Priming türkçesi Priming nedir

Priming ingilizcede ne demek, Priming nerede nasıl kullanılır?

Priming case : Bir hormonun diğer bir hormonun almacının üretimini ve hedef hücrelerdeki sayısını artırarak ona duyarlılığı artırması ve hücreyi ikinci hormonun etkisine hazırlayabilmesi. Priming olayı.

Priming pump : Besleme pompası. Havasızlandırma pompası.

Priming valve : Emniyet supabı. Hava çıkarma valfi.

Pump priming : Ekonomiyi durgunluktan kurtarmak ve ekonomik faaliyetleri canlandırmak amacıyla devletin piyasaya para pompalayarak satınalma gücünü artırmaya yönelik yaptığı harcamalar. Teşvik. Para sağlama. Pompayı çalıştırma. Tazmin harcaması. Telafi edici kamu harcaması. Projeden gelir elde edilebilmesi için önce bir miktar harcama yapmanın gerekli olması. Bütçe açığı finansmanı. Destekleme.

Primine : Birinci zar.

Primitive art : İlkellerin, güzelduyusal amaçtan çok dinsel ve toplumsal amaca yönelik, görevsel nitelikteki sanatı. İlkel sanat.

Primipara : Primipar.

Primitive architecture : İlkel mimarlık. Damsız kulübelerden, direkler üzerine kurulan barakalara; tek duvardan ibaret gölgeliklerden, içinde yüzlerce kişiyi barındıran büyük evlere; mağaralardan çadır-evlere; bunların yanı sıra teknik bakımdan kusursuz, güzelduyusal yönden değerli olan yapılara kadar değişen bir tablo gösteren; toprak, çamur, ahşap, taş, kerpiç, kiremit, ağaç kabuğu, deri, post, çayır, yaprak, sarmaşık vb. gereçlerle yapılan barınak, yapı, ev ve konutların tümü.

 

Primigravida : Primigravid.

Primitive communal system : İlkel ortaklık düzeni. Bütün insan topluluklarının evrimlerinin çok erken bir aşamasında yaşamış oldukları, üretimin ortaklaşa gerçekleştirildiği, ürünün eşit olarak bölüşülüp tüketimin de ortaklaşa yapıldığı ilk toplumsal-ekonomik düzen.

İngilizce Priming Türkçe anlamı, Priming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Priming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attend school : Okula gitme. Okul okumak. Okuma.

Kindlings : Tutuşma. Yakma. Özyanma. Tutuşturucu. Odun. Çıra.

Interlining : İç astarlık için kullanılan kumaş. Dahili astar. Tela. İç astar. Bir giysinin dış kumaş ile normal astarı arasına yerleştirilen iç astar.

First coating : İlk kaplama. Birinci katman. Birinci tabaka. Birinci kat. Birinci kat sıva. İlk örtü. İlk boya katı.

Mastics : Sakızağacından çıkarılan reçine. Çatlak tıkama macunu. Damlasakızı. Sakızağacı. Sakız ağacı. Mastika. Sakız. Sakız rakısı. Damlasakızağacı.

Uncertainly : Tereddütle. Kararsızca. İstikrarsız olarak.

Ignition : Tutuşma. Ateşlikte oluşturulan kıvılcımla yanma odası içindeki karışımın tutuşturulması. Isıtma. Yakma. Yakıtı tutuşturma, yakma. Kontak. Tutuşturma. Yanma.

 

Employing : Uygulama. İstihdam etme. Kullanma. İş verme.

Firings : Pişim. Ateş etme. İşten çıkarma. Atma (kurşun veya top veya belirli bir el silah). Yakma. Pişirme (toprak eşyayı). Ateşleme (tüfek veya top vb'ni). İşten kovma. Yakacak.

Priming synonyms : priming coat, primer coat, flat coat, casking compound, actuating, unclearly, dopes, actions, drive, couches, firing, filler, employments, connecting, lute, dustily, liner, primers, indistinctly, putties, movement, doubtingly, endeavoring, back gray, preparation, manipulation, cement, ignitions, liners, primer, labour, ground coat, unspecifically.

Priming ingilizce tanımı, definition of Priming

Priming kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The powder or other combustible used to communicate fire to a charge of gunpowder, as in a firearm.