Limo türkçesi Limo nedir
- Limuzin.
- Büyük ve lüks otomobil (konuşma dili).
Limo ile ilgili cümleler
English: Ali got out of the limo.
Turkish: Ali limuzinden indi.
English: Ali wanted to work as a limousine driver.
Turkish: Ali bir limuzin sürücüsü olarak çalışmak istiyordu.
English: Ali is a limo driver.
Turkish: Ali bir limuzin sürücüsü.
English: The chauffeur opened the limo door for Moustapha.
Turkish: Sürücü Mustafa için limuzin kapıyı açtı.
English: Ali held open the limo door for Mary.
Turkish: Ali Mary için limuzinin kapısını açık tuttu.
Limo ingilizcede ne demek, Limo nerede nasıl kullanılır?
Limonade : Limonata. Organik veya inorganik asitlerle hazırlanan, şurup içeren, adi ve gazlı olmak üzere iki çeşidi bulunan, ekşi tadında sıvı ilaç biçimi.
Limonene : Limon özü. Limon gibi kokan limon ve portakal esansiyel yağlarında bulunan sıvı terpen. Limonen.
Limonite : Sarımsı kahverengiden siyaha kadar farklı renklerde olan birkaç demir oksit mineralinden herhangi biri (mineraloji). Çeşitli demir hidroksitleri karışımı. (yarı metalimsi parıltı, kahverengi, sarı; çizgi sarımsı, kahverengi; sertlik 5-5.5, özgül ağırlık 3.6-4; önemli demir cevheri.). Limonit.
Limonitic : Limonitle ilgili (demir oksit mineral). Limonite ait.
Limos : Limo. Limuzin. Büyük ve lüks otomobil (konuşma dili).
Limousines : Taksi. Karşılama arabası. Limuzin. Limozin.
Limousine : Taksi. Limozin. Karşılama arabası. Limuzin.
Alimony : Nafaka.
Limosis : Limozis.
Climotherapy : Tedavide iklim değişikliklerinin önerilmesi. Klimoterapi.
İngilizce Limo Türkçe anlamı, Limo eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Limo ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Berlin : New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Connecticut eyaletinde şehir. Wisconsin eyaletinde şehir. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Massachusetts eyaletinde yerleşim yeri.
Saloon car : Sedan. Büyük araba. Sedan araba. Salonlu vagon. Salon vagonlu.
Limousine : Taksi. Limozin. Karşılama arabası.
Automobile : Binit. Araba. Otomobil. Binek araba. Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt. Binek taşıt. Motorlu araç.
Car : Otomobil. Vagonet. Yolcu taşıyan herhangi bir aracın bölmesi. Oto. Makine. Vagon. Kabin. Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt. Araba. Yolcu bölümü (balon veya zeplin).
Limos : Limo.
Limousin : Orta fransa'da eskiden eyalet olan tarihi bir bölge.
Machine : Mekanizma. Veri kartlarındaki bilgileri çeşitli düzeyler de işleyerek çizelgelemek ve işlemsel çözümlemeler yapmak üzere kullanılan çeşitli işletsel, elektriksel araçlar. Makine ile işlemek. Öndürmek. Makineyle yapmak. Makinede işlemek. İşleteç. Çark. Makine. İşlerge.
Limousines : Taksi. Karşılama arabası. Limozin.
Auto : Abd'de otomobilin kısaltması. Oto-. Oto. Otomobil. Özdevinimli. Kendi kendine. Otomobille gezmek. Kendinden. Kendi. Araba ile gezmek.
Limo synonyms : motorcar.

Bu kısımda Limo kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Limo ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Limo anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Limo ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.