Leaflet türkçesi Leaflet nedir

Leaflet ile ilgili cümleler

English: Ali spent the afternoon handing out leaflets.
Turkish: Ali öğleden sonrayı broşürleri dağıtarak geçirdi.

English: This leaflet contains necessary information.
Turkish: Bu broşür, gerekli bilgiyi içerir.

English: The teacher distributed the leaflets.
Turkish: Öğretmen kitapçıkları dağıttı.

Leaflet ingilizcede ne demek, Leaflet nerede nasıl kullanılır?

Program leaflet : Bir tiyatronun oynadığı oyun, rol dağılımı, yazarı hakkında bilgi veren, içinde tiyatro ile ilgili başka yazılar ve çeşitli rakamlar bulunabilen paralı ya da parasız dağıtılan küçük dergi. avrupada her yapıt için ayrı bir dergi çıkar. Program dergisi.

Leafleting : Ufak yaprakçık. Prospektüs. Kitapçık. Risale. Bildiri. Broşür. Ufak yaprak. Yaprakçık. Bileşik yapraklardan biri. El ilanı.

Leaflets : El ilanı. Broşür. Yaprakçık. Kitapçık. Bileşik yapraklardan biri.

Leafless : Yapraksız.

Leaflessness : Yapraksızlık. Yaprkasızlık. Yapraksız olma. Yaprak yokluğu.

Leaflike : Yaprak gibi. Yaprak biçiminde olan. Yapraksı. Yaprağa benzeyen.

Leaf bug : Yaprak zararlısı.

Leaf beetle : Pancar zararlısı. Yaprak böceği. Yaprak biti.

 

Leaf curl : Kıvırcık baş hastalığı.

Leaf beetles : Yaprak böceği. Yaprak böcekleri. Yaprak biti. Pancar zararlısı. On bir bini aşkın türü içine alan ve bütün gelişme evrelerini yaprak yemekle geçiren kınkanatlılar familyası. (bezelye böceği çok tanınmış türlerinden biridir.).

İngilizce Leaflet Türkçe anlamı, Leaflet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leaflet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Declaration : Bildirim. İfade. Tebliğ. Beyanname. Malın, belli bir gümrük düzenine göre işleminin yapılması için gerekli olan bilgilerin, ilgililerce gümrüğe verilmesinde kullanılan gümrükçe düzenlenmiş formül. bu formülle anılan bilgilerin gümrüğe verilmesi. Takrir. Demeç. Bilgi verme. Açıklama. Kamu yönetim ve kuruluşları yükümlüler ya da yükümlülerle işlemlerde bulunan öteki gerçek ve tüzel kişilerin maliye bakanlığı ya da vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara vergilerine ilişkin isteyecekleri bilgileri vermeleri.

Announcements : İlanlar. Haber (radyo ve televizyon terimi). Duyuru. İlan etme. Bildirme. Anons. İlan. Duyurma.

Throwaway : Ağızdan kaçan söz. Kullan-at. Atılır. Kaçırmak. Sokak çocuğu. İadesiz. Tek veya bir kullanımlık. Düşünmeden veya düşüncesizce söylenmiş. Geri verilmeyen.

Flap : Sallamak. Kanat çırpmak (kuş). Sallanmak. Sinirlenmek. Rüzgarda dalgalanmak (bayrak veya yelken vb). Telaşlanmak. Rüzgarda dalgalanmak. Çırpmak. Katlamak. Kanatlarını çırpmak.

Epistle : Mektup. Mektup (yeni ahit'te yer alan). Ayrıntılı ve uzun mektup. Name. Önemli.

 

Ponying : Likör kadehi. Midilli. Midilli atı. Yirmibeş dolarlık fiş. Yirmibeş pound. Küçük at.

Communiques : Duyuru. Tebliğler. Tebliğ.

Vade mecum : Yol kitabı. Her zaman birinin üzerinde taşınan faydalı bir şey. El kitapçığı. Rehber kitap. Küçük rehber. Her zaman taşınan faydalı şey.

Pinnas : Balık kanadı. Yüzgeç. Kulak kepçesi. Yapracık. Pines. Kulakkepçesi. Pinna. (bileşik yaprakta) yapracık. Telek.

Leaflet synonyms : blue book, handbills, leaflets, announcing, bill, ponies, assertions, heart valve, brochure, package insert, manuals, declaring, annunciations, pony, bibelot, pamphlet, bulletins, ban, folders, booklet, manual, bulletin, asseveration, booklets, brochures, fly sheet, pinna, pinnae, prospectus, handbill, cardiac valve, annunciation, book.

Leaflet ingilizce tanımı, definition of Leaflet

Leaflet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A little leaf. Also, a little printed leaf or a tract.