Lexicology türkçesi Lexicology nedir
- Leksikoloji.
- Sözcükbilim.
- Kelime bilimi.
- Kelime bilim.
- Gramer alanında kullanılır.
- Sözlük bilimi.
- Sözlükbilim.
- Bir dilin kelime varlığını şekil bilgisi, cümle bilgisi, anlam bilgisi açısından ele alarak türetmede görev alan birimlerini, birleşik kelimelerini, kalıplaşmış şekillerini, deyimlerini, atasözlerini, alıntı kelime vb. ögelerini inceleyen, bunların köken yapılarını araştıran, şekil ve anlam bilimi açısından geçirdikleri değişme ve gelişmeleri belirleyen dil bilimi dalı.
- Sözcük bilgisi.
- Sözcükbilik.
- Sözcükbillm.
- Sözcük bilimi.
Lexicology ingilizcede ne demek, Lexicology nerede nasıl kullanılır?
Lexicologist : Sözlük yazan veya derleyen kimse. Leksikolog. Leksikoloji konusunda deneyimli olan kimse. Sözlükbilimci.
Lexicographer : Leksikograf. Sözlük düzenleyici. Sözlükbilimci. Sözlükçü. Sözlük yazarı.
Lexicographers : Leksikograf. Sözlük düzenleyici. Sözlük yazarı. Sözlükçü. Sözlükbilimci.
Lexicographic : Sözlüksel. Sözlük yapma ile ilgili.
Lexicographic model of consumer choice : Öncelik sıralaması modeli. Tüketicilerin, özelliklerine göre sıralanmış olan mal ve hizmetleri kendi önceliklerine göre karşılaştırarak seçim yapmasına dayanan model.
Lexicons : Veri sözlüğü. Sözlük.
Lexicon : Sözlük. Veri sözlüğü.
Lexicography : Sözlük tertiplenmesi. Sözcükbilim. Sözlükbilgisi. Leksikografi. Sözlük yapımı. Sözlük bilim. Sözlükçülük.
Lexicographically : Sözlükle. Sözlüksel bir şekilde. Sözlük aracılığı ile. Sözlüksel biçimde.
Lexicographic order : Sözlük sıralaması.
İngilizce Lexicology Türkçe anlamı, Lexicology eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lexicology ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Accentuation : Ahenk vurgusu. Vurgulu okuma. Önemle belirtme. Vurgu işaretleri koyma. Vurgu işaretlerini koyma. Vurgu. Ahenk durağı ile birbirinden ayrılmış kelime öbeklerinde, çok kez vurgulu hece üzerine düşen ve anlamı güçlendirmek üzere onun şiddetini artıran vurgu: ey türk gençliği/ birinci vazifen/ türk istiklalini/ türk cumhuriyetini/ ilelebet muhafaza/ ve müdafaa etmektir./ mevcudiyetinin/ ve istikbalinin/ yegane temeli/ budur./ bu temel/ senin/ en kıymetli hazinendir. (m.k. atatürk, nutuk, s. 607). || dur yolcu/ bilmeden gelip bastığın || bu toprak/ bir devrin/ battığı yerdir. || eğil de kulak ver/ bu sessiz yığın || bir vatan kalbinin/ attığı yerdir. (n.h. onan, çakıl taşları, ant., s. 921) vb. Belirtme. Vurgulama.
Onomastics : Ad bilimi. (leksikoloji) adbilim. Belirli bir kelime hazinesi içindeki terimlerin oluşum kaynağı olan sistem. İsimlerle ilgilenen bilim dalı. Özel adlar üzerinde duran ve özel adları, köken bilgisi (etymologie), tarihi gelişme, dil ve kültür sorunları açısından inceleyen bilim dalı. bu bilim dalının yer adları (yer adı bilimi, toponymie veya toponomastique), kişi adları (onomastique) ve çeşitli coğrafi adlar üzerinde duran alt dalları da vardır. coğrafi adlardan ırmak, nehir, göl gibi su adları üzerinde duran dalı hydronymie diye adlandırılır. || (almanca bezeichnungskunde, onomasiologie; fr. onomasiologie; ing. onomasiology) geniş anlamıyla, adları kelime-kavram ilişkileri yönünden inceleyen bilim dalı. türkçede geniş ad bilimi diyebileceğimiz bu bilim dalında herhangi bir kavramın söz gelişi «sınav» kavramının dilden dile kelimelerle nasıl anlatıldığı (ar. imtihan «mihnetçekme»,ing. examination «teraziye vurma», tt. sınav «denemeye alma») ve bu anlatımda hangi etkenlerin rol oynadığı incelenir. Adbilim. Özel isimlerinin köklerini araştırsan bilim.
Toponomy : Coğrafik yer isimlerini araştıran bilim dalı. Yer adları bilgisi. Yer adları bilimi. Toponomi. Vücut bölümlerinin adları.
Action noun : Bir durumu, bir oluş ve kılışı ad olarak anlatan ve fiillerden -mak, -ma, -ış / -uş, -ıcı / -ucu vb. eklerle kurulan ad: oku-mak, oku-ma, oku-y-uş, yaz-mak, yaz-ma, yaz-ış, bak-ıcı, gel-ici, gid-ici vb. örnekler: sükut, onları düşünür; acımak onlara ağlar (a. n. asya, kubbeler: bulutlar, s. 14). bu beklenmeyen bitişiyle çocuk için tabii bir şey olan masal uydurma bu küçük yazıda bütün bir kompozisyon oluyor (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 417). kitaptan korkmak, insan düşüncesinden korkmak, insanı kabul etmemektir (a. h. tanpınar, göst. e., s. 58). pervin kitabını iki avucu arasında asabi bir kavrayışla sıkarak salondan çıktı (p. safa, şimşek, s. 45). bu kuvvet kuruntusunun kendini kuvvetli sanışın sadece o delikanlılık yaşlarına has bir aldanış olduğunu kabul etmek istemiyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 46). bütün bu girişlerin, dolandırmaların ne için olduğunu şimdi hepsi de anlamıştı (t. buğra, göst. e., s. 211). Kılış adı.
Toponymy : Coğrafi yer adları bilimi. Coğrafi yer isimlerinin araştırması veya çalışması. Coğrafik yer isimlerini araştıran bilim dalı. Toponimi.
Ablaut : Ünlü atlaması. Eklerle genişletilen bir kelimedeki ünlülerin, ünlü uyumu kurallarına bağlı olarak kendilerini ilk hecedeki ünlüye göre ayarlayıp ince sıradan kalın, kalın sıradan ince sıraya yahut da düz ünlüden yuvarlak, yuvarlak ünlüden düz ünlüye geçmeleri olayı: karşılaştırılmalıydı, okutturacağımızdan, gelebilecek miydiniz?, önümüzdekilerden, korkusuzluğundan vb. ayrıca bk. ünlü uyumu. Ünlü almaşması. Ses değişimi.
Actif : Öznesi belli olan, öznesiyle kesin ilişkisi bulunan ve herhangi bir çatı eki almamış olan fiil: o hızlı yürüdü, ben kaçtım. (p. safa. şimşek, s. 23). büyük babam esrarlı şeyleri çok severdi (p. safa, göst. y.). asırlarca birbirlerinin kanlarını emen, gözlerini oyan insanlar, kol kola oynadılar. doğan hürriyet güneşini alkışladılar (ö. seyfettin. harem, eshab-ı kehfimiz, s. 12). tanyeri nerdeyse ağaracaktı. dağlar kül rengi bir aydınlığın içinde kapkara yükseliyordu. (t. buğra, dönemeçte, s. 5). durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır. (t. fikret) vb. karşıtı edilgen fiildir. bk. etken çatı. Etken fiil.
Abstract noun : Oyut ad. Soyut ad. Soyut isim. Soyut fikir veya kavram temsil eden isim (örneğin, bağımsızlık, öfke, aşk). Varlığı düşünce yoluyla kabul edilen ve söylendiğinde, zihinde belli bir görüntü veya tasavvur uyandırmayan kavramın adı: soy, ün, düz, korku, söz, bilgi, gönül, kötülük, güzellik, doğruluk vb. karşıtı somut addır.
Philology : Filoloji. Dil yoluyla toplumun kültürünü inceleyen bilim. Dil bilim. Dilcilik. Lisaniyat. Dilbilim. Betikbilim.
Accent of group : Grup vurgusu. Kelime vurgusunun yerine iki veya daha çok kelimeden oluşan bir kelime grubunda, yoğunluğu kelime vurgusundan daha güçlü bir vurgunun yer alması: pencere perdesi; çocuk arabası; mor menekşe; yarın geleceğim; nasıl bir iş vb.
Lexicology synonyms : linguistics, adjectival construction, accent intensive, accidence, action verb, adams apple, accusative, active verb, adjektive, lexicography, ablative, active voice.
Lexicology ingilizce tanımı, definition of Lexicology
Lexicology kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That branch of learning which treats of the signification and application of words. The science of the derivation and signification of words.

Bu kısımda Lexicology kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lexicology ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lexicology anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lexicology ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.