Lining türkçesi Lining nedir

  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Halka conta.
  • Duvar örme.
  • İksa.
  • Kaplama.
  • Hayat.
  • Balata.
  • Astarlama.
  • Astar.

Lining ile ilgili cümleler

English: Every cloud has a silver lining.
Turkish: Her gecenin bir sabahı vardır.

English: He was strict in disciplining his children.
Turkish: Çocuklarını yetiştirmede otoriterdi.

English: What are you lining up for?
Turkish: Ne için sıraya giriyorsun?

English: There is a silver lining to every dark cloud!
Turkish: Her işte bir hayır vardır!

English: Biodiversity is declining rapidly throughout the world.
Turkish: Biyolojik çeşitlilik dünya çapında hızla azalıyor.

Lining ingilizcede ne demek, Lining nerede nasıl kullanılır?

Lining fabric : Astarlık kumaş.

Lining up : Hazırlık. Hazırlanma. Yer seçimi. Kuyrukta bekleme. Dışarıda gerçekleştirilecek görünçlükler için en uygun yerlerin önceden araştırılıp saptanması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sıralanan. Dizilme. Bir film çevirimine ya da bir televizyon izlencesine başlamadan önce yapılan işlerin tümü; ilk çevirim gününe değin yapılan çalışmalar. Sıralanma.

Brake lining rivet : Durduraç tabanını pabuca tutturmaya yarayan perçin çivisi. Fren balatası perçini. Durduraç taban perçini.

Acoustic lining : Akustik astar.

 

Anchor lining : Demir yastığı.

Brake band lining : Fren kuşağı balatası.

Channel lining : Kanal kaplaması.

Brake lining : Fren balatası. Durduracın dönen tekerleğe sürtünerek aracın devimsel erkesini ısıya dönüştüren, sürtünmeye dayanıklı tabanı. Eğleç balatası. Balata. Durduraç tabanı.

Burning zone lining : Pişirme bölgesi örgüsü.

Brake shoe lining : Fren pabucu kaplaması. Ray sabosu. Fren pabucu balatası.

İngilizce Lining Türkçe anlamı, Lining eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bio : Öz. Biyografi. Diri. Biyo. Canlı. Öz (yunanca). Yaşam. Yaşamla ve canlı şeylerle ilgili.

Coverts : Kanat ve kuyruk tüyleri. Örtü tüyü. Saklı. Kuşlak. Saklanılan yer. Daha büyük olanların temellerini örtmek için olan küçük tüyler (zooloji). Sığınak. Örtülü. (kuşlarda) kanat ve kuyruk tüyleri.

Activated carbon : Aktive edilmiş karbon. Emici kömür. Aktif kömür. Etkin karbon. Aktif karbon. Sudaki pisliklerin katı karbon tarafından absorbe edilmesi. Etkin kömür. Etkinleştirilmiş karbon.

Brake lining : Fren balatası. Eğleç balatası. Durduracın dönen tekerleğe sürtünerek aracın devimsel erkesini ısıya dönüştüren, sürtünmeye dayanıklı tabanı. Durduraç tabanı.

Living : Geçim yolu. Yaşamak için gerekli araçları sağlama işi. krş. geçim darlığı. Geçerli. Yaşam tarzı. Sağ. Canlı. Ekmek parası. Oturma. Yaşam standardı.

Acidization : Ekşitleme. Asitleştirme. Asitleşme. Asidizasyon.

Primers : Falya barutu. Püskürtme düzeni. El kitabı. Dua kitabı. Ateşleme fitili. İlk okuma kitabı. Alfabe. Astar boya. Kapsül.

 

Livings : Geçinme. Geçinmek. Oturma. Ekmek parası. Yaşantı. Geçim. Canlı. Yaşam tarzı. Geçim yolu.

Priming : Yoğun çalışma. Çalışma. Astar boya. Yemleme. Ağızotu. Ateşleme. Belirsizce. İşlemeye hazırlama. Çalıştırma.

Abandon : Terk etmek. Kendini tamamıyla vermek. Dayandırmak. Yarıda kesmek. Yüzüstü bırakmak. Koyup gitmek. Bırakmak. Durdurmak. Çıkıp gitmek. Viran hale getirmek.

Lining synonyms : protective covering, piece of material, protective cover, piece of cloth, cylindrical lining, adhesive substratum, furnace lining, crowned, garment, facing, protection, liner, covert, casements, back gray, covering, shoring, coated, casement, additional support, actinolite, food and drink, existence, blockout, coating, shorings, laminating, acid treatment, undercoatings, clutch disc, life, cowls, friction lining.

Lining ingilizce tanımı, definition of Lining

Lining kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or process of making lines, or of inserting a lining. The act of one who lines.