Leeways türkçesi Leeways nedir

  • Zaman kaybı.
  • Geminin rüzgaraltı yanına düşmesi.
  • Rahat kımıldanacak yer.
  • Sürüncemede kalan işler.
  • Gecikme.
  • Rotadan çıkma.
  • Bol yer.
  • Rahatça kımıldanacak yer.
  • Rüzgaraltına düşme.
  • Akıntı payı.

Leeways ingilizcede ne demek, Leeways nerede nasıl kullanılır?

Make leeway : Sürüklemek. Rotadan çıkarmak.

Make up leeway : Kaybedilen zamanı telafi etmek. Zaman kaybını telafi etmek. Gecikmeyi telafi etmek.

Leeway : Sürüncemede kalan işler. Rahatça kımıldanacak yer. Bol yer. Gecikme. Geminin rüzgaraltı yanına düşmesi. Rahat hareket edilecek yer. Rahat kımıldanacak yer. Akıntı payı. Rotadan çıkma. Zaman kaybı.

Leewand side : Rüzgaraltı yanı. Dağlık bir yörede, bir kıyıda egemen rüzgarların siperinde kalan yüz. bk. rüzgar yanı.

Leeward : Boca yönüne. Rüzgaraltına ait. Rüzgaraltı. Rüzgaraltına doğru. Rüzgaraltı yönü. Rüzgaraltı tarafına doğru. Rüzgar altı. Rüzgarın yönünde. Rüzgar altına.

Leeward side : Rüzgaraltı tarafı.

Lee estimator : Lee tahmincisi.

To leeward : Rüzgaraltına doğru.

Leewards : Rüzgaraltı yönü. Boca yönüne. Rüzgar altı. Rüzgar altına. Rüzgaraltı. Rüzgaraltına doğru. Rüzgarın yönünde. Rüzgaraltına ait. Rüzgaraltı tarafına doğru.

Lee glashow : Sheldon lee glashow (1932 doğumlu) steven weinberg ve abdus salam ile birlikte 1979 nobel fizik ödülü'nü kazanan amerikalı fizikçi.

 

İngilizce Leeways Türkçe anlamı, Leeways eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leeways ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Biz : Saçmalık. İş.

Deferrals : Daha sonraki tarihe alma. Erteleme.

Deferral : Henüz gerçekleşmemiş bir gelirin veya giderin bilançoda izlenmesi. Ertelenme. Daha sonraki tarihe alma. Tecil. Erteleme. Borcu ödemede gecikme. Vade. Henüz gerçekleşmemiş bir gelirin veya giderin hesaplarda izlenmesi.

Drift : Şaşırmak. Ekonomi, uzay, madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Kayma. Bir yerde sürekli kalmadan yaşamak. Plazma fiziğinde, bir parçacığın dönme merkezinin, tutulan magnetik alanına dik yöndeki hareketi. Sürüklemek. Sürüklenmek. Bir iş sonuçlanıncaya kadar boş yere gecikmelerle uğramak. Birikmek. Yatay galeri.

Detentions : Tutuklama. Evci çıkarmama cezası. Tevkif. Engellenme. Tutukluluk. Gözaltına alma. Tutma. Alıkonma. Engelleme.

Arrearages : Ödenmemiş. (ödeme vb) kalma. Gecikmiş borç. Vadesinde ödenmemiş borç. Tehire uğrama.

Downwind : Rüzgar altı. Rüzgarın estiği yöne doğru. Rüzgar yönlü. Rüzgarın yönüne ters olan taraf. Rüzgarla birlikte. Rüzgar yönünde. Rüzgarın estiği yönde. Rüzgar yönüne. Aşağıya sarım. Rüzgar yönünde olan.

Detention : Alıkonma. Evci çıkarmama cezası. Gözaltına alma. Tutukluluk. Alıkoyma. Tutuklama. Tevkif. Engellenme. Tutma.

Leeway : Rahat hareket edilecek yer.

Holdups : Bir kimseyi zorla durdurma ve soyma. Soygun. Silahlı soygun. Silahla soygun. Tıkanıklık. Tutma. Durdurma. Kıpırdama bu bir soygundur. Engel.

 

Leeways synonyms : waste of time, lag, hysteresis, delay, delayed, lee, deferments, jittered, jitter, arrearage, holdup, save the trouble, deferment.

Leeways zıt anlamlı kelimeler, Leeways kelime anlamı

Windward : Rüzgarın estiği taraf. Rüzgar üstü. Rüzgar üzerindeki. Rüzgar yönünde. Rüzgar yönüne. Rüzgarın estiği (taraf). Rüzgara doğru. Rüzgar tarafındaki. Rüzgarın estiği yön. Rüzgarın estiği yöne doğru giden.

Downwind : Aşağıya sarım. Rüzgarla birlikte. Rüzgar yönünde olan. Rüzgar yönlü. Rüzgarın yönüne ters olan taraf. Rüzgar yönüne. Rüzgar altı. Rüzgarın estiği yöne doğru. Rüzgarın estiği yönde. Rüzgar yönünde.