Leadership türkçesi Leadership nedir
- Liderler.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- Liderlik.
- Reislik.
- Önde gelenler.
- Başkanlık.
- Önderlik.
- Lidere yakışan vasıflar.
- Bir toplumsal kümede üyelerce gönüllü olarak izlenen bir kişinin ünü, gücü ya da toplumsal yeri dolayısıyla öncülük etmesi, toplumsal davranış başlatabilmesi, başkalarının çabalarını yönetmesi, örgütlemesi, denetlemesi durumu ya da süreci.
- Öncülük.
Leadership ile ilgili cümleler
English: The British would need strong leadership.
Turkish: İngiltere güçlü bir liderlik gerektirir.
English: Strong leadership was needed.
Turkish: Güçlü liderlik gerekliydi
English: We need leadership.
Turkish: Liderliğe ihtiyacımız var.
English: It is certain that one important criterion for employment is having 'leadership'.
Turkish: Liderliğe sahip olmanın, istihdam için önemli bir kriter olduğu kesindir.
Leadership ingilizcede ne demek, Leadership nerede nasıl kullanılır?
Jewish agency leadership : Yahudi ajansı başkanının pozisyonu. Yahudi ajansı başkanlığı.
Market leadership : Pazar liderliği. Piyasa liderliği.
Military leadership : Askeri liderlik.
Natural leadership : Doğal liderlik. Doğal özellik olarak lider yeteneklerine sahip olma durumu.
Price leadership : Üretecekleri mal miktarları birbirine bağlı olan işletmelerin etkinlik gösterdiği azel piyasasında, işletmelerden birinin fiyat yapıcı konumunda olması. Fiyat önderliği. Fiyat liderliği.
Market leaders : Piyasada rağbet gören ürünler.
Leader character : Öncül damga. Sekme iz karakteri. Öncül karakter. Dolgu damgası. Dolgu karakteri. İz karakteri. Öncü damga.
Leader sequence : Lider dizi. Özelleşmiş bir hedefe veya regülatör bir işleve sahip rnanın 5ı ucu veya proteinin amino terminaline yakın kısa bir dizi.
Ringleaders : İdareci. Tertipçi. Çete lideri. Çete başı. Elebaşı.
Leader of the party : Parti başkanı.
İngilizce Leadership Türkçe anlamı, Leadership eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Leadership ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Rome : Roma.
Alienation : Soğutma. Aliyenasyon. Devir. Ötekileştirme. Aralarını açma. Yabancı emek. Uzaklaşma. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Yabancılaştırma. Yabancılaşma.
High command : Bir askeri veya başkaca bir otoritenin üst komutası. Üst komuta. Baş kumandanlık.
Wardenship : Gardiyanlık. Müdürlük. Muhafızlık statüsü veya ofisi. Muhafızlık.
Leading : Satır aralığı. Kurşun kaplama. Yol gösterme. Rehberlik. Ana. Kurşun çerçeve. Yol gösteren. İleri gelen. Başlıca. İma.
Abilities : Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Yetenekler. İktidar. Kabiliyet. Yetenek. Yeterlik. Güç. Beceri.
Captaincies : Yüzbaşılık. Kaptanlık.
Activity : Kuvvet. Etkiniik. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. İnsanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri kuran, düzenleyen ve denetleyen eylemleri. Yapılan işler. Faaliyet. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Etki. Hareketlilik. Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bk. ışımetkinlik.
Chairmanship : Yöneticilik. Riyaset. Yöneticilik hakları ve nitelikleri.
Agnation : Akrabalık (baba tarafından). Hısımlık. Akrabalık. Akrabalık (baba taraf.). Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Soydaşlık. Baba tarafından akrabalık.
Leadership synonyms : trend setting, leaders, chieftainsy, all round development of individual, age grade, generalships, leaderships, acclimatation, age group, front benchers, supreme headquarters, chieftaincies, chieftaincy, affection, front bencher, body, presidential, leads, lead, captainships, captaincy, chairmanships, adjustment in marriage, presidency, captainship, adaptive behavior, generalship, presidentship, headship, aesthetic, agression, helm, directorate.
Leadership zıt anlamlı kelimeler, Leadership kelime anlamı
Inactivity : Hareketsizlik. Durgunluk. Tesirsizlik. Etkisizlik. Avarelik. Üşengeçlik. Tembellik.
Inability : Acizlik. Acziyet. Olanaksızlık. Beceriksizlik. Yeteneksizlik. Gücü olmama. Yapamama. Güçsüzlük. Yetersizlik. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır.
Leadership ingilizce tanımı, definition of Leadership
Leadership kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The office of a leader.

Bu kısımda Leadership kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Leadership ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Leadership anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Leadership ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.