Limousines türkçesi Limousines nedir
Limousines ingilizcede ne demek, Limousines nerede nasıl kullanılır?
Limousine : Taksi. Limozin. Karşılama arabası. Limuzin.
Limousin cattle : Limousin sığırı. Fransadan köken alan, vücudu uzun, derin ve geniş, buğday kırmızısı renginde, yüzü ve bacaklarının alt kısımları daha açık renkli, boğaları ineklerine nazaran daha koyu renkli, merme ve gözlerinin etrafında siyah renkli halka bulunan, yem ve iklim gibi olumsuz çevre koşullarına uyum yeteneği yüksek, ergin canlı ağırlığa erken ulaşan ve et kalitesi yüksek, karkas kemik oranı düşük, deri altı böbrek ve iç yağ miktarı az, eti en kaliteli sığır etleri arasında yer alan, süt danası yetiştiriliciliği için uygun etçi sığır ırkı.
Limousin : Orta fransa'da eskiden eyalet olan tarihi bir bölge. Limuzin.
İngilizce Limousines Türkçe anlamı, Limousines eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Limousines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cab : Aracı kullanan kişinin yeri. Fayton. Kiralık araba. Kabin. Operatör yeri. Makinist yeri. Lokomotif veya kamyon sürücüsünün oturduğu kapalı bölüm. Kasa. Taksi ile gitmek.
France : Fransa.
Taxis : Yerinden oynamış bir uzvu elle yerine oturtma. Tekrar yerine koymak. Serbest hareket eden ve özellikle küçük organizmaların, ışık kaynağı gibi uyaran bir kaynağa (pozitif) ya da karşı tarafa (negatif) doğru yer değiştirme hareketi. tropizm. Yerine koyma. Tepke. Göçüm. Taksis. Refleks.
Automobile : Binit. Araba. Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt. Binek taşıt. Otomobil. Binek araba. Motorlu araç.
Machine : Kuvveti ya da devinimi bir noktadan ötekine aktaran ya da birinden ötekine dönüştüren her türlü aygıt. 2-erkeyi bir halden başka hale dönüştürerek yararlı biçimde kullanılmasını sağlayan aygıt. Mekanizma. İnsanın, üretimde kol ya da kafa gücünün yerine kullanmak üzere yarattığı, bir güç biçiminin başka bir güç biçimine dönüştürülmesi ilkesine dayanan ve kendi kendine işleyecek biçimde düzenlenmiş olan araçlar bileşkesi. Öndürmek. Araba. İşlerge. Makine. Çark. İşleteç. Makine ile yapmak veya şekil vermek.
Limo : Büyük ve lüks otomobil (konuşma dili).
Limousin : Orta fransa'da eskiden eyalet olan tarihi bir bölge.
Limousines synonyms : french republic, limousine, taxicabs, taxicab, hackney coach, saloon car, car, taxi, taxi cab, limos, auto, hack, berlin, cabs, motorcar, hacks.

Bu kısımda Limousines kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Limousines ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Limousines anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Limousines ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.