Limousine türkçesi Limousine nedir

Limousine ile ilgili cümleler

English: Ali works part-time as a limousine driver.
Turkish: Ali bir limuzin sürücüsü olarak part-time çalışıyor.

English: There was a limousine waiting for Moustapha outside the hotel.
Turkish: Otelin dışındaki Mustafa için bekleyen bir limuzin vardı.

English: Tom's chauffeur opened the limousine's door for Mary.
Turkish: Tom'un sürücüsü limuzinin kapısını Mary için açtı.

English: Ali wanted to work as a limousine driver.
Turkish: Ali bir limuzin sürücüsü olarak çalışmak istiyordu.

Limousine ingilizcede ne demek, Limousine nerede nasıl kullanılır?

Limousines : Karşılama arabası. Limuzin. Taksi. Limozin.

Limousin cattle : Limousin sığırı. Fransa’dan köken alan, vücudu uzun, derin ve geniş, buğday kırmızısı renginde, yüzü ve bacaklarının alt kısımları daha açık renkli, boğaları ineklerine nazaran daha koyu renkli, merme ve gözlerinin etrafında siyah renkli halka bulunan, yem ve iklim gibi olumsuz çevre koşullarına uyum yeteneği yüksek, ergin canlı ağırlığa erken ulaşan ve et kalitesi yüksek, karkas kemik oranı düşük, deri altı böbrek ve iç yağ miktarı az, eti en kaliteli sığır etleri arasında yer alan, süt danası yetiştiriliciliği için uygun etçi sığır ırkı.

 

Limousin : Limuzin. Orta fransa'da eskiden eyalet olan tarihi bir bölge.

İngilizce Limousine Türkçe anlamı, Limousine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Limousine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Motorcar : Motorlu araç. Araba. Otomobil.

Hack : Sıradan yürüyüş ve iz sürmede binicilik için kullanılan at. Çentik. Vuruş. Darbe. Kesmek. Beygir. Yazar bozuntusu. Tekme yarası. Hek. Sıradan.

Automobile : Otomobil. Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt. Binek araba. Motorlu araç. Araba. Binek taşıt. Binit.

Hacks : Vuruş. Darbe. At. Yermek. Kesmek. At arabası. Beygir. Kesici alet. Alelade. Sıradan.

Berlin : Massachusetts eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Connecticut eyaletinde şehir. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde şehir. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Kuzey dakota eyaletinde şehir.

Taxi : Pist üzerinde ilerlemek (uçak). Taksi ile gitmek. Uçak pist üzerinde ilerlemek. Taksiyle gitmek. Uçağı pist üzerinde ilerletmek. Pistte ilerlemek (uçak). Birini taksiyle götürmek. Uçağın alandaki yollarda hareketi. Pist üzerinde ilerlemek.

Taxis : Tepke. Tekrar yerine koymak. Yerinden oynamış bir uzvu elle yerine oturtma. Yerine koyma. Canlı organizmanın herhangi bir dış uyarıya gösterdiği yaklaşma veya uzaklaşma hareketi. Yansı. Yönelme. Göçüm.

Cabs : Makinist yeri. Tek atlı binek arabası. Operatör yeri. Taksi ile gitmek. Lokomotif veya kamyon sürücüsünün oturduğu kapalı bölüm. Kasa. Fayton. Kabin. Sürücü yeri.

 

Limousine synonyms : limousines, taxicabs, cab, limousin, saloon car, machine, car, hackney coach, limos, auto, taxi cab, taxicab, limo.

Limousine ingilizce tanımı, definition of Limousine

Limousine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, an automobile with such a body. An automobile body with seats and permanent top like a coupé, and with the top projecting over the driver and a projecting front.