Linine türkçesi Linine nedir

Linine ingilizcede ne demek, Linine nerede nasıl kullanılır?

Linin : Hücre çekirdeğinde bulunan ve kromatin tanelerini taşıyan ağ biçimindeki ipliksi yapıya verilen eski bir ad. Linin. Hücre çekirdeğinde bulunan ve kromatin tanelerini taşıyan ağ biçimindeki ipliksi yapı. Hücre çekirdeğinin ince liflerini oluşturan madde (biyoloji terimi).

Lining : Duvar örme. Astarlama. Kaplama. Halka conta. Hayat. İksa. Astar. Balata.

Lining fabric : Astarlık kumaş.

Lining up : Sıralanan. Hizalama. Hazırlanma. Sıralanma. Hazırlık. Sıraya dizme. Kuyrukta bekleme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dizilme. Yer seçimi.

Linings : Kaplama. Astar. Balata. Astarlama.

Brake shoe lining : Ray sabosu. Fren pabucu kaplaması. Fren pabucu balatası.

Brake band lining : Fren kuşağı balatası.

Brake lining rivet : Fren balatası perçini. Durduraç taban perçini. Durduraç tabanını pabuca tutturmaya yarayan perçin çivisi.

Burning zone lining : Pişirme bölgesi örgüsü.

Brake lining : Durduraç tabanı. Fren balatası. Balata. Durduracın dönen tekerleğe sürtünerek aracın devimsel erkesini ısıya dönüştüren, sürtünmeye dayanıklı tabanı. Eğleç balatası.

İngilizce Linine Türkçe anlamı, Linine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Linine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Limited : Sınırlı sorumlu (şirket). Hudutlarla sınırlı. Mahsur. Sınırlanmış. Ekspres. Ekspres tren. Kısıtlı. Belirli. Sınırlı. Sayılı.

Delimited : Sınırlar konulmuş. Sınırla. Sınırlı. Sınırlandırılmış. Ayırıcı sınırları olan. Sınırlanmış.

Exhaustible : Tükenir. Biter. Egzoz edilebilir.

Experience : Başına gelmek. Bilgi ve beceri kazandırıcı bilinçli ya da bilinçsiz kişisel edinim ve yaşantı. Uğramak. Geçmek. Tecrübe etmek. Deneyim. Çekmek. Tecrübe. Olayların zorunlu bağlantılarının, özelliklerinin ve yasalarının ortaya çıkarılmasına, ussal etkinlik yöntem ve araçlarının bulunup denenmesine olanak veren; insanın doğal ve toplumsal çevresi üzerindeki kılgısal eylemi. Bireyin algılayarak ve doğrudan doğruya etkinlik göstererek edindiği bilgi, tutum ve becerilerin tümü. insanın, özdeksel ve toplumsal çevresiyle ilişki kurması sonucu gerçekleşen etkileşim süreci.

Life : Bir hayvan ya da bitkiyi anorganik ya da ölmüş organik maddeden ayıran özellik. canlının metabolizma, büyüme, üreme, çevreye uyum gibi gösterdiği hayati olaylar. Hayat süresi. Kişi. Can. Ömür boyu. Durmuş. Yaşantı. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Hayatla ilgili. Ömür.

Linin : Hücre çekirdeğinde bulunan ve kromatin tanelerini taşıyan ağ biçimindeki ipliksi yapı. Hücre çekirdeğinin ince liflerini oluşturan madde (biyoloji terimi). Hücre çekirdeğinde bulunan ve kromatin tanelerini taşıyan ağ biçimindeki ipliksi yapıya verilen eski bir ad.

Mortal : İnsan. Ölümcül. Çok büyük. Fani. İnsanlık. İnsanoğlu. Öldürücü. Ölüm. Öldürücü, ölümlü, ölümle ilgili olan.

 

Achromatin : Standart boyalarla boyanmaya karşı duyarlı olmayan doku (biyoloji terimi). Hücre çekirdeğinde bulunan ve kromatin tanelerini taşıyan ağ biçimindeki ipliksi yapıya verilen eski bir ad. Boyalarla zayıf boyanan hücre çekirdeği. Boyanmayan hücre çekirdeği maddesi. Akromatin.

Bounded : Sınırlandırmış. Sınırlı. Sınırlandırılmış.

Impermanent : Kalıcı olmayan. Devamsız. Geçici. Kalımsız. Süreksiz. Daimi olmayan. Devam etmeyen.

Linine zıt anlamlı kelimeler, Linine kelime anlamı

Infinite : Tükenmez. Muazzam bir. Sınırsız. Sayısız. Hudutsuz. Sonsuz. Nihayetsiz. Sonsuzluk. Çok büyük bir (sabır veya dikkat vb). Mutlak.

Immortal : Ölümsüz varlık. Ebedi. Ölmez. Sonsuz. Kalımlı. Baki. Ölümsüz. Daim.

Ordinal : Derece gösteren. Takıma ait (biyoloji terimi). Sıra. Sıra sayı gösterimi 1. Sıra belirten. 2. Sırasal. Takıma ait. Sıra sayısı. Sıralı.