Landloper türkçesi Landloper nedir

Landloper ingilizcede ne demek, Landloper nerede nasıl kullanılır?

Landlock : Kara ile çevirmek.

Landlocked : Karayla kuşatılmış. Denize kıyısı olmayan. Kara ile çevrili. Kara ile kuşatılmış destinasyon. Denize kıyısı olmayan kara ülkesi. Kara ile kuşatılmış. Karayla çevrili.

Landlocked country : Karayla çevrili ülke.

Landlocked developing countries : Denize çıkışının olmadığı ya da sınırlı olduğu için dünya ticaret yollarından uzakta bulunan ve yüksek taşıma maliyetleri yüzünden sosyo-iktisadi kalkınmalarını gerçekleştiremeyen ülkeler. Denize çıkışı olmayan ülkeler.

Landlord : Toprak sahibi. Ev ve yapı iyesi. kiralık evi olan ve oradan gelir sağlayan kişi. Yapı iyesi. Mülk sahibi. Evsahibi. Ağa. Arazi sahibi. Ev sahibi. Kiraya veren.

Landless : Mülksüz. Topraksız. Arazisiz.

Landlady : Pansiyoncu kadın. Lojman sahibi. Evsahibesi. Ev sahibi kadın. Kiraya veren. Ev sahibi. Otelci kadın. Evini kiraya veren mal sahibi kadın. Ev sahibesi. Mal sahibi kadın.

Landlordly : Ev sahibi gibi. Mülk sahibi gibi. Ev sahibi edasında. Mal sahibi gibi.

Absentee landlord : Kiraya verdiği gayrimenkulden uzakta yaşayıp onunla pek ilgilenmeyen mülk sahibi. Varlığının idaresini kiracısına bırakan mal sahibi.

Landless agriculture : Topraksız tarım. Bitkilerin gelişmesini besin eriyikleri yardımıyla sağlamak, bitkilerin besin madde ve su gereksinimlerini stres oluşturmadan karşılamak ve bunu en düşük maliyetle gerçekleştirmek amacıyla üretimin durgun veya akan besin eriyiklerinde, sis biçiminde verilmiş besin eriyiğinde veya besin eriyikleriyle beslenmiş katı ortamlarda gerçekleştirilmesine dayanan tarımsal üretim yöntemi. başlangıçta yalnızca sera üretiminde uygulanan bu yöntem sonraları açık alanda da kullanılmaya başlanmıştır.

 

İngilizce Landloper Türkçe anlamı, Landloper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Landloper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scatterling : Hovarda. Avare. Daimi bir evi olmayan kimse.

Hobo : Baldırı çıplak. Gezici rençper. Avare. Kaldırım mühendisi. Amele. Gezici rençber. Boş gezenin boş kalfası. Hayta.

Drifters : Başıboş. Aylak. Avare. Akıntıya kapılmış gemi. Sapı silik. İpi kırık. Trol balıkçı teknesi. Bir tür balıkçı teknesi.

A bad lot : Uyumsuzlar grubu. Kötü ve ahlaksız kimse (argo terim). Serseri takımı. Beş para etmez kişi. İt kopuk. İtin teki. Sağlam ayakkabı değil. Tembel.

Dosser : Küfe. Nerede olsa yatan kimse. Evsiz. Avare. Sırtta taşınan sepet. Ucuz pansiyonda kalan kimse. Beleşçi tip.

Castaway : Reddedilmiş. Gemi kazazedesi. Kazazede. Çürüğe çıkarılmış. Atılmış. Deniz kazazedesi. Reddedilmiş şey. Kazazede (gemi). Reddedilmiş kimse.

Adrift : Başıboş. Kendi haline bırakılmış. Geminin sürüklenmesi. Akıntıya kapılmış. Akıntı etkisiyle sürüklenen. Rüzgara kapılmış. Sürüklenmiş. Akıntı ve rüzgarla sürüklenmiş.

 

Vagrants : Derbeder kimse. Boşta gezen. Sapı silik. Aylak. Yersiz yurtsuz. Avare. Başıboş. İpsiz.

Drifter : İpi kırık. Sapı silik. Başıboş. Akıntıya kapılmış gemi. Aylak. Avare. Bir tür balıkçı teknesi. Trol balıkçı teknesi.

Landloper synonyms : vegabond, vagrant, machine, tramp, bummers, dance music, dawdlers, drifting, hobos, motorcar, dossers, errant, tramps, dawdler, vagabonds, vagabond, dallier, automobile, auto, car, bummer, down and out, dalliers, hoboing, jeep.

Landloper ingilizce tanımı, definition of Landloper

Landloper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Landlouper.