Legman türkçesi Legman nedir
Legman ingilizcede ne demek, Legman nerede nasıl kullanılır?
Phlegmasia : Fiegmazi. Flegmazi.
Phlegmatic : Duygusuz. İlgisiz. Ağırkanlı. Sakin. Flegmatik. Soğuk. Soğukkanlı. Kendine hakim. Heyecanlanmaz.
Phlegmatical : Soğuk. Ağırkanlı. Sakin. İlgisiz. Duygusuz. Soğukkanlı.
Phlegmatically : Soğukkanlı bir şekilde. Duygusuzca.
Legmen : Çırak. Ayak işlerine bakan kimse. Muhabir. Gazeteci.
Leg amputation : Bacağın tamamının veya bir kısmının ameliyatla kesilmesi. Bacak ampütasyonu.
Phlegm : Heyecansızlık. Soğukkanlılık. Sümük. İlgisizlik. Kaygısızlık. Ağırkanlılık. Duygusuzluk. Balgam. Soğukluk. Cansızlık.
Phlegms : Duygusuzluk. Sümük. Tembellik. Ağırkanlılık. Kayıtsızlık. Balgam. Cansızlık. Kaygısızlık. Uyuşukluk. Soğukkanlılık.
Coroner flegmon : Ayağın korona bölgesindeki deri altı bağ dokusunun yangısı. Koroner flegmon.
Leg bone : Bacak kemiği.
İngilizce Legman Türkçe anlamı, Legman eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Legman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Newsagent : Gazete bayii. Dergi satıcısı. Gazete satıcısı. Gazete büfesi.
News dealer : Gazete bayi.
Apprentice : Deneyimsiz acemi kişi. Acemi. Bir işte yeni olan kimse. Miço. Görevlendirildiği iş üzerinde bilgisi ve niteliği olmayan ve ustalarca uygulayıcı durumuna getirilebilmek amacıyla eğitilen çocuk ya da kişi. At yarışlarında 50 den az yarış kazanmış, deneyimi jokeylere göre daha az genç binici. Mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve alışkanlıkları iş süreci içerisinde öğrenmek üzere bir usta yanında çalışan işçi. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çırak yapmak.
Reporters : Raportör. Bilgi veren kimse. Muhbir. Haberci.
Interviewers : Röportaj yapan kimse. Görüşmeci. Röportajcı. Görüşmeyi yapan. Mülakatı yöneten kimse. Görüşme yapan kimse. Karşılıklı görüşme yapan kimse. Görüşmeyi yapan kimse. Röportör.
News agent : Gazete bayi. Haber ajanı.
Mediterranean : Kapalı (deniz). Aradeniz. Kıtalar arası. Akdeniz. Kara ile çevrili. Çevresi karayla çevrili. Anadenizden genellikle dar ve sığ bir boğazla ayrılan, akdeniz örneğinde olduğu gibi, karalar içine sokulan deniz. Coğrafya, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Aralık denizi. Akdenizli.
Errand boy : Getir götür işlerine bakan çocuk. Getir götürcü. Ayakçı.
Novice : Papaz adayı. Kiliseye yeni giren kimse. Acemi çaylak. Keşiş adayı. Toy. Rahibe adayı. Yeni kimse. Bir işe yeni başlayan kimse. Yeni.
Improvers : Düzenleyici. Yenilikçi. Gönüllü çalışan kimse. Reformcu. Geliştirici. Düzeltici. Düzelten kimse. Islahatçı.
Legman synonyms : limnos, aegean island, footboy, newsagents, newsboys, advertiser, improver, bookstalls, pressman, advertising agent, pressmen, journo, legmen, gazetteer, correspondent, interviewer, novices, apprentices, stringer, pupils, correspondents, journalist, bookstall, journalists, prentices, helpers, reporter, mediterranean sea, lemnos, apprenticing, aegean sea, prentice, intelligencer.
Legman zıt anlamlı kelimeler, Legman kelime anlamı
Illegitimate : Hatalı. Yasadışı. Mantıksız. Ters. Evlilik dışı. Hukuka aykırı. Uygunsuz. Haram. Piç. Evlilik dışı doğan.
Illegal : Yolsuz. Kaçak. Legal olmayan. Geçersiz. Kanunsuz. Kanunen yasak. Yasadışı. Yasa dışı. Usulsüz.
Unlawful : Hukuksuz. Hukuka aykırı. Yolsuz. İllegal. Kanuna aykırı. Kanunsuz. Haram. Yasalara aykırı. Yasadışı. Usulsüz.
Legman antonyms : illegality, straighten.

Bu kısımda Legman kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Legman ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Legman anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Legman ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.