Yolculuk nedir, Yolculuk ne demek

"Yolculuk" ile ilgili cümleler

  • "Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk." - F. N. Çamlıbel
  • "Yolculukla ilgili işlemleri tamamlarken, koltuğuna oturtmuştuk onu." - N. Cumalı

Bilimsel terim anlamı:

Belli bir başlangıç noktasından varış yerine değin tek bir taşıtla gidilmesini içeren insan devinimi.

İngilizce'de Yolculuk ne demek? Yolculuk ingilizcesi nedir?:

trip

Yolculuk hakkında bilgiler

[Bakınız: seyahat]

Yolculuk ile ilgili Cümleler

  • En son ne zaman trenle yolculuk ettin?
  • Gemiyle yolculuk yapmayı seviyorum.
  • Yolculuk edersen köpeğini bana bırakamazsın.
  • Ali yolculuk için yeterli parası olmayan tek kişi.
  • Biz geçen yıl üç ay boyunca birlikte yolculuk ettik.
  • Kitap okumak yolculuk yapmaya benzer.
  • Yolculuk boyunca John ve ben arabayı sırayla sürdük.
  • Yolculuk henüz başladı.
  • Yolculuk boyunca iyi vakit geçirdim.
  • Yazın bir yere yolculuk ettin mi?
  • Yolculuk en az beş gün sürecek.
  • Yolculuk 14 ay sürdü.
  • Gemiyle yolculuk yapmayı severim.
  • Yolculuk en az bir hafta sürecek.

Yolculuk kısaca anlamı, tanımı:

Seyahat : Gezi. Yolculuk.

Yolculuk etmek : Bir yerden başka bir yere gitmek.

Demir yolculuk : Demir yolcunun yaptığı iş.

 

Mavi yolculuk : Güneybatı kıyılarımızda denizden koy koy dolaşılarak yapılmış olan gezi.

Orta yolculuk : Orta yolcu olma durumu.

Son yolculuk : Ölüm.

Ahiret yolculuğu : Ölüm.

Yolcu : İşten çıkarılması beklenen kimse. Yolculuğa çıkmış kimse. Doğması beklenen çocuk. İyileşmesi umutsuz hasta. Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse.

Ülke : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge. Devlet.

Gidiş : Gitme işi. Tutum, durum, davranış. Gitme biçimi, tempo.

Geliş : Gelme işi.

Gezi : Gezinti yeri. Gezmek, görmek, eğlenmek amacıyla yapılmış olan yolculuk. Bu kumaştan yapılan. Gezilip hava alınacak yer. Pamuk ve ipekle karışık dokunmuş hareli kumaş. Ülkeler veya şehirler arasında yapılmış olan uzun yolculuk, seyahat.

Sefer : Yolculuk. Kez, defa. Genellikle ülke dışına yapılmış olan askerî harekât, savaşa gitme, savaş.

Taşıt : Otomobil, tren, gemi, uçak gibi taşıma araçlarının ortak adı, nakil aracı, nakil vasıtası, vasıta.

Gelme : Yetişme. Gelmek işi. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmiş olan.

Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.

Geçen : Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.).

Süre : Kur'an'ın yüz on dört bölümünden her biri.

Yolculuk dağıtımı : Belli bir başlangıç bölgesinden kaynaklanan her yolculuğun, harita üzerinde, her olası bitiş bölgesine varışını belirleyen araştırma yöntemi.

 

Yolculuk yaratımı : Kent içinde yeni yapılan yapılarda, yeni kurulan işyerlerinde görülen kentsel etkinliklerin taşıt dolaşımını ve durma yeri gereksinmesini artırması olgusu.

Diğer dillerde Yolculuk anlamı nedir?

İngilizce'de Yolculuk ne demek? : adj. cruising, itinerary

n. headway, journey, peregrination, travel, trip, voyage, passage

Fransızca'da Yolculuk : voyage [le], course [la], tour [le], trajet [le]

Almanca'da Yolculuk : n. Fahrt, Reise, Tour, Wanderschaft

Rusça'da Yolculuk : n. путешествие (N), поездка (F), дорога (F)

adj. дорожный, походный