Seyahat nedir, Seyahat ne demek

Seyahat; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Yolculuk.
  • Gezi

"Seyahat" ile ilgili cümleler

  • "Her zamanki seyahat hatıralarını anlatmaya başladı." - P. Safa

Seyahat hakkında bilgiler

Seyahat ya da yolculuk, kişi ya da nesnelerin (uçak, bot, tren, vb.) uzak yerler arasında gerçekleştirdiği devinimdir.

Eğlence, turizm ve tatilin yanı sıra dini, kültürel ve eğitsel amaçlı yolculuklar da yapılabilmektedir. Yolculuk; yerel, bölgesel, ulusal ya da uluslararası çapta gerçekleşebilir.

Seyahat ile ilgili Cümleler

  • Seyahat çekiyle ödeyebilir miyim?
  • Ali ve Mary önümüzdeki ay gelincikler diyarına seyahat etmeyi planlıyorlar.
  • Seyahat çekleriyle ödeyeceğim.
  • Seyahat bürosundan bazı broşürler alalım.
  • Ali seyahat etmeyi sevdi.
  • Seyahat edecek zamanım yok.
  • Ben uçakla seyahat ediyorum.
  • Seyahat çeki ile ödeme yapabilir miyim?
  • Seyahat çekleri kabul ediyor musunuz?
  • O, Havayi'ye bir seyahat kazanmış kadar mutlu görünüyor.
  • Seyahat acentalarının gelirleri arttı.
  • Benim Japonya'ya olan seyahat masraflarım üniversite tarafından ödendi.
  • Biz batıya doğru 100 mil seyahat ettik.
  • Bir seyahat acentesinde çalışıyorum.

Seyahat kısaca anlamı, tanımı:

Yolculuk : Herhangi bir taşıtla bir yere gidip gelme. Ülkeden ülkeye veya bir ülke içinde bir yerden bir yere gidiş veya geliş, gezi, seyahat, sefer. Bu gidiş gelişte geçen süre.

 

Seyahat etmek : Uzak yerleri gezerek görmek, yolculuk etmek.

Seyahat acentesi : Geziyle ilgili hizmetleri düzenleyen ticari kuruluş. Yolculuk bileti satılan ticari kuruluş.

Seyahatname : Bir yazarın gezip gördüğü yerlerden edindiği bilgi ve izlenimlerini anlattığı eser.

İş seyahati : İş gezisi.

Gezi : Gezinti yeri. Bu kumaştan yapılan. Gezilip hava alınacak yer. Ülkeler veya şehirler arasında yapılmış olan uzun yolculuk, seyahat. Pamuk ve ipekle karışık dokunmuş hareli kumaş. Gezmek, görmek, eğlenmek amacıyla yapılmış olan yolculuk.

Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Erkek. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs.

Nesnel : Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı. Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.

Tren : Demir yolunda yolcu ve yük taşımakta kullanılan, bir veya birkaç lokomotif tarafından çekilen vagonlar dizisi, katar, şimendifer.

Uzak : İhtimali az olan. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. Arada çok zaman bulunan. Yakın olmayan yer. Eli, gücü veya hükmü yetişmez. Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı.

Gerçek : Yapay olmayan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Yalan olmayan. Doğruluk. Gerçeklik. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Temel, başlıca, asıl. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat.

 

Devinim : Bir düşünce sürecinin başlaması, hareket. Bir toplumdaki olayların ana özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin bütünü. Zaman içinde durum değiştirme. Devinme işi, hareket. Durağan bir noktaya göre devinmekte olan bir nesnenin durumu, devim, hareket. Bir ruh durumundan başka bir ruh durumuna geçiş.

Diğer dillerde Seyahat anlamı nedir?

İngilizce'de Seyahat ne demek? : adj. traveling, travelling [Brit.]

n. travel, trip, journey, voyage, Eyre, peregrination

Fransızca'da Seyahat : voyage [le], déplacement [le], tour [le]

Almanca'da Seyahat : n. Reise, Wanderschaft, Wanderung

Rusça'da Seyahat : n. путешествие (N), поездка (F), экскурсия (F), экспедиция (F), странствие (N)

adj. дорожный, экспедиционный