Littles türkçesi Littles nedir

Littles ile ilgili cümleler

English: He belittles others to make himself feel important.
Turkish: Başkalarının önemli olarak hissettiklerini küçümser.

Littles ingilizcede ne demek, Littles nerede nasıl kullanılır?

Littlest : Az. Bayağı. Ufak. Küçük. En küçük. Dar görüşlü. Adi.

Belittles : Küçümsemek. Aşağılamak. Beğenmemek. Küçültmek. Küçük görmek. Kötümsemek. Alçaltmak.

Little bear : Yedi yıldızdan oluşan ve en parlak olan birinci yıldızına "demirkazık" adı verilen takımyıldız. Küçükayı takımyıldızı. Küçükayı (astronomi terimi). Küçükayı.

Little bittern : Cüce balaban. Küçük balaban. Kuşlar (aves) sınıfının, leyleksiler (ciconiiformes) takımının, balıkçılgiller (ardeidae) familyasından, güney ve orta avrupa, afrika, madagaskar, batı asya ve yeni zelanda'da sazlıklarda yaşayan, gaga ve ayakları sarı, kendi kırmızı, kül rengi, kara karışık renkli göçmen bir tür.

Little brother : Küçük erkek kardeş.

Little kernel : Küçük çekirdek.

Little grebe : Küçük dalgıçkuşu. Kuşlar (aves) sınıfının, lopludalgıçlar (podicipediformes) takımının, lopludalgıcgiller (podicipedidae) familyasından, 24 cm kadar uzunlukta, orta ve güney palearktik bölge ve afrika'da göl ve su birikintilerinde yaşayan, tüyleri kara, kahverengi, yeşil karışık olan bir tür. yumurtapiçi. Küçük yumurta piçi. Cüce batağan. Küçük batağan. Yumurta piçi.

 

Little bunting : Küçük kirazkuşu. Küçük kiraz kuşu. Küçük çinte. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, kiraz kuşugiller (emberizidae) familyasından, 13.5 cm kadar uzunukta, akarsu, göl ve bataklık çevrelerindeki fundalıklarda, söğütlüklerde ve tundralarda yaşayan bir tür. cüce yelve.

Little finger : Serçeparmak. Serçe parmak. Serçe parmağı. Küçük parmak.

Little language : Çocuk dili.

İngilizce Littles Türkçe anlamı, Littles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Littles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Smaller : Küçük. Daha küçük.

Bitty : Bölüm bölüm. Minicik. Küçük. Minik. Parçalardan oluşan. Parçalı. Kısım kısım. Çok az.

Tabloids : Tablet. Tabloit. Küçük gazete. Kısa ve öz. Duygusal. Yassı. Tabloit gazete. Yassı hap. Sansasyonel gazete.

Cacheting : Ayrıcalık. Mühür. Kaşe. Prestij. Alamet. Kapsül. Özellik. Marka. Hususiyet.

Runty : Normalden küçük. Ufak tefek. Aşırı derece küçük. Çelimsiz. Cüce. Alışılmadık derecede küçük.

Pilule : Kürecik. Hapçık. Pilül. Küçük harf. Küçük hap.

Tablet : Yazıt. Kalıp. Levha. Tablet. Kitabe. Komprime. Bloknot. Eski uygar budunlardan kalma, pişmiş ya da güneşte kurutulmuş kilden yapma, üzerinde çivi yazısı ile metin yazılı belge. Plaka.

Teeny weeny : Mini mini. Minicik. Ufacık. Küçücük. Minik.

Infinitesimal : Bölünemeyecek kadar küçük. Son derece küçük. Sonsuz küçük. Çok küçük. İnfinitezimal. Parçalara ayrılamayan. Ölçülemeyecek kadar küçük. Sonsuzküçük. Sonsuz küçük değer.

 

Pilled : İlaç. Oral kontraseptif. Sıkıntı. İzmarit. Hapa dönüştürmek. Aleyhte oy vermek. Doğum kontrol hapı. Hap veya ilaç vermek. Sıkıcı tip.

Littles synonyms : pocket size, itsy bitsy, pocketable, olive sized, teensy weensy, itty bitty, pocket sized, bittie, shrimpy, control knob, elflike, microscopical, half size, weensy, size, teeny, microscopic, miniature, flyspeck, detent, tablets, knob, slight, teensy, tiny, dinky, weeny, miniscule, undersized, small scale, gary, push button, tabloid.

Littles zıt anlamlı kelimeler, Littles kelime anlamı

Large : Koca. Kalabalık (aile). Büyük (servet). Büyücek. Kocaman. Geniş. İri. Büyük. Bol. Çok.

Big : İri. Kocaman. Popüler. Büyük. Önemli. Ünlü.

Much : Çok. Önemli şey. Pek. Belirli bir miktar. Fazlaca. Köp. Birçok yönden. Çok şey. Hayli. Hemen hemen.

Littles antonyms : more.