Politico türkçesi Politico nedir

Politico ingilizcede ne demek, Politico nerede nasıl kullanılır?

Politicos : Devlet adamı. Çıkarcı politikacı.

Politic of a currency management : Güdümlü para siyasası. Satakta ederler düzlemini büyük düşüş ve yükselişlerden koruyabilmek amacıyla yürürlükteki paranın satın alma gücünü istenildiği gibi yürütme ve yönetme siyasası.

Body politic : Devlet oluşturan halk kitlesi. Devlet. Siyasi topluluk. Siyasi cemiyet. Siyasal kuruluş. Siyasal yapı. Siyasi teşekkül. Organize olmuş toplum. Devlet kurumu.

Politic : Tedbirli. İhtiyatlı. Siyasal. Sağgörülü. Kurnaz. Akıllı. Politik. Basiretli. Çıkarcı. Becerikli.

Political : Siyasal. Hükümete ait. Hükümet. Politik. Devlet. Devlete ait. Politikayla ilgilenen. Siyasi.

Political eight : Rusya federasyonu’nun 1998 yılında g7 ülkelerine katılımıyla genişleyen sanayileşmiş ülkeler topluluğu. krş. g7, g5. G8.

Political economy : Politik ekonomi. İktisat ilmi. İktisadi politika. Siyasi iktisat. Toplumsal üretim ilişkilerinin gelişmesine bağlı olarak bu gelişmenin farklı evrelerinde mal ve hizmetlerin üretim, dağıtım ve değişim koşullarını etkileyen yasaları saptayan ve irdeleyen bir tür iktisat bilimi. Ekonomi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Siyasal iktisat. Siyasal ekonomi. İktisat bilimi.

 

Political offence : Siyasi suç. Siyasal suç.

Political capture theory : Düzenleyiciyi kuşatma kuramı. Sanayideki egemen firmanın, konumunu sürdürmesini sağlayan düzenlemeleri yapan düzenleyici kurumun önünde sonunda tamamen sözkonusu firma tarafından kuşatılacağını ileri süren kuram.

Political business cycles : Politik iş çevrimleri. Siyasi konjonktür. Tekrar seçilmek isteyen hükümetlerin seçim öncesi ve sonrasında farklı hedeflere yönelik iktisat politikaları uygulamaları sonucu ortaya çıkan iş çevrimleri.

İngilizce Politico Türkçe anlamı, Politico eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Politico ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Campaigner : Mücadele veren kimse. Tecrübeli asker. Kampanyaya katılan kimse. Kampanyacı.

Labourite : İşçi partisi destekçisi. İşçi partisi üyesi. İsçi partisi yandaşı. İngiliz işçi partisi üyesi.

Statesman : Ulusal lider. Deneyimli politikacı. Devlet büyüğü.

Democrat : Halkçı. Demokratik. Elerkçi. Halkerkçi. Demokrat. Demokratik partili.

Boss : Kabartma yapmak. Yönetmek. Patron. -e emirler yağdırmak. Patronluk etmek. İşveren. Kabartma. Ustabaşı. Otoriter olmak.

Statesmen : Devlet büyükleri. Deneyimli politikacı. Devlet adamları.

Whig : Liberal parti ile ilgili (ingiliz ingilizcesi). Britanya'da politik parti.

Nominee : Mümessil. Namzet. Temsilci. Başkası adına işlem yapan aracı ya da temel kişi yetkilisinin işi yüklendiğini belirten deyim. Atanan kimse. Adına. Aday. Vekil.

Candidate : Namzet. Namzetlik. Ulusal ya da karma takımlarda oynatılmak üzere türlü takımlardan seçilen oyuncular. Aday. Talip. Sınava giren kimse.

 

Socialist : Sosyalizme özgü. Toplumcu. Sosyalist.

Politico synonyms : political boss, political leader, potemkin, machine politician, grigori aleksandrovich potemkin, national leader, pol, noncandidate, grigori potyokin, potyokin, grigori potemkin, political hack, party liner, standard bearer, rabble rouser, politicos, ward heeler, solon, sachem, trimmer, federalist, party man, politician, hack, communist, technocrat, leader, republican, politicians, party boss, demagogue, trimmers, mugwump.

Politico zıt anlamlı kelimeler, Politico kelime anlamı

Follower : Başlık. Hizmetli. Ahşap başlık. Mürit. Havari. Destekçi. Baskıcı. Takipçi. Hayran. Kuyruk.