Mekanizma nedir, Mekanizma ne demek
Mekanizma; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.
- Belli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ veya parçalar birleşimi, sistem, düzenek.
- Organların işleyiş biçimi.
- Oluş, ortaya çıkış, işleyiş.
- Ateşli silahların işlemesini sağlayan mekanik bölüm

"Mekanizma" ile ilgili cümleler
- "Mekanizmanın ipi ya şu yana ya bu yana ağdıracak." - A. Ağaoğlu
- "Akıl, henüz insan mekanizmasındaki tam yerini bulmamıştır." - F. R. Atay
- "Oyunların mekanizmasını sezince tekdüzeleşiyor birden dünya." - H. Taner
Bilimsel terim anlamı:
Belirli sorunları çözmek ya da belirli sonuçları elde etmekte kullanılan, canlıda aşağı yukarı kökleşmiş davranış kalıpları.
İngilizce'de Mekanizma ne demek? Mekanizma ingilizcesi nedir?:
mechanism
Mekanizma hakkında bilgiler
Genel olarak bir makinenin dinamik analizinde uzuvları arasında hareket iletimi ya da kuvvet iletimi incelenir. Bu işlevlere göre bu katı cisimlerin birbirlerine bağlanarak oluşturduğu uzuvlar topluluğuna farklı isimler vermek, genel olarak olmasa dahi, yapılmış olan işlevin tanımlanmasında kolaylık sağlamaktadır. Eğer bu katı cisimler topluluğunun analizinde hareket iletimi, yer değiştirme-hız-ivme, söz konusu ise bu katı cisimlerin birbirlerine mafsallanarak oluşturduğu düzeneğe mekanizma adı verilir.
Mekanizma ile ilgili Cümleler
- Kilitleme mekanizması sıkıştı.
- İstifa mekanizması gelişmedikçe siz de gelişmediniz demektir.
Mekanizma kısaca anlamı, tanımı:
Düzen : Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Alet edevat takımı. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Dolap, hile. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo.
Mekanizm : Mekanikçilik.
Ulaşmak : Yetişmek. Birbirine katılmak, dökülmek. Elde etmek, erişmek. Varmak, gelmek.
Karmaşık : İçinde aynı cinsten birçok öge bulunan, birbirine az çok aykırı birçok şeyden oluşan, mudil. Üstün teknolojisi olan, sofistike. Çözeltide kendisini oluşturan parçalara iki yönlü olarak ayrışan (iyon veya birleşik), kompleks. Anlaşılması güç olan (durum), sofistike. Ögelerinin veya gerekli işlemlerin sayısının çokluğu, çeşitliliği yüzünden anlaşılması, yapılması güç olan, komplike.
Biçim : Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz. Herhangi bir şeyin benzeri. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Biçme işi.
Organ : Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş. Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv.
Parça : Güzel, alımlı kız veya kadın. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Tane. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Müzik eseri. Nesne. Pasaj.
Birleşim : Bir meclisin bir gün içindeki toplanmaları, inikat. Birleşme işi. Döllenmek için erkekle dişi hayvanın bir araya gelmesi.
Sistem : Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Dizge. Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Yol, yöntem. Model, tip.
Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.
İşleyiş : İşleme işi.
Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.
Çıkış : Çıkış belgesi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Çıktı. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Mezuniyet, okul bitirme. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Yokuş. Çıkma işi. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar.
Mekanizma kuramı : Bütün canlı varlıkların etkinliklerinin; fizik ve mekanik kavramlarına göre açıklanıp yorumlanabileceğini savunan görüş.
Diğer dillerde Mekanizma anlamı nedir?
İngilizce'de Mekanizma ne demek? : n. mechanism, machinery, machine, fitting, contraption
Fransızca'da Mekanizma : mécanisme [le], dispositif [le], mécanique [la], organe [le], rouage [le]
Almanca'da Mekanizma : n. Maschine, Maschinerie, Vorrichtung
Rusça'da Mekanizma : n. механизм (M), аппарат (M)

Bu kısımda Mekanizma nedir? Mekanizma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Mekanizma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Mekanizma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.