Law of conservation of matter türkçesi Law of conservation of matter nedir

  • Fizik alanında kullanılır.
  • Özdeğin yoktan yaratılamayacağını ve yok edilemeyeceğini, bir dizi etkileşimler sonunda toplam kütlesinin değişmeden kalacağını belirten yasa.
  • Özdek korunum yasası.
  • Maddenin korunumu kanunu.
  • Maddenin sakınımı kanunu.

Law of conservation of matter ingilizcede ne demek, Law of conservation of matter nerede nasıl kullanılır?

Law : Uzay, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kural. Bilimsel araştırmanın gözlem, varsayım ve deneyimden sonra kurulan basamağı olarak, doğa olaylarının zorunlu oluşum ve gelişimini belirleyici nedensel ilişkiyi açıklayan kural ve genelleştirmeler. Olguların zorunlu, doğal gelişimlerini belirleyen temel içsel bağıntı; olgular ya da nesnelerin özellikleri arasındaki nedensel, zorunlu ve durağan (güvenilir) bağlantı. devlet gücünce yerleştirilmiş ve yaptırıma bağlanmış, insan etkinliklerini düzenleyen buyurucu davranış kuralları ve ölçüleri. Dava. Hukuk. Usul. Nizam. Yasa. Kaide.

Of : -dan. Nin. İle ilgili. -in. -nin. Yüzünden. Hakkında. -den övünerek bahsetmek. In. Karşı.

Conservation : Muhafaza. Sahip çıkma. Kentlerin belli kesimlerinde yer alan çağbilimsel ve yapıtasarcılık değerleri yüksek yapıtlarla, anıtların ve doğa güzelliklerin -kentte bugün yaşayanlar gibi- gelecek kuşakların da yararlanması için her türlü yıkıcı, saldırgan ve dokuncalı eylemler karşısında güvence altına alınması. bk. çevre korunması. Dizgelerde, taneciklerarası etkileşimlerden, çarpışmalardan öncede sonrada toplam erke, devinirlik, kütle gibi niceliklerin değişmez kalması. Doğal çevrenin korunması. Saklama. Tutma. Dış çevreden yalıtılmış bir dizge ile ilgili kütle, erke, devinirlik gibi nicelikler toplamlarının etkileşimler sonucu değişikliğe uğramaması. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Doğal kaynakları koruma.

 

Matter : Önem taşımak. Yazılı şey. Aksilik. Mesele. Önem. Vesile. İrin. Konu. İltihaplanmak. Önemli olmak.

Law of conservation af momentum : Devinirliğin yok edilemediğini, yoktan yaratılamadığını, ancak etkileşim olaylarında bir cisimden ötekine aktarılabildiği halde toplamının korunduğu belirten temel yasa. Devinirlik korunumu yasası.

Law of acceleration : İvme kanunu.

Law of authorized to government joining to international union for the protection for the protection of literary and artistic works : .

Conservation of matter : Maddenin korunumu. Maddenin sakınımı.

Law of areas : Alan kanunu. İkinci kepler kanununun genel ifadesi; iki cisim probleminde alan hızının değişmez olması.

Law of banking : Bankacılık kanunu. Bankacılık hakları. Bankaların kuruluşlarını, kişilerle olan ilişkilerini, çalışmalarını, işlemleri üzerinde devletçe yapılacak denetimleri bankalar yasa ve tüzükleri gereğince açıklayan kuralların tümü. Bankacılık hukuku.

İngilizce Law of conservation of matter Türkçe anlamı, Law of conservation of matter eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Law of conservation of matter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute zero : Mutlak sıfır. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Saltık sıfır. Salt sıfır. Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c.

Accelerometer : İvme ölçme aleti. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. İvmeyi ölçen aygıt. İvmelenmeyi ölçen cihaz. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. Hızlanmayı. İvmeyi ölçen. Akselerometre. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık).

Absorptivity : Emme kapasitesi. Emme yetkesi. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Soğurabilirlik. Soğurma katsayısı. Yutma katsayısı. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Yutuculuk. Emebilirlik.

Accumulation coefficient : Birikim katsayısı. Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı.

Absorptiometer : Absorbsiyometre. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Soğurumölçer. Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Soğurma cihazı.

Acoustic feedback : Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Hoparlör geri beslemesi. Akustik geribesleme. Ses geribeslemesi.

Absolute units : Saltık birimler. Temel kütle. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Salt birimler.

Abnormal reflection : Olağandışı yansıma. Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması.

Acoustic absorptivity : Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses soğurganlığı. Ses emiciliği katsayısı. Ses emiciliği.

Absorption band : Soğurma bandı. Soğurum kuşağı. Absorpsiyon bandı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak.

Law of conservation of matter synonyms : absolute concentration, absorption loss, absolute magnitude, abcoulomb, abampere, absorption edge.