Lawlessness türkçesi Lawlessness nedir

Lawlessness ile ilgili cümleler

English: It was an era of lawlessness.
Turkish: Bu bir hukuksuzluk çağıydı.

Lawlessness ingilizcede ne demek, Lawlessness nerede nasıl kullanılır?

Flawlessness : Kusursuzluk. Mükemmellik.

Lawless : Kanunları hiçe sayan. Kuralsız. Serkeş. Hukuksuz. Kanunsuz. Yasaya aykırı. Vahşi. Yasalara aykırı. Başıbozuk. Yasadışı.

Lawlessly : Kanunsuzca. Kanuna karşı gelerek. Yasalara aykırı bir şekilde. Kanunsuz bir şekilde. Engelsiz bir şekilde. Yasa dışı bir şekilde. Yasa dışı olarak. Yolsuz olarak.

Clawless : Pençesiz.

Flawless : Defosuz. Özürsüz. Kusursuz. Lekesiz. Mükemmel.

Flawlessly : Kusursuz bir şekilde. Hatasızca. Mükemmel şekilde. Mükemmel bir şekilde. Kusursuzca.

İngilizce Lawlessness Türkçe anlamı, Lawlessness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lawlessness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Babel : Babil.

Embezzlement : Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Zimmete para geçirme. Yazılımlarda değiştirme ve silinti yaparak kendisi ile ilişkisi olmayan bir paraya el koyma. kendisi ile ilişkisi olmayan bir parayı alarak harcama. bir kişinin inanarak kendisine verdiği herhangi bir nesneyi o kişi için dokuncalı olabilecek kötü koşullarla kullanma. Zimmet suçu. Kötüye kullanma. Güveni kötüye kullanma. İhtilas. Zimmetine geçirme. Aşırtı.

 

Embezzlements : Zimmet suçu. Aşırtı. Zimmete para geçirme. Zimmetine geçirme. Güveni kötüye kullanma. Zimmete geçirme. Kötüye kullanma. İhtilas.

Misfeasances : Görevi kötüye kullanma. Görevi suistimal. Vazifeyi kötüye kullanma. Suistimal. Yetkiyi kötüye kullanma. Vazifeyi suistimal.

Anomaly : Aykırılık. Uymazlık. Anomi. Acayibat. Ayrıklık. Normalden uzaklaşma veya sapma. gelişim ve büyümede olan bozukluklar sonucu vücut ve organların normalden ayrı bir yapılışta olması, fetal anomali, acayibat. denksizlik, kaide dışında olma. doğuştan olan bir bozukluk sonucu normal standarttan belirgin olarak sapma. Kuraldışılık. Sapaklık.

Broils : Kavrulmak. Yanmak. Tartışma. Izgarada kızartmak. Pişmek. Kızartmak. Gürültü. Kavga. Izgara yapmak.

Defraudation : Dolandırma. Hakkını yeme. Hile. Yoksunluk. Hilekarlık. Aldatma. Dolandırıcılık.

Unruliness : İtaatsizlik. İtaatsiz olma durumu. Afacanlık. Azılılık. Kabadayılık. Külhanbeylik. Azgınlık.

Anarchy : Siyasi intizamsızlık. Başsızlık. Kargaşalık. Anarşi. Başıboşluk. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Siyasal ve yönetsel kurumlardaki çözülme sonucu olarak devlet denetiminin kalmaması durumu. Baştanımazlık.

Irregularity : Çarpıklık. Düzgün olmama. Aykırılık. İntizamsızlık. Bozukluk. Kuraldışılık. Nizamsızlık. Suç.

Lawlessness synonyms : babels, derangement, addlement, irregularities, choppiness, chaoses, bumpiness, criminal negligence, disorder, abnormalcy, broil, illegality, balls up, abusiveness, scragginess, abnormals, chaos, illicitness, callaloo, confusion, anarchies, outlawry, abuse, corruptions, big fuss, graft, antinomianism, brigandage, excursiveness, brouhaha, bedlams, illegitimacy, misfeasance.

 

Lawlessness zıt anlamlı kelimeler, Lawlessness kelime anlamı

Legality : Yasallık. Hukuki geçerlilik. Kanunilik. Yasaya uygunluk. Hukuksallık. Meşruiyet. Hukukilik. Meşruluk. Kanuna uyma. Kanuniyet.

Order : Yargı. Kimyasal hız denklemlerinde derişiklik çarpanları sayısı. türevsel denklemin en yüksek türevi. Tabaka. Sipariş. Düze. Bir şeyin yapılmasını, bir malın üretilmesini, gönderilmesini, getirilmesini isteme, ısmarlama. Tertiplemek. Emretmek. Havale. Hal.