Candidature türkçesi Candidature nedir

Candidature ingilizcede ne demek, Candidature nerede nasıl kullanılır?

Candidatures : Adaylık. Namzetlik.

Candidate : Namzet. Ulusal ya da karma takımlarda oynatılmak üzere türlü takımlardan seçilen oyuncular. Talip. Namzetlik. Sınava giren kimse. Aday.

Candidate for the premiership : Bir seçimde başbakanlık için yarışan kimse. Başbakanlık adayı.

Candidate for the presidency : Başkanlık adayı. Başkanlık seçimlerinde yarışan aday.

Candidate generating density : Aday üretici yoğunluk.

Doctoral candidate : Doktora adayı. Doktor adayı.

Officer candidate expediency tests : Bir askerin subay olmak için uygun olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılan testler serisi.

Officer candidate academic studies program : Askerlik öncesi alınan akademik öğrenim.

Job candidate : İş adayı.

Officer candidate : Subay namzedi. Subay adayı.

İngilizce Candidature Türkçe anlamı, Candidature eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Candidature ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drive : Kuşak, teker vb. veri saklama ortamlarının bir okuyucu-yazıcı kafa karşısına sürülmelerini sağlayarak gerekli okuma-yazma işlemlerini gerçekleştiren bilgisayar giriş-çıkış birimlerinin her birinin genel adı. miknatıslı kuşak sürücü, mıknatıslı teker sürücü ya da dört sürücülü teker bellek gibi bağlamlar içerisinde kullanılır. Topu elinde bulunduran oyuncunun karşı takım savunma katında gördüğü bir açıklıktan çembere doğru giriş yapması. Dürtü. Kovalamak. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Hareket ettirmek. Topu genellikle arka çizgi yakınlarına düşürecek biçimde ve topa gidiş yönünde bir dönme hareketi vererek yapılan vuruş. Arabayla götürmek. Örgenin kendi denetimi dışındaki etkenlerce, sonuçlarını öngörmeden davranmaya zorlandığı bir güdülenim biçimi. Vurmak.

 

Movement : Akım. Manevra. Biyoloji, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Her türlü değişimi gösteren özdeğin bir varlık biçimi. ötelenme, dönme, titreşim gibi konum değiştirme. Bir organizmanın çeşitli kısımlarının birbirine göre durumunu ya da yerini değiştirmesi. Çalışma. Cereyan. Mekanizma. Bağırsakların çalışması. Meyil.

Nominations : Tayin. Atama. Aday gösterme.

Stumping : Kafa tutmak. Krikette hedefi vurarak oyun dışı etmek. Ödemek (ingiliz ingilizcesi). Afallatmak. Seçim propagandası yapmak. Ezmek. Meydan okumak. Sorularıyla şaşırtmak. Meşin kalemle çizmek. Şaşırtıcı.

Campaign : Seferberlik. Sefer. Adaylığını koymak. Savaşmak. Savaş. Mücadele. Mücadele vermek. Kampanya. Kampanyaya katılmak. Kampanya yapmak.

Nomination : Atama. Aday gösterme. Tayin.

Whispering campaign : İftira kampanyası. Dedikodu kampanyası.

Campaigning : Siyasi kampanya. Seçim kampanyası.

Electioneering : Seçim kampanyası. Seçim kampanyası yapma. Seçim propagandası. Seçim politikası.

 

Candidature synonyms : political campaign, front porch campaigning, front porch campaign, whistle stop tour, candidacies, candidacy, candidatures, cause, effort, candidateship, candidate, crusade, hustings.

Candidature ingilizce tanımı, definition of Candidature

Candidature kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Candidacy.