Bounded türkçesi Bounded nedir

  • Sınırlandırılmış.
  • Sınırlı.
  • Sınırlandırmış.

Bounded ingilizcede ne demek, Bounded nerede nasıl kullanılır?

Bounded asymmetric loss function : Sınırlı bakışımsız kayıp fonksiyonu.

Bounded below : Alttan sınırlı.

Bounded function : Sınırlı fonksiyon.

Bounded growth : Sınırlı büyümeli. Sınırlı büyüme.

Bounded input bounded output system : Sınırlı çıktılı dizge. Sınırlı girdili sınırlı çıktılı sistem.

Set bounded above : Yukarıdan sınırlı küme.

Set bounded below : Alttan sınırlı küme.

Function bounded below : Alttan sınırlı fonksiyon.

Bounded rationality : Sınırlı rasyonellik. Sınırlı akılcılık.

Bounded set : Sınırlı küme.

İngilizce Bounded Türkçe anlamı, Bounded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bounded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Localised : Yerelleşmiş. Bölgesel hale getirilmiş. Belirli bir yere mahsus olan. Belirli bir bölgeye yoğunlaşmış (ayrıca localized). Sınırlanmış. Yerleşik. Yerelleştirilmiş. Lokalize. Lokal.

Finites : Sonu olan. Sonlu. Bitimli. Mahdut. Ölçülebilir.

Limiteds : Mahsur. Hudutlarla sınırlı. Kısıtlı. Belirli. Sınırlı sorumlu (şirket). Ekspres. Belirlenmiş. Sayılı. Ekspres tren.

Contracted : Büzülen. Kasılmış. Az. Büzük. Kısaltılmış. Pazarlığı edilmiş. Büzülmüş. Kısalmış. Kontratlı.

 

Narrow : Parasızlık. Ensizleşmek. Az. Anca yeten. Kıt kanaat. Daraltmak. Kısmak. Sıkı. Dar geçit.

Limitary : Kısıtlayan. Sınırlandıran. Sınır veya hudut ile ilgili. Kısıtlayıcı.

Localized : Yerel. Yerelleştirilmiş. Yerelleşmiş. Özdeciğin belli bir yöresini kapsayan (yörüngeç, etki vb.). Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yerleşik. Lokal. Lokalize. Sınırlanmış.

Confined : Loğusalık yatağında olan. Kapalı. Kapatılmış. Mahsur. Sınırlanmış. Loğusa. Hapsedilmiş. Kuşatılmış. Sarılmış.

Definite : Nihai. Son. Kati. Açık. Mahdut. Kesme. Belirli. Şüphesiz. Kesin.

Limited : Belirlenmiş. Kısıtlı. Sınırlanmış. Kıt. Ekspres tren. Mahsur. Belirli. Sayılı. Hudutlarla sınırlı.

Bounded synonyms : leashed, bordered, measurable, determinate, circumscribed, limitative, delimited, finite, indicated.

Bounded zıt anlamlı kelimeler, Bounded kelime anlamı

Infinite : Mutlak. Sayısız. Muazzam bir. Sonsuzluk. Sınırsız. Nihayetsiz. Tükenmez. Hudutsuz. Sonsuz olan şey.