Lee side türkçesi Lee side nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Rüzgar tarafı.
  • Bir kumulun esen egemen yellere göre kuytu yanı.
  • Kuytu yan.
  • Rüzgar altı.
  • Rüzgar almayan taraf.
  • Rüzgaraltı taraf.

Lee side ingilizcede ne demek, Lee side nerede nasıl kullanılır?

Lee : Poça. Rüzgaraltı. Rüzgar altı yanına doğru. Kuytu. Muhafazalı taraf. Korunaklı alan; kara alanı. Boca. Rüzgardan koruncak yer. Korunmalı taraf. Rüzgardan korunan taraf.

Side : Yandaki. Cephe. İkinci derecede. Çalım. Takım. Yan. Kenar. Taraf tutmak. İkincil. Taraftar.

Lee anchor : Rüzgara kapalı yer. Rüzgar altı. Boca. Geminin rüzgaraltı tarafına alılan demiri.

Lee estimator : Lee tahmincisi.

Lee glashow : Sheldon lee glashow (1932 doğumlu) steven weinberg ve abdus salam ile birlikte 1979 nobel fizik ödülü'nü kazanan amerikalı fizikçi.

Lee harvey oswald : Abd başkanı john f. kennedy suikastının faili. (1939-1963) marksist sempatizan ve abd deniz kuvvetleri mensubu.

Lee iacocca : Otomobil endüstrisinin eski amerikalı yöneticisi (ford motor co. başkanı ve chrysler ceo'su olarak hizmet eden).

İngilizce Lee side Türkçe anlamı, Lee side eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lee side ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

 

Abyss : Derinlik. Varta. Boşluk. Dipsiz gibi görünen yer. Dibi olmayan çukur. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Cehennem. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Hufre. Uçurum.

Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.

Alkali rocks : Alkali kayaç. Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.

Windward side : Rüzgar yönüne doğru. Orsa. Rüzgara maruz kalan taraf. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Dağlık bir yörede, bir kıyıda, egemen rüzgarlara açık yüz. bk. rüzgaraltı yanı. Rüzgar yanı. Yel yanı. Rüzgara yönünde. Bir kumulun egemen yellere bakan yanı.

Leeside : Denize doğru eğilen taraf (gemi ya da teknenin). Rüzgaraltı tarafı. Rüzgarın ters yönünde olan taraf (denizcilik). Rüzgardan korunmuş olan taraf.

After shock : Art sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). Artçı sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı şok.

Alee : Boca. Rüzgaraltında. Rüzgar altına. Rüzgaraltına. Bocada. Rüzgar altında.

Acrozone : Menzil zonu. Uç kuşağı. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar.

Lee anchor : Boca. Rüzgara kapalı yer. Geminin rüzgaraltı tarafına alılan demiri.

Lee side synonyms : advance of aglacier, algonkian, downwind, windwards, weather side, leewards, acid fumarole, absolute chronology, abrasive power, upwind, absolute age, abysal environment, windward, adventive cone, agricultural geology, leeward, aggregats.