Lameness türkçesi Lameness nedir

Lameness ingilizcede ne demek, Lameness nerede nasıl kullanılır?

Forelimb lameness : Ön bacak topallığı. Ön bacaktaki kas, eklem, kemik ve sinirlerdeki bozukluklara bağlı olarak şekillenen ve anormal baş hareketleri ile dikkati çeken topallık.

Hindlimb lameness : Arka bacak topallığı. Arka bacaktaki kas, eklem, kemik ve sinirlerdeki bozukluklara bağlı olarak şekillenen ve anormal kalça yüksekliği ile dikkati çeken topallık.

Hip lameness : Kalça bölgesindeki kas, eklem, kemik ve sinirlerdeki bozukluklara bağlı olarak şekillenen ve adım atmada güçlük, yerden kalkış süresinde uzama ve adım boyunun kısalması ile dikkati çeken topallık, hlk. deve yeli, tezce. Kalça topallığı.

Shoulder lameness : Omuz topallığı. Omuz bölgesindeki kas, eklem, kemik ve sinirlerdeki bozukluklara bağlı olarak şekillenen ve adım atmada güçlük ve adım boyunun kısalması ile dikkati çeken topallık, hlk. ahır yeli, kerl.

Lament : İnleme. Acı çekmek. Ağlayıp sızlamak. Ağlama. Yas tutmak. Dövünmek. Figan etmek. Yasını tutma. Yasını tutmak. İnlemek.

Lamentations of jeremiah : Yeremya peygamberin mersiyeler kitabı.

 

Lamenters : Matem tutan. Acı çeken kimse. Matemli kimse. Yaslı kimse.

Lamented : Ağıt yakmış. Zülmüş. Acı çekmiş. İçin yas turmuş.

Lamentation : İnleme. Figan. Matem tutma. Yas. Ağlama. Dövünme. Feryat. Ağıt. Ağlayış.

Lamentably : Acıklı bir şekilde. Ağlanacak halde. Üzücü bir şekilde. Kederli bir şekilde.

İngilizce Lameness Türkçe anlamı, Lameness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lameness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diathesis : Bedensel zayıflık. Diyatezis. Diyatez. Yatkınlık. Hastalık istidatı. Organizmanın işlevlerinde bozukluk, hastalık ve dış etkilere karşı aşırı duyarlılık biçiminde beliren bünye anomalisi, hastalık istidatı.

Deficiencies : Yoksunluk. Gerilik. Açık. Kusur. Eksiklikler. Yetersizlik. Hesap açığı. Gereksinim. Noksan.

Hitches : Olumsuzluklar. Terslikler. Çekiverme. Aksilikler. Aksilik. Aksaklıklar. Çekme. Çekiş. Aksama.

Weak point : İnsanın zayıf tarafı. Zayıf nokta. Zayıf yön.

Intermittent claudication : Klodikasyon intermitant. İntermittan klodikasyon. Arasıra olan topallama.

Defalcation : Aşırtı. Zimmete para geçirme. Kusur. Zimmetine geçirme. Zimmete geçirilen miktar. Zimmetine para geçirmek. Zimmete geçirme. Çalma.

Faultiness : Kusurlu olma. Hatalı olma. Bozukluk. Hatalılık. Kusurluluk.

Droopiness : Bitkinlik. Halsizlik. Düşüklük. Düşkünlük. Sarkıklık.

Decrements : Azalım. Azalma. Eksilme. Bir tarihten diğerine geçen sürede değerdeki azalma. Azaltma. Azaltım. Zayiat. Kayıp. Azaltma miktarı.

Gimpiness : Sırmalılık.

Lameness synonyms : disability of walking, frailty, enervation, disabilities, disability, deformations, a c deformity, limping, vices, infirmities, defectiveness, abdominal ovariectomy, deficit, a c syndrom, emaciation, fadedness, failings, deformation, flaw, abamectin, blind side, debility, enfeeblements, a crochordon, enfeeblement, abdominal pain, kick in the ass, deficits, a clay, caducity, accident, foible, gimp.

 

Lameness ingilizce tanımı, definition of Lameness

Lameness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The condition or quality of being lame. As, the lameness of an excuse or an argument.