Machine türkçesi Machine nedir

  • Mekanizma.
  • Makine ile yapmak.
  • Çark.
  • Makinede işlemek.
  • Bilgisayar, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • İşlerge.
  • Araba.
  • Kuvveti ya da devinimi bir noktadan ötekine aktaran ya da birinden ötekine dönüştüren her türlü aygıt. 2-erkeyi bir halden başka hale dönüştürerek yararlı biçimde kullanılmasını sağlayan aygıt.
  • Makine.
  • Makine ile yapmak veya şekil vermek.
  • Öndürmek.
  • İşleteç.
  • Politika çarkı.
  • İnsanın, üretimde kol ya da kafa gücünün yerine kullanmak üzere yarattığı, bir güç biçiminin başka bir güç biçimine dönüştürülmesi ilkesine dayanan ve kendi kendine işleyecek biçimde düzenlenmiş olan araçlar bileşkesi.
  • Makine ile biçim vermek.
  • Makineyle yapmak.
  • Veri kartlarındaki bilgileri çeşitli düzeyler de işleyerek çizelgelemek ve işlemsel çözümlemeler yapmak üzere kullanılan çeşitli işletsel, elektriksel araçlar.
  • Makine ile işlemek.

Machine ile ilgili cümleler

English: Ali bought a sewing machine for Mary.
Turkish: Ali Mary'ye bir dikiş makinesi satın aldı.

English: A steam engine is a machine by means of which heat is transformed into work.
Turkish: Bir buhar makinesi onun vasıtasıyla ısının işe dönüştürüldüğü bir makinedir.

English: Can you explain how this machine works?
Turkish: Açıklayabilir misin, bu makine nasıl çalışıyor?

 

English: Ali figured out why the machine wasn't working.
Turkish: Ali makinenin niçin çalışmadığını anladı.

English: A washing machine is a must for a house.
Turkish: Çamaşır makinası bir evin olmazsa olmazıdır.

Machine ingilizcede ne demek, Machine nerede nasıl kullanılır?

Machine accessible : Makine ile ulaşılabilir.

Machine accounting : Hesap makineli muhasebe. Makineli muhasebe. Mekanik muhasebe.

Machine address : Makine adresi. Saltık adres.

Machine bolt : Makine cıvatası.

Machine check : Makine arızası. Makine denetimi. Makine kontrolü.

Machine cycle : Makine çevrimi. Bilgisayar çevrimi.

Machine controlled : Makine kontrollü.

Machine directory : Makine dizini.

Machine directory setup : Makine dizini kurulumu.

Machine code : Makine dili. Makine kodu. Yürütülür kod.

İngilizce Machine Türkçe anlamı, Machine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Machine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Excavator : Hafriyat işçisi. Ekskavatör. Kazı yapan kimse. Kazma makinesi. Kazma makinası. Kazaratar. Kazı makinesi. Kazıcı.

Pavior : Kaldırımcı.

Cogwheels : Dişli. Dişli çark. Dişli çarklar. Dişli çiftleri.

Atm : Otomatik vezne makinası. Otomatik vezne. Bankamatik.

Carts : At arabası. Atlı yük arabası. Çekçek. Yük arabası. At arabası ile taşımak. El arabası. Taşımak. Götürmek. Sebzeci arabası.

Contraption : Tertibat. Garip makine. Acayip alet. Hüner. Garip alet. Zamazingo. Zımbırtı.

Assembly : İçtima. Kurguya hazırlık olmak üzere, bir gün içinde birikmiş çekimlerin değişik çevirimlerini ve bunlarla ilgili ses kuşaklarını bir araya getirme. Dizileme. Kongre. İçtima (askeri terim). Çatma. Montaj. Derleyici. Kurul. Kurmak.

 

Cars : Arabalar. Yolcu bölümü (balon veya zeplin). Vagon. Kabin. Otomobil.

Stapler : Yün ve elyaf satıcısı. Agraf uygulama pensi. Deri dikişlerinde yara kenarlarını karşılıklı olarak birleşik tutacak madensel agrafları yara kenarlarına uygulamada kullanılan pens. Raptiye makinesi. Tel zımba. Tel zımbası. Zımba. Zımbalayıcı. Yün tasnifçisi.

Computer : Bilgisayar. Bilişim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bilgi sayar. Kompüter. Bilgi depolayan, bu bilgiye bir dizi mantıksal işlem uygulayan ve istenildiğinde bu işlemlerin sonucunu bilgi olarak sunan elektronik aygıt. Çok sayıda aritmetiksel ya da mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, çalışması sırasında bir işletmen'in işe karışması gerekmeksizin, önceden verilmiş bir izlenceye göre, özdevimli olarak yürüten bir veri işleyici. bir bilgisayar dizgesi elektronik ve mekanik birimlerden oluşan donanım ile bu donanım birimlerini ya da kaynakları istenen işlere yöneltip verimli bir çalışma düzeni içerisinde kullanabilmek için gerekli tüm izlencelerden ve veri yapılarından oluşan yazılım öğelerini kapsar. minibilgisayar, mikrobilgisayar tanımlarının dışındaki geleneksel bilgisayarlar ana işlem birimlerinin hız ve yapısına, ana belleklerinin sığasına, dış belleklerin ve giriş-çıkış birimlerinin türlülüğüne, sayısına ve hızına göre büyük, ortaboy ya da küçük dizgeler olarak sınıflandırılır. Elektronik beyin. Veri kartlarına işlenmiş olan verileri, öngörülen işlemleri tanımlayan izlenceye göre her düzeyde işleyerek sayımsal çözümlemeleriyle birlikte çizelgeleyen araç. Kompütör. Çok sayıda aritmetiksel ya da mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, çalışması sırada bir işletmen'in işe karışması gerekmeksizin, önceden verilmiş bir izlenceye göre özdevimli olarak yürüten bir veri işleyici.

Machine synonyms : farm machine, snow thrower, mechanical press, coin machine, perpetual motion machine, automated teller, computing device, bionic woman, zamboni, computing machine, snow blower, staplegun, rivetter, hop picker, stapling machine, device, machines, cart, information processing system, slicer, textile machine, someone, cogwheel, engine, works, cash dispenser, cotton gin, movement, flywheel, stamp, self feeder, staple gun, pestle.

Machine zıt anlamlı kelimeler, Machine kelime anlamı

Handmade : Elişi. El yapımı. El işi. Elde yapılmış. El iği. Makine ile yapılmamış.

Machine ingilizce tanımı, definition of Machine

Machine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Especially, a construction, more or less complex, consisting of a combination of moving parts, or simple mechanical elements, as wheels, levers, cams, etc., with their supports and connecting framework, calculated to constitute a prime mover, or to receive force and motion from a prime mover or from another machine, and transmit, modify, and apply them to the production of some desired mechanical effect or work, as weaving by a loom, or the excitation of electricity by an electrical machine. To effect by aid of machinery. To print with a printing machine. In general, any combination of bodies so connected that their relative motions are constrained, and by means of which force and motion may be transmitted and modified, as a screw and its nut, or a lever arranged to turn about a fulcrum or a pulley about its pivot, etc. To subject to the action of machinery.