Lapse of time türkçesi Lapse of time nedir

Lapse of time ingilizcede ne demek, Lapse of time nerede nasıl kullanılır?

Lapse : Bitmek. Geçmek. Zaman aşımına uğramak. Kaymak. Kaçmak. Düşmek. Kullanılmaz durumda olmak. Sapmak. Bir süre için inanç ve prensiplerinden vazgeçmek. Hata yapmak.

Of : -den. -den övünerek bahsetmek. -nın. Hakkında. Li. Den. -li. Nin. In. İle ilgili.

Time : Kurmak. Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü. Zamanlama yapmak. Vakit. Defa. Süre tutmak. Belirli bir zamana göre ayarlamak. Ayarlamak. Zamanlamak. Kez.

With the lapse of time : Zamanla.

Lapse of justice : Adli hata.

Lapse of taste : Zevksizlik.

Adverbe of time : Zaman zarfı. Cümlede fiilin karşıladığı oluş ve kılışı zaman bakımından belirgin duruma getiren ve sınırlandıran zarf: benim eskiden hem mektep arkadaşım hem komşum bir süleyman vardır. şimdi ne iş yapar, pek bilmiyorum (p. safa, biz insanlar, s. 74). muhakkak ki vedia bunu orhan’ın beceriksizce sualinden de hemen anlamıştı (p. safa, göst.e., s. 229). sonra sonra düşündüm de ancak anladım duygularımın bu sözlere uygun olduğunu (t. buğra, dönemeçte, s. 84). gitti garsonun biraz önce gelen gazeteleri bıraktığı masaya oturdu (t. buğra, göst.e., s. 21). handan onu ve az sonra beliren babasını da ancak şerif valizini alırken farketti (t. buğra, göst.e., s. 20); bugün olamazlar ama, yarın olurlar... yarın, ne olacağını biliyor musun? her gün bir şey değişiyor. dün pakize hanım, bu çarşaflarla on sene evvel kadınlar sokağa çıksaydı kıyamet kopardı! diyordu (a. h. tanpınar, sahnenin dışındakiler, s. 150). kışın kardan testiler yapıyorsun iyi ama hiç onlar ısıya dayanır mı? (mevlana, mesnevi ııı, s.57); yazın buzlu suyun nimeti ona dini bir inşirah sunardı (a. ş. hisar, çamlıcadaki eniştemiz, s. 88). sabahleyin bıçaklı bir adam uyuşturmaksızın etimi derinlerine kadar oydu, sonra bir ay, oyuğun içine fitil koyup çıkardılar (f. r. atay, gezerek gördüklerim: 50 yaşım, s. 25) vb.

 

Adverb of time : Zaman belirteci. Zaman zarfı.

Lapse of pen : Yazım hatası.

Ahead of time : Zamanı gelmeden. Vaktinden önce. Önceden. Erken. Şimdiden.

İngilizce Lapse of time Türkçe anlamı, Lapse of time eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lapse of time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Durations : Süreç. Sürek. Devam süresi. Müddet. Süreklilik. Devam. Zaman.

Due date : Bitiş tarihi. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. Beklenen tarih. Bir borcun ödenme zamanını gösteren tarih. Vade dolumu. Vade tarihi. Bir şeyin geri getirilmesi gereken tarih. Vade bitimi. Bir şeyin geri teslim edilmesi gereken tarih.

 

Bouts : Zaman. Müsabaka. Maç. Boks. Yarışma. Kriz. Nöbet. Gösteri. Devre.

Continuance : Süreklilik. Uzatma. Temdit. Erteleme. Kesiksizlik. Devam. Bir süreç ya da gidişin aralıksız süregelmesi. Kalıcılık. Devam etme. Sürüp gitme.

Delay : Savsaklamak. Ertelemek. Askıda bırakma. Oyalamak. Tehir. Geç kalmak. Geciktirmek. Eğlemek. Sonraya bırakmak. Gecikmek.

Time out : Oyunda kısa ara. Birinin çıkış veya gidiş veya ayrılış saatini kaydetmek. Ara. Masa tenisi, basketbol, voleybol alanlarında kullanılır. Üçüncü dönemle dördüncü dönem arasındaki dinlenme süresine verilen ad. Oyun dışı zaman. Takımın isteğiyle hakemin verdiği dinleme süresi. Takımların oyun arasında aldıkları birer dakikalık dinlenme ve yönelge alma süresi. bir takım bütün bir oyun süresince ancak dört ara alabilir. bu ara dakikaları oyun süresinin dışında kalır. Zaman dışı.

Bout : Kısa dönem. Karşılaşma. Müsabaka. İki yarışmacının yenişmek gereğiyle yaptıkları vuruşma. Yarışma. Devre. Müddet. Maç. Eskrim maç. Kriz.

Timeouts : Süre aşımları. Mola. Zaman aşımları. Faaliyetin kısa molası.

Prescription : Süreaşımı. Hekimin, hasta sahibine verilmek üzere, kullanılmasını tavsiye ettiği ilaçları ve kullanım biçimlerini tarif eden, eczacıya hitaben yazılmış imzalı teknik bir yazı. Süre aşımı. Kural koyma. Aranılmaması nedeni ile bir hakkın yasaları yargılarına göre düşmesi için geçmesi gereken süre. Buyruk. Bir araştırmada verilerin kullanılma amaçlarına ve uygulama gereksinmelerine göre, elde edilecek kestirimler için öngörülen kesinlik düzeyi. Talimat.

Lapse of time synonyms : dur, duration, time zone, timeframe, prescriptions, time slot, time frame, time bar, time slicing, statute of limitations, time zones, continuances, hr, dies, gamut, duration length, due, time slice, negative prescription, episode, distance, timeout, gange, gamuts.