Limping türkçesi Limping nedir

Limping ile ilgili cümleler

English: Ali noticed that Mary was limping.
Turkish: Ali Mary'nin aksadığını fark etti.

English: Ali's limping.
Turkish: Ali aksıyor.

English: Ali is limping now.
Turkish: Ali şimdi aksayarak yürüyor.

English: Ali is limping along.
Turkish: Ali topallıyor.

English: The German Shepherd was limping down the street.
Turkish: Alman çoban caddeden aşağıya doğru aksayarak yürüyordu.

Limping ingilizcede ne demek, Limping nerede nasıl kullanılır?

Limpingly : Topallayarak. Topallaya topallaya.

Limpid : Berrak. Kolay anlaşılır. Duru. Şeffaf. Saydam.

Limpidity : Şeffaf olma özelliği. Berraklık. Şeffaf olma durumu. Anlaşılırlık. Açıklık. Saydam. Duruluk.

Limpidly : Sakince. Kolay anlaşılır bir şekilde. Berrak bir şekilde. Şeffaf bir şekilde. Açıkça.

Limpidness : Berraklık. Duruluk.

Limpet : Deniz minaresi. Deniz salyangozu. Deniz kulağı.

Become limp : Yumuşaklaşmak.

Limpets : Deniz kulağı. Deniz minaresi. Deniz salyangozu.

Limper : Aksatan kimse. Aksayarak yürüyen kimse. Topallayan kimse. Topal. Topallayarak yürüyen kimse.

Walk with a limp : Aksayarak yürümek. Topallayarak yürümek.

İngilizce Limping Türkçe anlamı, Limping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Limping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Gameness : Mertlik. Cesaretlilik. Cesaret. Yiğitlik. Cesurluk. Yüreklilik.

Hobbled : Köstek vurmak. Aksamak. Kösteklemek. Topal etmek. Bukağı vurmak. Engellemek. [#topallama Topallamak]. Ayaklarını birbirine bağlamak (at). Aksayarak yürümek.

Intermittent claudication : İntermittan klodikasyon. Klodikasyon intermitant. Arasıra olan topallama.

Flaw : Özür. Sakatlamak. Çatlatmak. Üretim hatası. Çatlamak. Yarmak. Çatlak. Noksanlık. Kusur.

Hitch : Engel. Aksilik. Çekiş. Evlenmek. Aksamak. Çekme. İp ile bağlamak. Aksaklık. Bağlamak. Sıyırmak.

Hobble : Aksayarak yürümek. Duraksamak. Atlarda hareketsizliği sağlamak amacıyla bukağılık bölgesine uygulanan halka biçimindeki aygıt. Engellemek. Aksamak. Bukağı vurmak. Köstek vurmak. Kösteklemek. Köstek.

Reverting : Yeniden dönmek. İlkel haline dönmek. Dönmek. Eski haline dönmek. Tekrar değinmek. Bozulma. Kötüleşme. Çevirmek (bakış).

Hobbles : Aksamak. Topal etmek. Ayaklarını birbirine bağlamak (at). Kösteklemek. Aksayarak yürümek. Duraksamak. Topallamak. Köstek vurmak. Bukağı vurmak.

Interrupted : Sözü kesilen. Kesintiye uğramış. Tamamlanmamış. Kesilmiş. Kesilen. Kesintili. Kesik. Yarıda kesilmiş.

Lamed : Topal. Sakat. Topal etmek. Yavan. Topallamak. Sakatlamak. Eksik.

Limping synonyms : disability of walking, setback, hobbler, lamest, lameds, walking lame, hipshot, game, halting, claudication, lames, gammy, hobbling, lame, lameness, paralysation, disorganised, limped, upsetting, limp, hitches, gimp, gamest, lopsided, handicapped, flawing, gimpiness, limps, disorganized, disruption, hobblers.