Laude türkçesi Laude nedir
- Övgü.
Laude ile ilgili cümleler
English: Claude, an autotropic boy in my class whose skin is green due to chlorophyll, dreams of foresting the moon.
Turkish: Claude; sınıfımda klorofil dolayısıyla yeşil tenli olan ototrofik bir çocuk, ayın ormanlaşmasını hayal ediyor.
English: The audience applauded and whistled.
Turkish: Seyirci alkışladı ve ıslık çaldı.
English: Everyone applauded as Ali walked out onto the stage.
Turkish: Ali sahneye çıkarken herkes alkışladı.
English: As I entered the room, they applauded.
Turkish: Ben odaya girince onlar alkışladılar.
English: In his essay "Esperanto: European or Asiatic language" Claude Piron has shown the similarities between Esperanto and Chinese, thereby putting to rest the notion that Esperanto is purely eurocentric.
Turkish: "Esperanto: Avrupa veya Asya dili" denemesinde Claude Piron, Esperanto ve Çince arasındaki benzerliği gösterdi ve Esperanto'nun yalnızca Avrupa merkezli olduğunu ortaya koydu.
Laude ingilizcede ne demek, Laude nerede nasıl kullanılır?
Magna cum laude : Yüksek akademik başarıyla. Yüksek şeref derecesiyle.
Summa cum laude : En yüksek onurla. En yüksek onur ile.
Lauded : Övmek. Alkışlanan. Övgü almış. Methetmek.
Lauder : Saygılarını sunan kimse. Takdir eden. Öven kimse. Metheden kimse.
Lauderdale : Minnesota eyaletinde şehir. Fort lauderdale (florida'da bir şehir, abd) isminin bir parçası.
Laud : Yere göğe koyamamak. Yüceltme. Övme. Övgü. Yere göğe sığdıramamak. Methetmek. Övmek. Methiye. Yüceltmek.
Applauder : Alkışçı. Alkışlayan kimse. Alkışlayan ve tezahürat yapan kimse.
Lauders : Takdir eden. Metheden kimse. Saygılarını sunan kimse. Öven kimse.
Claude bernard syndrome : Claude bernard sendromu. Horner sendromu.
Applauded him : Ona sesli tezahürat yaptı. Onu alkışladı. Onu takdir etti.
İngilizce Laude Türkçe anlamı, Laude eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Laude ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Load up : Doldurulmak. Yüklenmek. Yük almak. Yükletmek.
Pack : Sargı. Semer. Kütle. Bohça. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Sarmak. Paket. -i denk etmek. Eşyalarını toplamak. Bavuluna koymak.
Accolade : Rabıta (müzik terimi). Övme. Alkış. Onurlandırma. Özel takdirname. Ödül. Mükafat. Şövalyelik verirken kılıçla dokunma.
Surcharge : Fazla yüklemek. Fazla doldurmak. Sürşarj basmak. Ek bir ücret istemek (birinden). Yeni fiyatlı posta pulu. Katma vergi. Fazla istemek. Fazla fiyat istemek. Sürşarj yapmak (pula).
Encomia : Sitayiş. Takdir. Methiye. Kaside. Övme.
Commendations : Onurlandırma. Övme. Tavsiye. Övünç. Takdir. Takdirname. Salık verme.
Approbations : Beğenme. Tasvip. Uygun bulma. Onay. Onama. Resmi izin. Tasdik. Takdir. Tensip.
Bouquets : Demet. Buket. Deste. Çiçek buketi. İltifat. Çiçek demeti. Kompliman. Bir şaraba özgü koku. Şarap koku.
Laden : Yüklenmek. Yük taşıma kapasitesi. Yüklenmiş. Yüklü. Yüklemek. Dolu.
Credit : İnanma. Yüksek öğrenim gören öğrencilerden burslu ve parasız yatılılar dışında kalanlara devlet, kamu kuruluşları ya da özel kuruluşlarca verilen ödünç para. İtibar etmek. Güvenmek. Belli bir öğrenimin tamamlanması için öğrencilerden istenilen her türlü kuramsal ve uygulamalı çalışmalar göz önünde tutularak, bir yarı-yıl ya da bir öğretim yılı okutulan herhangi bir dersin, okul programı bütünlüğü içindeki değerini niceliksel olarak gösteren birim. Para, mal veya para cinsinden bir değerin belirli bir vade ve koşulla geri alınmak üzere verilmesi. Güven. Bir paranın ödenmesi, bir malın teslimi veya bir işin görülmesini karşı taraftan isteme hakkı. bilançonun aktifinde yer alan ve vadesi gelince kazanılacak para. Öğrenim değeri. Alacaklandırmak.
Laude synonyms : sir harry maclennan lauder, load down, harry lauder, complimented, compliment, eclat, fill up, overload, bomb up, commendation, admonition, eclats, stack, complimenting, make full, accolades, load, overcharge, fill, reload, approbation, bouquet.
Laude zıt anlamlı kelimeler, Laude kelime anlamı
Empty : İçeriksiz. Yoksun. Boşaltmak. Boşalmak. Boşuna. Saçma. Aç. Boş. Tahliye etmek.
Criticize : Yermek. Eleştiri yöneltmek. Kritiğini yapmak. Kusur bulmak. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Eleştiri getirmek. Ayıplamak. Kritik etmek. Tenkit etmek. Eleştirmek.

Bu kısımda Laude kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Laude ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Laude anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Laude ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.