Link to türkçesi Link to nedir

English: Please feel free to link to my page.
Turkish: Lütfen sayfama girmekten çekinme.

English: May we have our permission to make a hyperlink to our corporate site from your page?
Turkish: Sizin sayfanızdan bizim kurumsal sitemize bir köprü yapmak için iznimizi alabilir miyiz?

English: Thank you for sending me the link to purchase "The Godfather" movie.
Turkish: "Baba" filminin ödeme linkini bana gönderdiğin için teşekkür ederim.

Link : Eklenmek. Birbirine bağlanmak. Eklemek. Zincirlemek. Birleştirmek. Birleşmek. Bağlamak. Bir veri tutanağını başka bir veri tutanağına bağlamak üzere kullanılan ve birinci tutanakta yer alıp ikincinin adresini gösteren veri öğesi. Halka. Bağlantı.

To : Kala. İle. Karşı. Kadar. İla. -e göre. Göre. E doğru. Ye. Arasında.

Link to content : İçeriğe bağlan. İçerik bağlantısı.

Link to data : Veriye bağlantı kur.

Link to file : Dosyaya bağla. Dosyaya bağlan.

Link to previous : Öncekine bağla. Bir öncekine bağla.

Link to link signalling : Bağdan bağa imleşim.

 

Sözcükler, direkt olarak Link to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amalgamating : Karışmak. Birleşmek. Cıva ile karıştırmak. Karıştırmak.

Identify with : İle bir ilişkisi olduğunu düşünmek. İşbirliği yapmak. Özdeşleşmek. -e bağlamak. Özdeşleştirmek. İle bir bağlantısı olduğunu düşünmek. Kendini biriyle özdeşleştirmek.

Aggregate : Toplam. Toplu. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Katı özdeklerin bir bölgede gelişigüzel kümelenmesi. Ulaşmak (toplamı). Yekun tutmak. Bir araya toplamak. Kümelenmek. Bütün. Kümeleşmek.

Ally : Ticaret serbestliği. Arkadaş. Katmak. Müttefik. Katılmak. Dost. Müttefik ülke. Birleşmek.

Amalgamate : Firma. Karıştırıp birleştirmek. Karışım. Katılmak. Cıva ile karıştırmak. Birleşmek. Karışma. Karıştırmak. Kaynaşmak.

Assembles : Toplanmak. Montaj yapmak. Takmak. Çevirmek. Monte etmek. Toplantı yapmak. Çevirmek (bilgisayar). Parçaları birleştirmek. Bir araya koymak.

Pair off : Çiftlere ayrılmak. İle eşleşmek (finallerde vb). Eşleşmek. Evlendirmek. Evlenmek. Çiftlere ayırmak. İkişer ikişer ayırmak.

Agglutinates : Bitişken. Bileştirmek. Tutkallamak. Bitişimli. Bitiştirmek. Yapışan. Yapıştırmak. Yapışkan.

Pair : Eşleşmek. Eş. Çift çift düzenlemek. Karı koca. İki parçadan oluşan şey. Çiftleşmek. Arabanın iki atı. Eşlemek. Eş olmak.

Correlating : İlintilemek. Aralarında uygunluk sağlamak. İlişiği olmak. İlintilendirmek. Karşılıklı ilişkisi olmak. İlişkili olmak. Bağlantı kurmak. Bağdaştırmak. İrtibatlandırmak. İlişkiyi göstermek.

Link to synonyms : mate, couple, correlates, correlate, amalgamated, connect to, match, assemble, agglutinate, affiliate, am, allying, aggregates, aggregated, match up, amalgamates, associate, apropos of, affiliating.