Lipide türkçesi Lipide nedir
- Lipit.
- Lipid.
- (biyokimya) suda çözünmez birkaç yağ veya yağa benzer bileşikten herhangi biri (ayrıca lipide).
Lipide ingilizcede ne demek, Lipide nerede nasıl kullanılır?
Complex lipide : Bileşik lipit. Protein, karbonhidrat, kükürt ve azot gibi elementlerle bileşik oluşturan lipitler.
Lipidemia : Hiperlipidemi. Lipidemi. Hiperlipemi.
Complex lipides : Trigliseridler, mumlar, fosfogliseridler ve sfingolipidler gibi ana maddesi yağ asitleri olan organik maddeler. Kompleks lipitler.
Simple lipides : Basit lipidler. Yapılarında yağ asidi bulundurmayan terpenler, steroidler ve prostaglandinler gibi lipidler.
Equine hyperlipidemia : At hiperlipidemisi. Midilli kısraklarında, gebeliğin geç dönemi ve emzirmenin erken dönemlerinde görülen, serumun süt benzeri görünümü, ishal, asidozisle birlikte karaciğer, böbrek, iskelet kasları ve kanda lipit düzeyinin artışıyla belirgin metabolizma hastalığı, at hiperlipemisi.
Lipid quinones : Koenzim q ve plastokinon gibi izopren türevleri. Lipit kinonlar.
Lipid pneumonia : Lipit pnömonisi. Bitkisel veya hayvansal yağların akciğere alınması sonucu, bol miktarda dev hücreleriyle birlikte makrofajlardan oluşan granülomlu yangıyla belirgin aspirasyon pnömonisinin özel bir biçimi, lipoit pnömoni, ilaçla tedavi pnömonisi, yabancı cisim pnömonisi.
Hyperlipidemia : Kanda aşırı yağın bulunuşu. Hiperlipemi. Kanda aşırı derecede yağ bulunması (tıp veya medikal terimi). Kanda yağların normalden daha yüksek düzeylerde olması. Hiperlipidemi. Kanda aşırı oranda yağ bulunması.
Endogen lipid pneumonia : İç kaynaklı-lipit pnömonisi. Genellikle kemiricilerde ve kürk hayvanlarında, seyrek olarak köpek ve kedilerde, bilinmeyen nedenlerle oluşan, akciğerlerde, subplöral bölgelerde, odaklar halinde lipit birikimleri içeren makrofajların bir araya gelerek oluşturdukları, beyaz-sarımtırak renkte kolesterin granülomlarının oluşumuyla belirgin akciğer yangısı, endojen lipit pnömonisi. Endojen lipit pnömonisi. İç kaynaklı lipit pnömonisi.
Lipid storage disease : Hücrelerdeki metabolizma bozukluğuna bağlı olarak dokularda lipit birikimi, lipidozis. Lipit depo hastalığı.
İngilizce Lipide Türkçe anlamı, Lipide eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lipide ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lipid : Alkol, eter, kloroform, benzen gibi organik çözücülerde çözünen, suda çözünmeyen yağ veya yağa benzer maddelerle karakterize olan heterojen bir grup. Yağ. Yağ ve yağ benzeri maddeler. Başlıca karbon ve hidrojen atomlarından oluşan, suda çözünmeyen ancak eter, kloroform ve aseton gibi organik çözücülerde çözünebilen organik maddeler. Suda çözünmez birkaç yağ veya yağa benzer bileşikten herhangi biri (biyokimya). Polar olmayan organik çözücülerde çözünen.
Macromolecule : Proteinler, polisakkaritler ve diğer doğal ve sentetik polimerlerde olduğu gibi birkaç binden milyonlara uzanan molekül ağırlığına sahip çok büyük polimerik zincir yapısına sahip bir molekül. Büyük molekül. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir çoğuz özdeciği gibi çok büyük özdecik. Özdecik ağırlığı binleri bulan çoğuz türü özdecik. İri molekül. İriözdecik. İril özdecik. Makromolekül. Proteinler, polisakkaritler, nükleik asitier gibi molekül ağırlığı birkaç bin dalton'dan büyük organik moleküller.
Lipoid : Gerçek yağ olmayan, fakat birçok özelliği bakımından yağa benzeyen ve yağ çözücülerle özütlenen maddeler; steroller, steroitler gibi. Yağlı. Lipoit. Yağsı. Yağımsı. Yağa benzer. Gerçek yağ olmayan, fakat bir çok özelliği bakımından yağa benzeyen ve yağ çözücülerde özütlenen maddeler. Lipoyid.
Triglyceride : Trigliserid. Trigliserit. Gliserolden üretilen bileşik (kimya). Triaçilgliserol.
Supermolecule : İri molekül.
Oil : Sıvıyağ. Petrol. Yağ sürmek. Yağlamak. Yağlıboya. Küspe. Yağcılık yapmak. Yağ. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Uzun zincirli organik asitlerin gliserinle oluşturdukları sıvı ya da katı ester. sürtünmeyi azaltma görevi yapan çeşitli özdeklere verilen ad.
Lipids : Yağlar. Lipidler. Yağ asitleriyle gliserolün esterleşmesinden oluşan, hayvan ve bitki dokusunda bulunan benzen, eter ve kloroform gibi organik eriticilerde çözünen ancak suda çözünmeyen temel organik bileşikler. Lipitler. Hayvan ve bitki hücrelerinde bulunan, suda çözünmeyen ya da çok az çözünen, organik çözücülerde çözünen, yağ asitlerinin alkollerle teşkil ettikleri esterler. Suda çözünmez birkaç yağ veya yağa benzer bileşikten herhangi biri (biyokimya). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Wax : Balmumu sürmek. Artmak. Vaks. Büyük moleküllü yağ asitleriyle, gliserin dışındaki büyük moleküllü alkollerin oluşturduğu esterler. kimi yağ asiti ve yüksek karbon sayılı hidrokarbonların oluşturdukları karışım. Parafinlemek. Mumdan yapılmış kukla. Gliserolden daha uzun zincirli alkollerin yağ asitleriyle ester bağlarıyla bağlanarak oluşturdukları nötr bir lipit. su kaybını önlemeye ve solunumu azaltmaya yarayan bitkilerin yaptığı bir madde. birçok hayvanın kutikulasında ve yumurta kabuğunda bulunan, su kaybını önleyen bir madde. anların yaptığı özel bal mumu. -leşmek. Mum kukla. Uzun zincirli doymuş ve doymamış yağ asitlerinin (14-36 karbonlu) yine uzun zincirli alkollerle (16-22 karbonlu) esterleşmesiyle meydana gelen basit lipit. yüksek erime noktasına sahip ve hayvanlar tarafından kolay sindirilemeyen, yapağıda bulunan lanolin ve su ürünlerinden elde edilen ispermeçet gibi örnekleri olan maddeler.
Fat : Katı yağ. Yağ. Yağlı. Şişman. Besiye çekmek. Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik. Yağ asitleri ve gliserinden oluşan, 20°c'de katı olan, organik çözücülerde çözünen kimyasal madde. Semirtmek. Şişko.
Phospholipid : Gliserin veya sfingozine bağlı yağ asidi, yan zincirlerinde fosforik asit ve buna bağlı kolin, serin, inozitol, etanolamin veya gliserin taşıyan ve hücre zarlarında bol bulunan herhangi bir amfipatik lipit grubu. Fosfolipid. Fosfolipit. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gliserin ya da sfingozine bağlı olarak aynı ya da farklı tip yağ asidi yan zincirleri, fosforik asit ve buna bağlı kolin, serin, inozitol, etanolamin ya da gliserin taşıyan ve zarlarda bol bulunan herhangi bir amfipatik lipit gurubu. Gliserol, sfingozin veya ilgili maddelerin omurgasını oluşturan fosfor içeren herhangi bir lipit.

Bu kısımda Lipide kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lipide ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lipide anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lipide ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.