Tabloids türkçesi Tabloids nedir

  • Yassı.
  • Sansasyonel gazete.
  • Tabloit gazete.
  • Yassı hap.
  • Küçük gazete.
  • Tabloit.
  • Tablet.
  • Duygusal.
  • Hap.
  • Tabloit ek.
  • Kısa ve öz.

Tabloids ile ilgili cümleler

English: Don't you read the tabloids?
Turkish: Skandalı gazetelerde okumuyor musun?

Tabloids ingilizcede ne demek, Tabloids nerede nasıl kullanılır?

Tabloid newspaper : Magazin gazetesi.

Tabloid press : Magazin. Magazin basını. Magazin basın.

The tabloid press : Boyalı basın.

Tabloid : Küçük sayfalı. Duygusal. Tabloit. Sansasyonel gazete. Tablet. Tabloit ek. Küçük gazete. Tabloit gazete. Hap. Kısa ve öz.

Tabloidisation : Magazinleşme.

Table balance : Tablo dengesi.

Tablature : Bir müzikal eserin belirli bir çalgı ile ve bu çalgı üzerindeki hangi tel ve perdelere basılarak çalınacağını, nota yerine çeşitli rakam, harf ve işaretlerle gösteren sistem. Dizge. Resim. Tab. Duvar resmi. Tablatura. Kaldırım resmi. Gitar için özel bir müzik notası. Kafatası kemik tabakalarından biri.

Table analyzer wizard : Çizelge çözümleyici sihirbazı.

Table cell : Tablo hücresi. Tablo gözesi. Çizelge gözesi.

Table : Masa. Gözlemleri incelenen değişkenin çeşitli değer ya da seçeneklerine göre dağıtarak döküme sokan dağılım alanı. Her öğesi, hiçbir belirsizlik söz konusu olmadan bir ya da birkaç dizin sayısı ile belirtilebilen bir veri dizisi. Tartışmaya sunmak. Sofra. Sunmak. Masaya koymak. Ertelemek. Çizelge. Görüşmeyi veya tartışmayı ileri bir tarihe bırakmak (bir tasarı veya mesele hakkındaki).

 

İngilizce Tabloids Türkçe anlamı, Tabloids eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tabloids ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pilled : Sıkıntı. Aleyhte oy vermek. Doğum kontrol hapı. İzmarit. İlaç. Oral kontraseptif. Hapa dönüştürmek. Hap veya ilaç vermek. Sıkıcı tip.

Telegraphic : Telgraf özelliğinde. Telgrafa uygun. Telgraf gibi. Telgraf. Veciz. Telgraf sistemine ait. Telgraf ile ilgili. Telgrafla ilgili. Çok kısa.

Sentimental : Hassas. Duygulara hitap eden. Duygulu. İçli. Hissi.

Tablet : Levha. Bloknot. Kitabe. Komprime. Kalıp. Plaka. Sıkıt. Bilgisayar, tarih alanlarında kullanılır.

Tabloid : Bol resimli gazete.

Feeling : Acıma. Canlı. Sanı. Dokunma. Duyma. Gibi gelme. Duygu. Duyu. Hassas. İzlenim.

Sensory : Duyumsal. Duyulara ilişkin. Duyusal. Algısal. Duyulara ait. Göz, kulak, burun ya da dille alınan duyumla ilgili.

Pellets : Yumak. Ufak top. Saçma tanesi. Topak. Top.

Flakier : Tuhaf. Pulsu. Yapraksı. Gevrek. Pul pul. İnce dilimler halinde. Acayip. Lapa lapa.

Emotive : Hissi. Heyecanlandıran. Heyecana ait. Duygulu. Heyecan ile ilgili. Heyecansal. Heyecanlı. Emotif. Duygulandırıcı.

Tabloids synonyms : news media, oblates, pancake, platy, pithier, short and sweet, rag, emotional, cacheting, briefed, paper, sheet, romantic, gary, patelliform, journalism, briefest, succinct, cachet, emotionalistic, flat, sensational, pellet, littles, soppier, affective, laconic, sensual, tablets, soppiest, cuneiform, sensuous, laconical.