Comedian türkçesi Comedian nedir

  • Güldürücü.
  • Komik kimse.
  • Komik.
  • Güldürü oyuncusu.
  • Şamatacı.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Gırgır kimse.
  • Komedyen.
  • Güldürü aktörü.
  • Güldürülerde oynayan, başarı kazanan oyuncu.
  • Komedi yazarı.
  • Güldürü türündeki oyunlarda basan kazanıp ün yapmış oyunculara verilen ad.

Comedian ile ilgili cümleler

English: That comedian is very funny.
Turkish: O komedyen çok komik.

English: Ali is a comedian.
Turkish: Ali bir komedyendir.

English: He is one of the most hilarious comedians.
Turkish: O en komik komedyenlerden biridir.

English: Ali was a comedian.
Turkish: Ali bir komedyendi.

English: Have you always been a comedian?
Turkish: Sen her zaman bir komedyen miydin?

Comedian ingilizcede ne demek, Comedian nerede nasıl kullanılır?

Red noised comedian : İkinci sınıf kaba güldürüleri oynayan oyuncu. daha çok gece kulüplerinde ve eğlence yerlerinde tek başına oynar. Kırmızı burunlu oyuncu.

Red nosed comedian : İkinci sınıf, kaba oyunlu pantomim sanatçısı. daha çok, gece kulüplerinde ve eğlence yerlerinde bulunur. Kırmızı burunlu komedyen.

Comedians : Komik kimse. Komedyenler. Komik. Komedyen. Komedi yazarı.

Comedic : Komediyle ilgili (eğlenceli oyun veya drama). Komik. Gülünç. Komediye ilişkin.

Comedienne : Komedyen. Bayan komedyen. Kadın komedyen.

 

Comedo : Siyah üstlü sivilce (cilt yüzeyinde). Komedo. Komedon. Siyah nokta. Siyah başlı sivilce.

Comediennes : Komedyen. Komedi yazarı. Kadın komedyen. Komik. Bayan komedyen. Komik kimse.

Comedown : Saygınlığını yitirme. Düşme. Düşkırıklığı.

Comed ballet : Komedya öğelerini kapsayan bale. Bale komedyası.

Comedies : Komediler. Komedi. Komik olaylar. Güldürü.

İngilizce Comedian Türkçe anlamı, Comedian eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Comedian ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Player : Oyuncu. Sporcu. Oyunluktaki belli kişiyi canlandırma işini yapan kimse. oynamak işini gerçekleştiren kişi. Kumarbaz. Eğlenceyle vakit geçiren kimse. Aktör. Çalgı çalan kimse. Çalgıcı. Aygıt.

Comics : Resimli roman. Komedi. Resimli mizah dergileri. Karikatür. Mizah dergisi. Komedi filmi. Fotoromanın, elle yapılmış resimlerle gerçekleştirileni. Karikatür öyküsü.

Clamorous : Vayvaycı. Patırtılı. Gürültülü. Yaygaracı. Şamatalı.

Jangler : Ciyak ciyak bağıran. Goygoycu. Metalik ses çıkaran. Rahatsız edici ses çıkarma. Rahatsızlık. Madeni ses çıkarma. Yüksek sesle tartışan. Gürültülü bir şekilde tartışan kimse. Yüksek sesle kavga eden kimse.

Dag : Kumaş üzerindeki oymalı kenar. Yarmak. Salak. Çiy. Çiselemek. Ahmak. Hançer.

Comical : Gülünç bir kişi ya da durum. Gülünç. Komedyanın özünü belirleyen nitelik. genel anlamı içinde, bir toplumsal olgu, insan davranışı, ahlak ölçütü ya da töreleri arasında ortaya çıkan ve tarih yoluyla belirlenen bağdaşmazlığı anlatan güzelduyusal kavram. Gülünç olan. Garip. Gülünç görünüşü olan bir kişi ya da güldürücü özellikleri kapsayan bir durum. Acayip.

 

Thespian : Aktris. Oyuncu. Tiyatroya ait. Tiyatrocu. Aktör.

Droll : Gülünç. Maskara. Acayip. Tuhaf. Garip. Eğlenceli.

Dags : Çiselemek. Kumaş üzerindeki oymalı kenar. Salak. Koyunlarda özellikle kış aylarında hayvanların arka bölgelerinde gübrelerin top top yapağılarına yapışması. bu durum hayvanı rahatsız eder ve yapağı kalitesini bozar. Dag. Hançer. Çiy. Çakıldak.

Gagmen : Espri yapan. Standup komedyeni. Espri yazarı. Gülütçü. Esprili tip. Komik oyun senaristi.

Comedian synonyms : role player, standup comedian, performing artist, end man, funnymen, funnyman, laughing, goofball, wag, goof, clown, muggering, buffo, rackety, comic, boisterous, card, comic writer, blustering, derisive, noisiest, risibles, jesting, cockamamie, jocular, obstreperous, noisy, drolls, uproarious, comedienne, jokester, humorous, comedians.

Comedian ingilizce tanımı, definition of Comedian

Comedian kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An actor or player in comedy.