugiller (bovidae) familyasının, keçiler (caprinae) alt familyasından, tıknaz yapılı, çevik olmayan, boynuzlarının yassı ve yana doğru kıvrık oluşu ve erkeklerinde sakal bulunmayışı ile keçilerden ayrılan bir cins. Koyun. Koyunlar.

Scramble : Kapışma. Yağda pişirmek. Çabalamak. Acele havalanmak. Sürünerek ilerlemek. Sırasını bozmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yumurtanın akıyla sarısını karıştırarak pişirmek. Dalaşmak. Uğraşmak.

Timber : Madde. Fizik, madencilik alanlarında kullanılır. Kerestelik ağaç. Biçilmiş ağaç. Yetişmekte olan kerestelik ağaçlar. Kereste ile kaplamak. Kiriş. Kalas. Bir cismin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir özdeğin aynı yükseklikteki sesinden ayıran özellik. Ağaç.

Yeaned : Doğurmak. Yavrulamak. Oğlak. Yavrulamak (kuzu).

Building material : İnşaat malzemesi. Yapı gereci. Yapı malzemesi.

Struggle : Çaba. Savaş. Savaşım vermek. Çırpınmak. Gayret. Cebelleşmek. Debelenmek. Mücadele. Mücadele etmek. Savaşım.

Climb : Tırmanmak. Tırmanış. Sarılarak tırmanmak. Tırmanma. Aşama kaydetmek. Çıkmak. Güçlükle çıkmak. Yükselmek. Yokuş.

Lambs : Kuzu gibi kimse.

Plank : Bir trapezcinin kolları ve bacakları gerili olarak yatay biçimde trapez üzerinde durması. ileriye doğru olan yatay duruşta yüz yere, geriye doğru olanda çadırın tepesine yöneliktir. Önemli madde (pol.). Kalas döşemek. Uzun tahta. Tahta (enli). Tahta. Kalasla desteklemek. Kalas ile kaplamak. Döşeme tahtası. Tahta ile kaplamak.

 

Shinny : Tırmanmak.

Lambed synonyms : yean, board, sheep, hogget, stock, shin, yeanling, strip, the lamb, sputter, lamb, teg, planking, wood, skin.

Lambed zıt anlamlı kelimeler, Lambed kelime anlamı

Blessed : Allah'ın. Mutluluk veren. Kutsanmış. Mübarek. Huzurlu. Kutsal. Mutlu. Bereketli. Kutlu.

Saved : Kaydedildi. Kaydedilen. Kurtarılmış. Korunmuş. Kurtulmuş. Kaydedilmiş. Korunan.