Laughing türkçesi Laughing nedir

Laughing ile ilgili cümleler

English: Ali could hardly keep from laughing when he saw Mary trying to juggle some balls.
Turkish: Ali Mary'yi top cambazlığı yapmaya çalışırken gördüğünde gülmemek için kendini güçlükle frenledi.

English: Ali and Mary were laughing at you.
Turkish: Ali ve Mary sana gülüyorlardı.

English: Ali burst out laughing when he saw Mary dancing a jig.
Turkish: Ali Mary'yi jig dansı yaparken gördüğünde kahkahalara boğuldu.

English: Ali and Mary aren't laughing anymore.
Turkish: Ali ve Mary artık gülmüyor.

English: Ali is laughing at Mary.
Turkish: Ali Mary'ye gülüyor.

Laughing ingilizcede ne demek, Laughing nerede nasıl kullanılır?

Laughing dove : Küçük kumru.

Laughing gas : Güldürme gazı. Güldürücü gaz. Kahkaha gazı. Gülme gazı. Azot protoksit.

Laughing gull : Gülenmartı.

Laughing hyena : Benekli sırtlan.

Laughing jackass : Yalıçapkını (avustralya ingilizcesi). Yeni zelanda baykuşu.

Laughing out loud : Yüksek sesle gülme. Kahkahalarla gülme.

Burst out laughing : Kahkahayı basmak. Gülmekten kırılmak. Kahkahalara boğulmak. Kahkahayı patlatmak. Kıkırdamaya başlamak. Gülmeye başlamak. Gülmekten çatlamak.

 

Laughing stock : Gülme veya alay kaynağı. Soytarı. Serseri.

Make a laughing stock of : Maskara etmek.

No laughing matter : Bu iş şakaya gelmez. Şakası yok. Gülünecek şey değil. Alaya alınacak şey değil. Şakaya gelir iş değil. Hafife alınacak konu değil. Ciddi konu. Çok ciddi iş. Şaka değil. Şaka götürmez.

İngilizce Laughing Türkçe anlamı, Laughing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Laughing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pettishness : Aksilik. Çabuk öfkelenme. Asabilik. Hırçınlık. Alınganlık. Huysuzluk. Sinirlilik.

Au revoir : Allahaısmarladık. Görüşmek üzere. Hoşçakal.

Levities : Düşüncesizlik. Hafiflik. Sebatsızlık. Laubalilik. Ciddiyetsizlik. Hoppalık. Patavatsızlık. Şakalaşma.

Bye bye : Hoşça kal. Yatak (çocukça söylem, çocuk terimi). Allahaısmarladık. Uyku (çocukça söylem, çocuk terimi).

Auf wiedersehen : Hoşça kal. Görüşürüz (almanca).

Cheerios : Hoşçakal!. Hoşçakal. Güle güle!.

Drolling : Eğlenceli. Acayip. Garip. Tuhaf. Gülünç. Maskara.

Cheerio : Hoşça kal. Eyvallah. Hoşçakal. Sağlığınıza. Hoşçakal!. Güle güle!. Şerefe.

Comedian : Güldürülerde oynayan, başarı kazanan oyuncu. Komedyen. Komik kimse. Şamatacı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Güldürü aktörü. Güldürü oyuncusu. Komedi yazarı.

Comicality : Mizah niteliği. Komedi niteliği. Komiklik. Eğlenceli nitelik.

Laughing synonyms : comic, bye, adios, comical, droll, farcical, adieu, cockamamie, comediennes, ludicrous, smiler, waggish, risible, risibles, clownish, riant, buffo, funnier, byes, amusing, drolls, smiling, comedic, humorous, farewell, laughings, funniest, laughters, good bye, mirth, jocular, elater, elaters.

 

Laughing zıt anlamlı kelimeler, Laughing kelime anlamı

Unhappy : Yersiz. Aksi. Üzgün. Münasebetsiz. Kahırlı. Nahoş. Kederli. Mutsuz. Beceriksiz. Boynu bükük.

Laughing ingilizce tanımı, definition of Laughing

Laughing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : From Laugh.