Laud türkçesi Laud nedir

Laud ile ilgili cümleler

English: As soon as the new teacher entered the classroom, the students began to applaud.
Turkish: Yeni öğretmen sınıfa girer girmez öğrenciler alkışlamaya başladı.

English: Applaud, friends, the comedy has ended.
Turkish: Alkışlıyoruz, arkadaşlar, komedi sona erdi.

English: Claudia asked Paolo, "Do you love Francesca?"
Turkish: Claudia, Paoloya "Francesca'yı seviyor musun?" diye sordu.

English: Claude, an autotropic boy in my class whose skin is green due to chlorophyll, dreams of foresting the moon.
Turkish: Claude; sınıfımda klorofil dolayısıyla yeşil tenli olan ototrofik bir çocuk, ayın ormanlaşmasını hayal ediyor.

English: As I entered the room, they applauded.
Turkish: Ben odaya girince onlar alkışladılar.

Laud ingilizcede ne demek, Laud nerede nasıl kullanılır?

Laudability : Takdire şayan olma. Övgüye değer olma. Saygıya değer olma.

Laudable : Takdire layık. Takdire şayan. Övülmeye değer. Alkışı hakeden. Övgüye değer. Övgüyü hak eden.

Laudableness : Takdire layık olma. Takdire şayan olma. Alkışı hak etme. Övgüye layık olma.

Laudably : Alkışı hak eden bir şekilde. Övgüye değer bir biçimde. Övgüye değer bir şekilde. Takdire layık bir şekilde. Överek.

 

Laudanosine : Ladonosin. Zehirli olan kristal alkaloit.

Laudator : Öven kimse. Övgü yağdıran eden kimse. Takdir eden kimse. Metheden kimse. (hukuk terimi) arabulucu. Övgü yağdıran kimse. Yücelten kimse. Şakşakçı. Hakem. Saygılarını sunan kimse.

Laudatory : Övgü dolu. Övücü.

Laudanum : Afyon tentürü. Afyon ruhu. Lodanum. Lavdanom.

Laudation : Sitayiş. Sena. Övme.

Laudatorily : Övülmeye layık bir şekilde. Takdire değer bir biçimde. Beğenilecek bir şekilde. Övgüye değer bir biçimde.

İngilizce Laud Türkçe anlamı, Laud eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Laud ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exaltation : Aşka gelme. Yükseltme. Vecit. Büyük sevinç ya da heyecan. Yükseklik. Heyecan. Büyük heyecan. Aşırı heyecan.

Crack up : Güçten düşmek. Dağılmak. Çökmek. Sağlığı bozulmak. Güçten düşme. Yıkılmak. Dağıtmak. Sinir krizi geçirmek. Sinirsel çöküntü yaşamak.

Acclaiming : Alkışlama. Bağırarak ilan etme. Alkışlamak. Alkışlarla karşılamak. İlan etmek (alkışlarla). Övgü ve takdirle onaylama.

Proclaim : Açıkça göstermek. Belli etmek. Açığa vurmak. Duyurmak. Bildirmek. İlan. Beyan etmek. İlan etmek.

Deifies : İdolleştirmek. Ululaştırmak. Tapmak. Tanrısallaştırmak. Tanrılaştırmak. İlahlaştırmak.

Accolade : Ödül. Rabıta (müzik terimi). Alkış. Mükafat. Özel takdirname. Şövalyelik verirken kılıçla dokunma. Onurlandırma.

Praise : (allah'a) hamdetmek. Şükretmek. Hamdetmek. Şükran. Gururunu okşamak. Övgüyle söz etmek. Tesenna.

 

Brags : Cart curt ötmek. Avurt zavurt etmek. Tafra satmak. Yüksekten atmak. Övünmek. Palavra atmak. Atıp tutmak. Böbürlenmek.

Laud synonyms : commending, accord praise, celebrates, eclats, acclamations, encomium, bouquets, glorify, elevating, aggrandise, exalt, blarney, celebrate, canonize, aggrandizes, eulogize, ennoblement, encomia, boosted, ennoblements, eulogizing, aggrandize, canonizing, deified, boost, commend, extolled, commendation, extolls, credit, bragged, deifications, set someone on a pedestal.

Laud zıt anlamlı kelimeler, Laud kelime anlamı

Criticize : Yermek. Tenkit etmek. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Kusur bulmak. Eleştirmek. Eleştiri getirmek. Ayıplamak. Eleştiri yöneltmek. Kritiğini yapmak. Kritik etmek.

Laud ingilizce tanımı, definition of Laud

Laud kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Praise. To praise in words alone, or with words and singing. Glory. To celebrate. Honor. To extol. High commendation. Exaltation.