Campaigner türkçesi Campaigner nedir
- Tecrübeli asker.
- Kampanyaya katılan kimse.
- Kampanyacı.
- Mücadele veren kimse.
Campaigner ingilizcede ne demek, Campaigner nerede nasıl kullanılır?
Old campaigner : Çok deneyimli kimse. Tecrübeli kimse.
Campaigners : Kampanyaya katılan kimse. Mücadele veren kimse.
Campaigne : Sefer. Ordunun, savaş yapmak üzere genellikle yurt dışına yaptığı yolculuk.
Campaigned : Kampanyaya katılmak. Adaylığını koymak. Savaşmak. Sefere çıkmak. Mücadele vermek. Kampanya yapmak. Kampanya. Seferberlik. Sefer.
Campaign finance reform : Politik kampanyaların kaynak artırımı ve harcamalarını düzenleyen kanun değişikliği.
Campaign fund : Seçim kampanyası için ayrılan fon. Seçim kampanyası fonu.
Campaign hat : Genellikle asker veya polis üniformalarının bir parçası olarak giyilen geniş siperlikli şapka.
Campaign trail : Seçim kampanyası gezisi. Belirli bir aday veya fikri desteklemek amacıyla yapılan ziyaretlerin yolu.
Campaign promise : Kampanya sözü. Seçim kampanyası vaadi. Kampanyası esnasında bir siyasi aday tarafından yapılan spesifik vaat.
Campaign plan : Seçim kampanyası planı. Harekat planı. Sefer planı.
İngilizce Campaigner Türkçe anlamı, Campaigner eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Campaigner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Nominee : Namzet. Vekil. Atanan kimse. Başkası adına işlem yapan aracı ya da temel kişi yetkilisinin işi yüklendiğini belirten deyim. Adına. Mümessil. Aday. Temsilci.
Stalking horse : Paravan. Maske. Göstermelik aday. Siper arkasında gizlenme. Bahane. Avcının arkasına saklandığı at.
Dark horse : Hiç bilinmediği halde seçimi kazanan politikacı. Beklenmedik başarı gösteren politikacı. Sürpriz at. Yarışta kazanması umulmayan at. Kazanma ihtimali zor olan. Yetenekleri bilinmeyen kimse. Beklenmedik başarı gösteren yarış atı. Beklenmedik başarı gösteren kişi. Beklemediği halde aday gösterilen adam. Sürpriz yapabilme olasılığına sahip siyasal parti veya lider.
Spoiler : Rüzgarlık. Yağmacı. Berbat eden. Çapulcu. Hız kesici kanat. Kanatların üzerindeki hava akışını dağıtarak veya bozarak kaldırma kuvvetini azaltan kumanda yüzeyi. Spoyler. Hava freni. Bozan. Uçak fren kanadı.
Politico : Çıkarcı politikacı. Devlet adamı.
Agitators : Fesat. Eylemci. Tahrikçi. Kışkırtan. Provokatör. Malaksör. Kışkırtıcı. Ajitatör. Tahrikçi kişi.
Old sweat : Yaşlı asker.
Politician : Devlet adamı. Siyasetçi. Siyasi. Politikacı. Çıkarcı politikacı. Siyaset adamı.
Candidate : Namzetlik. Talip. Sınava giren kimse. Aday. Namzet. Ulusal ya da karma takımlarda oynatılmak üzere türlü takımlardan seçilen oyuncular.
Campaigner synonyms : favorite son, pol, political leader, write in candidate, campaigners, write in, agitator, running mate.
Campaigner ingilizce tanımı, definition of Campaigner
Campaigner kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A veteran. An old soldier. One who has served in an army in several campaigns.

Bu kısımda Campaigner kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Campaigner ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Campaigner anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Campaigner ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.