Limuzin nedir, Limuzin ne demek

Limuzin; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • İçinde her türlü donanım bulunan lüks, uzun ve geniş otomobil türü

Limuzin ile ilgili Cümleler

  • Ali bir limuzin sürücüsü.
  • Ali Mary için limuzinin kapısını açık tuttu.
  • Onların üçü limuzine bindi.
  • Otelin dışındaki Mustafa için bekleyen bir limuzin vardı.
  • Ali limuzinden indi.
  • Ali bir limuzin sürücüsü olarak çalışmak istiyordu.
  • Sürücü Mustafa için limuzin kapıyı açtı.
  • Düğünleri için bir limuzin kiraladılar.
  • Tom'un sürücüsü limuzinin kapısını Mary için açtı.
  • Ali bir limuzin sürücüsü olarak part-time çalışıyor.

Limuzin hakkında bilgiler

Limuzin bir çeşit motorlu araçtır. Otomobil'e benzer ancak daha uzun ve lükstür. Daha çok işadamları ve sanatçılar tarafından kullanılır. Ancak genellikle düğünler, film festivalleri gibi özel günlerde kullanılmak üzere kiralanırlar. Genellikle siyah veya beyaz renkte olurlar. Limuzin kelimesi Fransa'da bir bölge olan Limousin'den türetilmiştir ve bir zamanlar buradaki çobanlar tarafından kullanılan uzun pelerinlerden gelmektedir.

Limuzin kısaca anlamı, tanımı

Bir zamanlar : Zamanında, vaktiyle, eskiden, bir keresinde

Kullanılmak : Kullanma işine konu olmak.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Bir zaman : Geçmiş zamanda, eskiden, vaktiyle. Belirli bir süre, biraz.

 

Festival : Dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı veya niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi. Düzensiz toplantı, curcuna. Belli bir sanat dalında oyun ve filmlerin sunulması ve gösterilmesi sonunda ödül, derece verilmesi biçiminde düzenlenen ulusal veya uluslararası gösteri dizisi, şenlik. Bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılmış olan gösteri, şenlik.

Otomobil : Motorlu, dört tekerlekli kara taşıtı.

Çobanlar : Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.

Motorlu : Motorla çalışan.

Sanatçı : Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr, artist. Sinema, tiyatro, müzik vb. sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uygulayan kimse.

Donanım : Bir gemi direğine, bir yelkene veya başka bir parçaya bağlı bulunan halat ve makara vb. manevra araçları. Bir bilgisayarda bulunan fiziksel birimler. Tesisat.

Pelerin : Omuzlardan aşağı dökülen, geniş, kolsuz bir tür üstlük.

Zamanla : Aradan süre geçtikçe, giderek.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Burada : Bu yerde.

Gelmek : Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.

 

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Peler : Siyah kaput bezinden yapılmış başörtüsü. Çamaşır sepeti. Duvarı, yağmur ve benzerleri şeylerin etkisinden korumak için yapılan kamış saçak.

Kelim : Eğri boynuzlu koç, keçi.

Kiral : Mutfak. Kiler.

Diğer dillerde Limousin sığırı anlamı nedir?

İngilizce'de Limousin sığırı ne demek ? : limousin cattle