Motorcar türkçesi Motorcar nedir

Motorcar ile ilgili cümleler

English: I am very much surprised to hear that he got badly injured in a motorcar accident.
Turkish: Ben onun bir otomobil kazasında kötü yaralandığını duyunca çok şaşırdım.

English: Selling motorcars is my business.
Turkish: Arabalar satmak benim işim.

Motorcar ingilizcede ne demek, Motorcar nerede nasıl kullanılır?

Motorcar factory : Otomobil fabrikası.

Motorcars : Araba. Otomobil. Motorlu araç.

Motorcade : Konvoy. Otomobil kafilesi. Araba korteji. Araba konvoyu.

Motorcades : Konvoy. Araba konvoyu. Otomobil kafilesi.

Motorcycle : Motor. Motosiklet. Motor yuvgusunun oylumu 125 cm3 ten büyük olan iki tekerlekli motorlu taşıt. Motorlu çifteker.

Motorcyclist : Motosiklet sürücüsü. Motosikletçi.

Motorcyclists : Motosikletçi.

Motor driven : Motorla çalışan. Makineli. Motor tahrikli. Motorlu.

Motorcycling : Motosikletçilik.

Motor development : Devinsel gelişme. Vücudun duruşu, bir yerden başka bir yere doğru devinmesi ve elleri kullanma ile ilgili tepkilerin belli bir sıra izleyerek olgunlaşması. Motor gelişimi.

İngilizce Motorcar Türkçe anlamı, Motorcar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Motorcar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Low gear : Birinci vites.

Autoing : Oto. Araba ile gezmek. Otomatik. Kendi kendine. Kendinden. Otomobille gezmek. Oto-. Abd'de otomobilin kısaltması.

Auto : Araba ile gezmek. Kendi. Kendi kendine. Abd'de otomobilin kısaltması. Kendinden. Oto. Otomatik. Otomobille gezmek. Özdevinimli.

Car : Yolcu taşıyan herhangi bir aracın bölmesi. Oto. Binit. Vagon. Yolcu bölümü (balon veya zeplin). Vagonet. Makine. Motorlu veya motorsuz kara taşıma aracı.

Sedan : Minnesota eyaletinde şehir. Sedye. Ulaşım amaçlı olarak iki hamalca taşınan koltuk. Aile arabası. Binek otomobili. Dört kapılı büyük araba. Binek arabası (körüksüz). Tahtırevan. Kansas eyaletinde şehir.

Automobile engine : Araba motoru. Yüksek devirli motoru.

Motored : Taşıt. İtici güç. Muharrik. Araç. Arabayla götürmek. Makine. Motor. Otomobille götürmek.

Rear window : Arka cam. Arka pencere.

Compact : Anlaşma yapmak. Sözleşme yapmak. Küçük. Pudralık. Kompakt. Pekiştirmek. Özlü. Az yer kaplayan. Küçük otomobil. Sıkı.

Prowl car : Polis arabası. Devriye arabası.

Motorcar synonyms : gas guzzler, suv, motor horn, luggage compartment, tailfin, police cruiser, stanley steamer, beach wagon, sunshine roof, electric automobile, automobile trunk, automotive vehicle, automobile horn, horseless carriage, minicar, anti sway bar, station waggon, used car, car door, police car, model t, s.u.v., sport utility vehicle, sport utility, subcompact car, beach waggon, saloon, third gear, reverse, buffer, two seater, tail fin, first.