Liberalness türkçesi Liberalness nedir

Liberalness ingilizcede ne demek, Liberalness nerede nasıl kullanılır?

Illiberalness : Kültürsüzlük. Bilgisizlik.

Liberal arts : Temel bilimler. Sosyal bilimler. Edebiyat ve beşeri bilimler. Beşeri ilimler. Serbest meslekler.

Liberal economy : Liberal ekonomi. Onsekizinci yüzyılda ingiltere ve fransa'da gelişen iktisadi liberalizme dayanan ekonomi.

Liberal education : Erkin eğitim. Genel kültür. Aristo felsefesine göre, yetişmekte olan bir kimseyi insanlık ve özgürlük bakımından yetkin duruma getirmeye yarayan eğitim. ortaçağda avrupa'da okumakta olan bir kimseye gerekli düşünce ve sanat kültürünü sağlayan yedi bilgi koluna (liberal arts) verilen genel ad. j. dewey'nin görüşüne göre insana bağımsızlık ve özgürlük kazandırıcı nitelikte olan eğitim. sınırı dar ve uzmanlığa kaçan eğitimden çok, sınırı geniş ve genel bir özellik taşıyan eğitim türü.

Liberal ethics : Özgürlük etiği. Ahlakın, toplumun temel ekonomik yapısının ve sınıf farkının bir ürünü ve yansıması olduğunu savunan, kendini gerçekleştirme veya belirleme veya özgürlüğü en yüksek değer olarak konumlayan etik görüş.

Liberalisation : Serbestleştirme. Liberal hale gelme eylemi veya süreci (ayrıca liberalization). Liberalizasyon. Piyasa mekanizmasına işlerlik kazandırılması. Serbestleşme. Liberalleştirme. Libere etme. Gereksiz kısıtlama ve engellerin kaldırılarak ekonominin dışa açılması. Liberalleşme. Liberal olma eylemi veya süreci.

 

Liberalising : Bağımsızlaştırmak. Erkin kılmak. Özgürleştirmek. Serbestleştirmek. Liberalleştirmek. Liberal olmak (ayrıca liberalize). Serbestlik getirmek. Özgürleşmek. Serbestleşmek. Liberalleşmek.

Liberalistic : Liberalvari. Liberal.

European liberal democrat and reform party : Avrupa liberal demokrat ve reformcu partisi.

Liberalism : Ekonomik yaşamda hem bireyin, hem de toplumun en büyük çıkarını gerçekleştirmenin en iyi yolunun yarışma özgürlüğü olduğunu savunan öğreti. (erkinci ekonomi düzeninin siyasal görüşü)insanın haksız ya da gereksiz sayılan bütün zorlama ve baskılardan kurtarılmasını savunan öğreti. Liberallik. Düşünme ve konuşma özgürlüğünü benimseyen, kişileri doğal yetenek ve ilgileri yönünde geliştirmeyi eğitimin temel ereklerinden sayan görüş. zihnin, özellikle mantık, matematik, klasik diller ve fizikötesi gibi bilgi dallarını kapsayan bir öğretim programı ile özgürlüğe kavuşabileceğini ileri süren eğitim görüşü. Özel girişime dayanan ekonomik kuram. Hür fikirlilik. Devletin bireylerin medeni, iktisadi ve siyasi haklarının önünü açtığı ve serbest piyasayı öne çıkarttığı, siyasi felsefi akım. krş. iktisadi liberalizm. Ekonomide yasalar sınırı içinde kalmak koşulu ile her tür girişimde alabildiğine özgürlüğü olumlu kılan yöntem. Serbest fikirlilik. Serbest dış ticaret görüşü. Liberalizm.

 

İngilizce Liberalness Türkçe anlamı, Liberalness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Liberalness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Largess : Bağışlama. Büyük hediye. Eliaçıklık. Bkz.largesse. Bağış.

Leniencies : Yumuşaklık.

Catholicity : Geniş fikirlilik. Açık fikirlilik. Katolik kilisesi. Evrensellik. Katoliklik. Düşünce özgürlüğü.

Bounty : Eliaçıklık. Bağış. Ödenek. İhsan. Hediye. Prim. Cömertçe verilmiş şey. Semahat.

Liberality : Eliaçıklık. Özgürlükçülük. Serbestlik. Geniş görüşlülük.

Tolerance : Bir doğabilimsel nicelik için saptanan yanılgı tutarı. Tolerans tanımak. Oynama payı. Herhangi fizik ya da kimya dizgesinin hazırlanmasında, gerçekleştirilmesinde ya da çalıştırılmasında izin verilen en çok yanılma sınırı. Tahammül. Hoşgörülülük. Bir ölçme ya da sınama işleminde gereksinmelere göre belli düzeyde yanılgıları göze alma ya da belli bir yanılma payına göz yumma durumu. Dizi üretimle yapılan birçok parçanın birbirine uyabilmesi için bir boyut üzerine konan yanılgı sınırı. Fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Müsamaha.

Bounteousness : Bolluk. Gürlük. Hayırseverlik. İyilikseverlik. Çokluk.

Indulgences : Yüz verme. Tutku. Haz. Müsamaha. Boyun eğme. Anlayış gösterme. Bağımlılık. Günahların kilisece affedilmesi. Şımartma.

Chivalries : Şovalye. Mertlik. Kahramanlık. Yüreklilik. Şövalyelik. Cesaret. Kibarlık. Şövalyelik örgütü. İncelik.

Leniency : Yumuşaklık. Hoşgörürlük. Müsamaha.

Liberalness synonyms : clemency, bountifulness, handsomeness, liberalities, benevolence, openhandedness, connivance, lenience, complaisance, clemencies, allowance, generosity, donorship, forgivingness, discretion, generousness, breadth, largesse, breadths, indulgence, bounties, magnanimity, munificence, latitudes, forbearance, liberalism, beneficence, chivalry, latitude, generosities, unsparingness, charitableness, greatheartedness.

Liberalness zıt anlamlı kelimeler, Liberalness kelime anlamı

Stinginess : Sıkılık. Mıhsıçtılık. Cimrilik. Hasislik. Çingenelik. Bahilik. Pintilik.

Illiberality : Bağnazlık. Dar görüşlülük. Eli sıkılık. Bilgisizlik. Cimrilik.

Intolerance : Anlayışsızlık. İntolerans. Hoş görmeme. Tahammülsüzlük. Tahammül edememe. Dayanamama. Hoşgörüsüzlük. Çekememezlik. Entolerans.