Accolade türkçesi Accolade nedir

Accolade ingilizcede ne demek, Accolade nerede nasıl kullanılır?

Accolades : Onurlandırma. Şövalyelik verirken kılıçla dokunma. Övgü. Rabıta (müzik terimi).

Accolated : Üst üste gelmiş. Örtüşen ve aynı yöne bakan.

Laccolith : Mantarsı kayaç. Lakolit. Üzerinde bulunan toprağın kabarmasına neden olan yer altında oluşan volkanik kayaç kitlesi. Mercek biçiminde ve örtü katmanlarını kabartmış, tabanı düz ve bir kanalla magma haznesine bağlı magma kütlesi.

Laccoliths : Üzerinde bulunan toprağın kabarmasına neden olan yer altında oluşan volkanik kayaç kitlesi. Mantarsı kayaç. Lakolit.

Acco : İsrail'in kuzey sahilinde bulunan ve eski ve modern kısımları barındıran (acre olarak da bilinir).

Accommodate prior booking : Daha erken ödenmiş olan rezervasyonlar. Önceden ayırtılan yer.

Accommodate their differences : Aralarındaki anlaşmazlıkları uzlaşma yoluyla gidermek.

Accommodate somebody with : Tedarik etmek. Sağlamak.

Accommodate somebody with money : Para sağlamak.

Accommodate to : İle arasında uyum sağlamak. Bağdaştırmak.

İngilizce Accolade Türkçe anlamı, Accolade eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accolade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Honor : Onur. Onur vermek. Şeref vermek. Bkz.honour. Saygı göstermek. Hüsnü kabul göstermek. Şeref. Onur nişanı vermek. Onurlandırmak. Kabul etmek (çek).

Blarneying : Yağ. Dil dökme. Piyaz. Yağ çekmek. Yaltaklanma. Dalkavukluk. Yağcılık. Yaltaklanmak. Yağ çekme.

Eclat : Üstün başarı. Şöhret. Şan. Şeref. Parlak başarı. Beğeni.

Oscar : Oscar. Oskar. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Helezonik tepe konveyörü. Oskar ödülü. Abd'deki sinema sanat ve bilimleri akademisi'nin her yıl sinema alanındaki en başarılı çalışmalar için verdiği altından heykelcik. sinema/tv. (mecaz olarak) herhangi bir alandaki en başarılı çalışmaya verilen ödül.

Honorable mention : Şeref ödülü. Mansiyon ödülü. Teselli mükafatı. Mansiyon.

Honour : İtibar etmek. Kabul etmek (çek). Toplumun saygıya değer saydığı şeyleri korumayı, beslemeyi ve geliştirmeyi gerektiren, doğru ve aktöreli olmayı zorunlu kılan tarihsel nitelikli bir aktöre ulamı. Onur vermek. Saygı göstermek. Saymak. …e şeref vermek. Şeref vermek. Onur. Onurlandırmak.

Degree : Viski, likör ve benzeri sıvıların 1 santigrat devinme kertesinde oylumunca kapsadığı saf alkol ki yüzde ya da binde oranıyle değerlendirilir. bir şeyin değerini belirtmek üzere kullanılan ölçü birimi. Dizil. Rütbe. Öğrenim derecesi. Mertebe. Karşılaştırmalı üstünlük derecesi (dilbilgisi terimi). Diploma. Ünvan. Lisans. Sıralı notalar.

 

Handclap : Alkışlama. El çırpma.

Gratification : Memnuniyet. Sevinç. Ek ödeme. Para ödülü. İkramiye. Haz. Hoşnutluk. Zevk veren şey. Tatminkar.

Academic degree : Bir müfredat programını tamamlanmış olan kişiye yüksekokul ya da üniversite tarafından verilen belge (örneğin, sosyal bilimler diploması). Akademik derece.

Accolade synonyms : prix de rome, prix goncourt, varsity letter, bonus, acclamation, complimenting, admonition, eclats, cheering, accolades, applauses, mention, incentive, meeds, aliyah, acclaim, blarneyed, symbol, guerdon, encomia, acclaims, approbations, acclamations, bouquet, distinction, pluming, cachet, commending, medallion, nobel prize, emblazoning, seal, trophy.