Lazurite türkçesi Lazurite nedir

  • Lazurit.
  • Yarı değerli mücevher taşı olan lacivert taşında bulunan koyu mavi mineral.
  • Yarı değerleri taşlarda bulunan koyu mavi maden.

Lazurite ingilizcede ne demek, Lazurite nerede nasıl kullanılır?

Diclazuril : Benzenasetonitril yapısında antikoksidiyal etkili olan ve ayrıca oositlerin sporlanmasını da engelleyen bir antiparaziter ilaç. Diklazuril.

Lazuli : Gökyüzü rengi. Mücevher olarak kullanılan koyu mavi mineral. Gök mavisi. Lacivert taşı. Lapis lazuli. Çok eski çağlardan beri mücevher olarak kullanılan bir taş türü.

Lazuline : Lacivert taşı renginde olan. Gök mavisi.

Lazulis : Çok eski çağlardan beri mücevher olarak kullanılan bir taş türü. Lapis lazuli.

Lazulite : Gök mavisi maden. Lazulit. Gök mavisi bir mineral.

Lapis lazuli : Azürtaşı. Lacivert taşı. Laciverttaş. Gök cevher. Lacivert taş.

Lazulitic : Lacivert taşına it. Lacivert taşı işle ilgili (gök mavisi bir mineral).

İngilizce Lazurite Türkçe anlamı, Lazurite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lazurite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Labor : (taşıt) yavaş yavaş ilerlemek. Ağrı çekmek. Alın teriyle yapmak. Çalışmak (iş vb). Emek. Doğum sancısı. Doğum sancısı çekmek. Çalışmak. İş gücü. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad.

 

Labour party : İşçi partisi. Emek partisi.

Politico : Çıkarcı politikacı. Devlet adamı.

Politician : Politikacı. Siyasi. Siyasetçi. Devlet adamı. Çıkarcı politikacı. Siyaset adamı.

Labour : İşçi sınıfı. Doğum sancısı. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak üzere giriştiği, hem doğal ve toplumsal çevresini, hem de kendi kendisini değiştiren çalışma süreci. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan beden ve/veya beyin gücü. Çalışma. Emek vermek. İş gücü. ä°şçi partisi'ne ilişkin. Doğum. Emekle meydana getirmek.

Soil : Kimyasal, fiziksel ve biyolojik faktörler etkisiyle oluşmuş, organik ve mineral maddelerin değişim ve karışımından meydana gelmiş olan litosferin gevşek kısmı. Başka yerlerden taşınıp biriktirilen ya da yerli kayaların fiziksel, kimyasal ve dirimsel yollarla dağılıp çözülmeleriyle oluşan, türleri, kalınlığı, sürekliliği ve tarım bakımından değerleriyle ayrımlı yüzeysel örtü. Taze otla beslemek. Lekelemek. Pislik. Ülke yurt. Vatan. Leke. Kir. Kirlenmek.

Dirt : Alçaklık. Çer çöp. Çamur. Maden içeren toprak. Kir. Müstehcen söz. Pislik. Toz. Çerçöp. Namussuzluk.

Lazurite synonyms : pol, political leader, british labour party.