Lauded türkçesi Lauded nedir

Lauded ile ilgili cümleler

English: The audience applauded and whistled.
Turkish: Seyirci alkışladı ve ıslık çaldı.

English: As I entered the room, they applauded.
Turkish: Ben odaya girince onlar alkışladılar.

English: Everyone applauded as Ali walked out onto the stage.
Turkish: Ali sahneye çıkarken herkes alkışladı.

English: The audience applauded for a full five minutes.
Turkish: Seyirci tam beş dakika ellerini çırptı.

English: The audience applauded the actress.
Turkish: Seyirci aktristi alkışladı.

Lauded ingilizcede ne demek, Lauded nerede nasıl kullanılır?

Applauded : El çırpmak. Beğenmek. Alkışlamak.

Applauded him : Onu takdir etti. Ona sesli tezahürat yaptı. Onu alkışladı.

Magna cum laude : Yüksek akademik başarıyla. Yüksek şeref derecesiyle.

Summa cum laude : En yüksek onurla. En yüksek onur ile.

Laude : Övgü.

Applauder : Alkışlayan kimse. Alkışlayan ve tezahürat yapan kimse. Alkışçı.

Claude : Bir erkek adı (fransızca). Erkek ismi.

Claude bernard syndrome : Horner sendromu. Claude bernard sendromu.

Fort lauderdale : Florida eyaletinde şehir. Florida'da tatil şehri (abd).

Claudere : Klaudere. Kilitleme, kapama.

İngilizce Lauded Türkçe anlamı, Lauded eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Lauded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bragged : Böbürlenmek. Avurt zavurt etmek. Atıp tutmak. Övünmek. Cart curt ötmek. Palavra atmak. Yüksekten atmak. Tafra satmak.

Step ladder : Destekli seyyar merdiven. Ayaklı merdiven. Portatif merdiven. Seyyar merdiven.

Extol : Ululamak. Yüceltmek. Yere göğe sığdıramamak. Yere göğe koyamamak. Göklere çıkarmak.

Belaud : Yüceltmek.

Acclaims : Bağırmak. Beğeni. İlan etmek (alkışlarla). Alkışlamak. Alkışlarla karşılamak. Bağırarak bir şeyi ilan etmek. Tezahüratla ilan etmek. Alkışlarla ilan etmek. Övme.

Commend : Saygılar sunmak. Ismarlamak. Takdir etmek. Tevdi etmek. Tavsiye etmek. Emanet etmek. Saygılarını sunmak. Salık vermek.

Build up : Artırmak. Toparlanmak. Oluşturmak. Geliştirmek. Biriktirmek. Negatif kurgusunda eşlemeyi sağlamak ya da çekimlerin gerçek uzunluğunu korumak amacıyla, görüntü ya da ses kuşağının eksik bölümlerinin yerine eklenen kılavuz. çalışma ya da dağıtım eşlemlerinin bozulmuş bölümlerinin yerini almak üzere hazırlanmış parça. Nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Büyümek. Elektronun serbest kalması sonucu, soğrulan doz debisinin derinliğine artması. Güçlenmek.

Commends : Emanet etmek. Tavsiye etmek. Saygılarını sunmak. Övgüler.

Brags : Cart curt ötmek. Övünmek. Avurt zavurt etmek. Atıp tutmak. Tafra satmak. Yüksekten atmak. Palavra atmak. Böbürlenmek.

Lauded synonyms : pilot ladder, jack ladder, articulated ladder, sea steps, jacob's ladder, monkey ladder, accord praise, washy, brag, extoll, spoke, boosted, scaling ladder, commended, eulogises, steps, celebrate, colourless, exalts, eulogise, rope ladder, stepladder, rung, exalt, celebrates, extolls, extolling, boost, boosts, acclaim, eulogizing, stairs, acclaiming.

 

Lauded zıt anlamlı kelimeler, Lauded kelime anlamı

Colorful : Rengarenk. Ala. Renkli. Canlı. Hareketli. Parlak. Renk renk.

Empty : İçeriksiz. İçini çıkarmak. Abuk sabuk. İçini boşaltmak. Saçma. Tahliye etmek. Dökülmek. Boşalmak. Akıtmak. Aç.