Laxest türkçesi Laxest nedir

Laxest ingilizcede ne demek, Laxest nerede nasıl kullanılır?

Flaxes : Keten. Lin. Kendir.

Parallaxes : Iraklık açısı. Paralaks. Kaçıklık.

Relaxes : Dinlenmek. Zayıflatmak. Yumuşamak. Gevşetmek. Hafifletmek. Dinlendirmek. Rahatlatmak. Yumuşatmak. Rahatlamak. Gevşeyip dinlenmek.

Smilaxes : Saparna. Smilaks. Saparma.

Toadflaxes : Nevruz otu. Nevruzotu. Keten otu.

Flaxen haired : Lepiska saçlı.

Relaxed : Yumuşamış. Gevşek. Gevşemiş (kişi). Rahatlamış. Gevşemiş.

Lax : Gevşek. Savsak. Kaygısız. Tembel. Belirsiz. İlgisiz. Dikkatsiz. Kontrolsüz. Umursamaz. İhmalci.

Relaxed dna : Relaks dna. En kararlı ve değişikliğe uğramamış yapısıyla herhangi bir dna, pek çok hücresel koşullar altında tipik olarak b-dna biçimi.

Make relaxed : Gevşetmek.

İngilizce Laxest Türkçe anlamı, Laxest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Laxest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Doughface : Kolayca yönlendirilen kimse. (abd tarihi) iç savaş sırasında güney'i desteklemiş olan kuzeyli (özellikle de köleliği kınamayı reddetmiş kuzeyli kongre üyesi). Zayıf.

Clement : Yufka yürekli. Hoşgörülü. Ilıman. Merhametli. Ilımlı. Şefkatli. Güneşli ve ılık (hava). Uysal.

 

Airy : Hava gibi hafif. Kendine bir hava veren. Hayali. Havasal. Çalım satan. Boş. Çevik. Havalı. İşe yaramaz. Canlı.

Benignant : Müşfik. Yararlı. Merhametli. Tehlikesiz. Sevecen. Faydalı. İyi kalpli. İyicil. İyicil (tümör).

Bap : Geniş. (britanya ingilizcesi) çörek. Rulo şeklindeki bir britanya ekmeği. Kadın göğsü. Küçük topak ekmek.

Conscience proof : Duygusuz. Yüzsüz.

Clouded : Karanlık. Tartışmalı. Bulutlanmış. Gölgeli. Bulutlu. Donuk. Tartışma yaratan. Bulanık. Lekeli.

Dim : Donuk. Salak. Işıkları azaltmak. Sönük. Karartmak. Budala. Sönükleşmek. Azaltmak. Belirsizleşmek.

Disregardful : Aldırmaz. Saygısız.

Flagging : Cansız. Zayıf. Plaka döşeme.

Laxest synonyms : fourth year, blandest, cranky, drooping, indifferent, heedlessly, feather like, baggiest, incautious, creamiest, impassive, flabbier, borderline, cloudiest, ultimate, crankier, flabbiest, breeziest, creamier, sunset, breezier, borderlines, blander, ductile, devil may care, smoothest, inobservant, emotionless, baggy, breezy, abstract, freewheeling, laxer.

Laxest zıt anlamlı kelimeler, Laxest kelime anlamı

Future : İstikbal. Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım… bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalı’ya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zaman’dır. bk. bildirme kipleri. Gelecek zaman kipi. İlerki. Müstakbel. İleriki. Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. İleri. Yarın.

 

Present : Armağan. Sunmak. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şimdiki zaman. Vermek. Tanıştırmak. Takdim etmek. Şu anki. Göstermek. Adamla getirtme.

First : İlkönce. Mükemmel. Başlangıç. İlk olarak. Öncelikle. İlk kez. Birincilik. Birinci. Önce. İlk.