Linings türkçesi Linings nedir

Linings ingilizcede ne demek, Linings nerede nasıl kullanılır?

Underlinings : Alt astar.

Lining fabric : Astarlık kumaş.

Lining up : Kuyrukta bekleme. Dışarıda gerçekleştirilecek görünçlükler için en uygun yerlerin önceden araştırılıp saptanması. Dizilme. Hizalama. Yer seçimi. Bir film çevirimine ya da bir televizyon izlencesine başlamadan önce yapılan işlerin tümü; ilk çevirim gününe değin yapılan çalışmalar. Sıralanan. Hazırlık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sıralanma.

Brake lining rivet : Fren balatası perçini. Durduraç taban perçini. Durduraç tabanını pabuca tutturmaya yarayan perçin çivisi.

Acoustic lining : Akustik astar.

Brake lining : Eğleç balatası. Durduracın dönen tekerleğe sürtünerek aracın devimsel erkesini ısıya dönüştüren, sürtünmeye dayanıklı tabanı. Durduraç tabanı. Fren balatası. Balata.

Asbestos brake lining : Amyant fren balatası.

Chimney lining : Bacanın duman yolu.

Antiwear lining : Aşınma astarı.

Anchor lining : Demir yastığı.

İngilizce Linings Türkçe anlamı, Linings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Linings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fancy : İstemek. Arzu etmek. Garip. Hayal. Aşırı. Aklında canlandırmak. Moda. Hayal gücü. Fahiş. Sıradan olmayan.

 

Experience : Başa gelen şey. Tecrübe. Bireyin algılayarak ve doğrudan doğruya etkinlik göstererek edindiği bilgi, tutum ve becerilerin tümü. insanın, özdeksel ve toplumsal çevresiyle ilişki kurması sonucu gerçekleşen etkileşim süreci. Görmek. Deneyim. Uğramak. Serüven. Maruz kalmak. Yaşantı. Başına gelmek.

Interlining : Tela. Bir giysinin dış kumaş ile normal astarı arasına yerleştirilen iç astar. Dahili astar. İç astar. İç astarlık için kullanılan kumaş.

Enthrallment : Büyülenme. Kendine bağlama. Kölelik. Esirlik. Büyüleme. Esaret.

Crowned : Taçlanmış. Taç giydirilmiş. Taç giymiş. Taçlı.

Fondness : Fazla müsamaha. Tercih. Muhabbet. Şefkat. Sıcaklık duygusu. Yakınlık. Zaaf. Meyil. Düşkünlük. Sevgi.

Casements : Perdelik pamuklu kumaş. Açılan pencere. Çerçeve. Pencere kanadı. Kanatlı pencere.

Feeling : İzlenim. Görüş. Bakış açısı. Acıma. Duygusal. Canlı. Kanı. Duyarlık. Duygulu. Duyarlı.

Casement : Pencere kanadı. Çerçeve. Kanatlı pencere. Açılan pencere. İçe ya da dışa doğru açılan pencere. Perdelik pamuklu kumaş.

Covering : Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama. Batma. Perde. Tabaka. Örtü. Kapama. Kabuk. Örtme. Deniz yüzünün yükselmesi ya da oluşum deyimleriyle, kıyıların ve karaların su altına girmesi.

Linings synonyms : mysophilia, first coating, liner, laminating, back gray, liners, covert, preference, first coat, esteem, penchant, sheeting, ground coat, brake lining, coat, casing, shoe, undercoating, primer, covered, cowl, fascination, friendliness, coverings, life, blockout, adhesive substratum, friction lining, doublure, undercoatings, casings, coated, clutch disc.

 

Linings zıt anlamlı kelimeler, Linings kelime anlamı

Dislike : Hoşuna gitmemek. Hoşa gitmeme. Antipati duymak. Hoşlanmamak. Sevmemek. Beğenmemek. Hoşlanmama. Beğenmeme. Nefret etmek.

Disinclination : Gönülsüzlük. İsteksizlik. Niyeti olmama.

Disapproval : İtiraz. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Uygun görmeme onaylamama. Beğenmeme. Onaylamama. Reddetme. Kabul etmeme. Doğru bulmama. Hoşnutsuzluk.

Linings antonyms : unfriendliness, unrealistic.