Labourite türkçesi Labourite nedir

  • İşçi partisi üyesi.
  • İsçi partisi yandaşı.
  • İngiliz işçi partisi üyesi.
  • İşçi partisi destekçisi.

Labourite ingilizcede ne demek, Labourite nerede nasıl kullanılır?

Labouring : Çalışan. Yorucu. Zahmetli.

Labourism : İşçi partisi ilkeleri (ayrıca laborism). İşçilerin toplum içindeki egemenliğini savunan siyasi doktrin. İşçi prensipleri. İşçi egemenliğini savunan siyasal bir doktrin. Emekçilik.

Labourist : İşçi hakları savunucusu. İşçi haklarını savunan kişi. İşçi haklarını savunan kimse (ayrıca laborist).

Labour saving technique : Veri teknoloji ve aynı eş ürün eğrisi üzerinde kalma koşuluyla, ücretlerin faize göre yükselmesi nedeniyle, bir ürünün üretiminde emeğin yerine sermayenin kullanılması. Emek tasarruf edici teknik.

Labour agreement : İş sözleşmesi. Toplu iş anlaşması.

Labour costs : İşçilik gideri. İşçilik masrafları. İşçilik giderleri.

Labour contract to indefinite time : Kapsamında, sona ereceği gün belirtilmemiş iş sözleşmesi. Süresi belirsiz iş sözleşemsi.

Labour cost index : Toplam, doğrudan ve dolaylı saat başına işçilik maliyetlerindeki değişimi ölçmek için kullanılan dizin. İşçilik maliyet dizini.

Labour conflicts : İş anlaşmazlıkları. Uygulanılmakta olan iş koşullarının tümü ya da bir kaçının niteliği, yönetmi ve benzeri nedenlerle işçi ve işvereni doğrudan doğruya ve karşılıklı olarak ilgilendiren işlemlerde her iki yan arasında ortaya çıkan anlaşmazlık.

 

Labour day : Çalışma günü. Çalışan insanların onuruna belirli ülkelerce 1 mayıs'ta kutlanan ulusal bayram. Emeğin ve çalışan insanların onuruna kanada ve abd'de her yıl eylül ayının birinci pazartesi günü kutlanan ulusal bayram. İşçi günü. İşçi bayramı.

İngilizce Labourite Türkçe anlamı, Labourite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Labourite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Laborite : Bir sendika üyesi. İşçi yandaşı. Çalışanların haklarını temsil eden siyasi bir partinin üyesi.

Laborites : Bir sendika üyesi. İşçi yandaşı. Çalışanların haklarını temsil eden siyasi bir partinin üyesi.

Labor : Çaba harcamak. Çalışmak (iş vb). Uğraşmak. Doğum sancısı çekmek. Üretimi geliştiren en önemli etken; yapılana katılan insan gücü. yapılan işte para ile ölçümlenen insan emeği. Bkz.labour. İş gücü. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Çalışma.

Labour party : Emek partisi. İşçi partisi.

Labour : Doğum sancısı. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan beden ve/veya beyin gücü. Doğurma. Lafı uzatmak. Emek harcamak. İşçi sınıfı. Emek. Güçlükle hareket etmek. Doğum sancısı çekmek. İş.

Politico : Devlet adamı. Çıkarcı politikacı.

Politician : Siyasi. Çıkarcı politikacı. Siyasetçi. Politikacı. Siyaset adamı. Devlet adamı.

Labourite synonyms : pol, british labour party, political leader.