Lapies türkçesi Lapies nedir

  • Oluklu taş.
  • Yağmur sularının kireçtaşları üzerindeki eritme etkisiyle oluşmuş, aralarında dar, keskin kabarcıklar bulunan, oluk biçimindeki çukurluk.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Lapies ingilizcede ne demek, Lapies nerede nasıl kullanılır?

Lapicide : Taşçı. Taş oyucu.

Lapid : Bir soyadı (ibranice).

Lapidarian : Oymacı.

Lapidaries : Cevahirci. Taşlara ait. Mücevher ustası. Kitabe gibi. Özlü. Elmas kesici. Oymacı. Taşa işlenmiş. Kıymetli taş kesicisi. Yazıta elverişli.

Lapidarist : Kıymetli taşlar ve onları kesme ve oyma sanatı ustası olan kimse. Oyma sanatçısı. Kıymetli taşlar oyma ustası.

Lapidists : Taşlayıp öldüren.

Lapidary : Gösterişli. Taşlara ait. Kıymetli taş kesicisi. Mücevher ustası. Elmas kesici. Özlü. Oymacı. Hakkak. Yazıta elverişli. Taş.

Lapidates : Taşlamak.

Lapidated : Taşlamak. Taşlanmış.

Lapidist : Taşlayıp öldüren.

İngilizce Lapies Türkçe anlamı, Lapies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lapies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

After shock : İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı sarsıntı. Art sarsıntı. Artçı şok. Artçı deprem (depremden sonra).

Acid fumarole : 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Asit fümarol. Asit tüten. Ekşit (asit) tüten.

 

Absolute chronology : Salt çağbilimi. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Mutlak kronoloji.

Abyss : Boşluk. Hufre. Abis. Dipsiz gibi görünen yer. Cehennem. Tamu. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Dibi olmayan çukur. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı.

Abysal environment : 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı. Derin ova.

Mistake : Şaşırmak. Yanılgı. Karıştırmak. Yanılmak. Başkasına benzetmek. Hata. Yanlışlık. Başkası sanmak. Yanlış. Yanlış anlamak.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Uç kuşağı. Menzil zonu.

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Adventive cone : İlerleme konisi. Parazitik koni. Ek koni. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. İlerleme hunisi.

Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.

Lapies synonyms : nonchurchgoing, irreligious, abrasive power, advance of aglacier, oversight, clints, alkali rocks, adjacent rock, absolute age, fault, clint, error, algonkian, agricultural geology.

Lapies zıt anlamlı kelimeler, Lapies kelime anlamı

Religious : Din. Sadakatli. Dinsel. Dindar. Tarikata ait. Sofu. İnançlı. Mutaassıp. Din ile ilgili. Çok dikkatli.

Begin : Başlamak. Atılmak. Çığır açmak. Start vermek. Vücut bulmak. Koyulmak. Önayak olmak. Girişmek. Meydana gelmek. Adım atmak.