Campaigne türkçesi Campaigne nedir
- Tarih alanında kullanılır.
- Sefer.
- Ordunun, savaş yapmak üzere genellikle yurt dışına yaptığı yolculuk.
Campaigne ile ilgili cümleler
English: Truman campaigned until Election Day.
Turkish: Truman seçim gününe kadar mücadele etti.
English: Eisenhower had campaigned to end the war.
Turkish: Eisenhower, savaşı sona erdirmek için mücadele etti.
Campaigne ingilizcede ne demek, Campaigne nerede nasıl kullanılır?
Campaigned : Kampanyaya katılmak. Kampanya yapmak. Kampanya. Sefer. Adaylığını koymak. Mücadele vermek. Sefere çıkmak. Seferberlik. Savaşmak.
Campaigner : Kampanyacı. Tecrübeli asker. Kampanyaya katılan kimse. Mücadele veren kimse.
Campaigners : Kampanyaya katılan kimse. Mücadele veren kimse.
Old campaigner : Çok deneyimli kimse. Tecrübeli kimse.
Campaign finance reform : Politik kampanyaların kaynak artırımı ve harcamalarını düzenleyen kanun değişikliği.
Campaign funds : Seçim kampanyası fonları.
Campaign speech : Bir seçimde yarışan bir adayın vaat ve sözlerini söylediği konuşma.
Campaign hat : Genellikle asker veya polis üniformalarının bir parçası olarak giyilen geniş siperlikli şapka.
Campaign pledge : Bir kampanya esnasında siyasi bir aday tarafından verilen spesifik bir söz. Kampanya vaadi. Seçim kampanyası vaadi.
Campaign issue : Bir kampanya esnasında sık sık adres gösterilen politik veya sosyal mesele.
İngilizce Campaigne Türkçe anlamı, Campaigne eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Campaigne ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Autocracy : Saltıkçı yönetim. Otokrasiyle yönetilen ülke. Mutlak monarşi. Otokrasi. Mutlakiyet idaresi. Saltçılık. Saltıkçılık. Hükümdarın, tüm siyasal erki elinde bulundurduğu yönetim biçimi. Baskı rejimi.
Journey : Seyahat etmek. Seyahat. Yolculuk yapmak. Yolculuk etmek. Gezinti yeri. Mesafe. Yolculuk. Geziye çıkmak.
Candidature : Adaylık. Namzetlik.
Armour : Zırhlı güçler. Korumalık. Yarak. Düşman silahlarının etkisinden korunmak için giyilen çelik giysi. Zırh kablo. Güney dakota eyaletinde şehir. Zırh. Zırhla kaplamak. Silah.
Venture : Tehlikeye atılmak. Cesaret edip girişmek. Riske etmek. Cesaret etmek. Tehlikeli iş. Tehlikeli girişim. Göze almak. Şans işi. Girişim. Tehlikeye atmak.
Apostle : Bir hareketin lideri. Misyoner. Öncü. Önder. Hz isa´nın on iki havarisinden biri. Havari. Döneklik. İnanç ve öğütlerini yaymak için isa peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri. Apostol.
Race : Hızlı çalışmak (motor). Yarışa sokmak. Yarış etmek. Yarıştırmak. Koşmak. Özel ya da doğal yerlerde, belli bir uzaklığa koşarak en kısa sürede ulaşmak için yapılan yarış türü. Atletizm, biyoloji alanlarında kullanılır. Kalıtımsal ıraları (deri, göz, saç rengi, saç biçimi, baş biçimi, boy, kan grubu vb.) bir birlik gösteren kişilerin oluşturdukları doğal topluluk, bk. sarı ırk, beyaz ırk, kara ırk. Yarış. Irk.
Run : Sürmek. Gidip gelmek (arasında). Adaylığını koymak. Koşturmak. Koşmak. Akmak. Kaçakçılığı yapmak. Aday olmak. Sızmak. Tabanları yağlamak.
Drive : Topla giriş. Sokmak. Sürmek. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Elektro gitardan alınan ses sinyalinin yükselteçte oluşan kirlenim seviyesi için belirleyici olan ve kirlenim ile doğru orantılı bir etken. Bir oyuncunun, topla ilerlerken ya da dururken, savunan tarafın bıraktığı boşluklardan sepete doğru birden dalışı. Çalıştırmak. Araba kullanmak. Açlık, susuzluk, cinsel istek gibi ancak bir etkinlikle sona eren ya da hafifleyen fizyolojik ya da ruhsal gerginlik. herhangi bir güdü ya da davranımı belirleyen şey. Uzun vuruş.
Adventuring : Macera. Tehlikeye atmak. Yeltenmek. Risk. Riske atmak. Serüven. Atılmak. Tehlikeli iş. Avantür.
Campaigne synonyms : gay liberation movement, charm campaign, ad campaign, women's lib, ad blitz, women's liberation movement, cross file, fund raising effort, fund raising drive, fund raising campaign, youth crusade, anti war movement, political campaign, gay lib, anabasis, areopagite, whistlestop, excursion, candidacy, areopag, almanac, archon, electioneering, armistice, adventure, acropolis, headway, movement, campaigns, advertising campaign, military expedition, war, adventured.
Campaigne zıt anlamlı kelimeler, Campaigne kelime anlamı
Make peace : Barıştırmak. Barış yapmak. Barışmak.

Bu kısımda Campaigne kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Campaigne ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Campaigne anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Campaigne ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.